25/02/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
25.02.2005
Ercan KUMCU
Kayıt dışı ile mücadele
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

BUGÜNE kadar kayıt dışı ile mücadele gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin önceliklerinden biri olarak görülmüştür. Ama, hiçbir hükümet bu konuda cesur adımlar atamamıştır. Çünkü, ekonomi batar diye kayıt dışı ile mücadeleden bilerek kaçınılmıştır.

Kayıt dışı ile mücadele genellikle vergi gelirlerinin yetmediği dönemlerde dile getirilir. Sonra, zaten kayıt içinde olanlarla sorun çözülmüş gibi görününce, konu unutulur. Kabul etmek gerekir ki, kayıt dışı ile mücadelenin en önemli hedeflerinden biri küçük ve orta ölçekli işletmeler olacaktır. Onların üzerine gitmek yerine, yeni teşvikler düşünülür.

Vergi gelirleri kaybının yanında, kayıt dışılık, rekabeti bozan en önemli unsurlardan biridir. Aynı sektörde çalışan bir işletme kayıt içinde kurallar içinde çalışırken, bir diğeri kayıt dışında kalarak vergiden tasarruf edebilmekte ve maliyetlerini düşük tutabilmektedir. Vergiden kaçınmak rekabetçi olmakla eşit anlama gelmiştir.

GELİR TANIMI

Gelir vergisi toplamanın birinci ayağı gelir kavramının vergi hukukunda iktisadi açıdan doğru tanımlanmasıdır
. Geliri vergiye matrah olan gelir kalemlerinin toplamı olarak tanımlamak yeterli değildir. Bu şekilde tanımlanan gelirin karşılıklı kontrol edilebilme olanağı yoktur. Gelirin beyanı ile sınırlı kalınır.

Gelir, iki dönem arasındaki servet artışı ile aynı dönemdeki tüketimin toplamıdır. Yani, geliri bulabilmek için serveti de tüketimi de bilmek gerekmektedir. Türkiye’nin takıldığı yer de burasıdır. Yani, daha işin başında kayıt dışı ile etkili mücadelenin en önemli ayağını kaybediyoruz.

Kayıt dışı ile mücadelenin ikinci ayağı parayı harcayanın, parayı kabul edenin kontrol edilmesinde kullanılmasıdır. Yani, Maliye Bakanlığı bir şekilde vergi mükelleflerinin harcamaları konusunda bilgilendirilmelidir. Harcama bilinmeden gelir bilinemez. O halde, harcamalar vergi matrahının bir şekilde önemli bir parçası olmalıdır.

Sorun elbette bununla çözülmemektedir. Mali sistem, özellikle bankacılık sektörü vergi denetimlerinin önemli bir parçası haline gelmelidir. Bugüne kadar ‘sır’ kalkanı arkasında ticari faaliyetleri devletten saklamak sanki meşru bir hale getirildi.

Kayıt dışı ekonomik faaliyetler gizli yapılmıyor. Alışveriş herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Fatura kesilmiyor. Malın bedeli nakit tahsil ediliyor. Çek karşılığında alışveriş yapılıyorsa, çekler ya hamiline yazılıyor ya da bir şahsın adına kesiliyor. Bu çekler daha sonra şirketin aldığı kredilerde bankalar tarafından teminat olarak kabul edilebiliyor. Yani, kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin ödemeyi ilgilendiren yönü aşikar yapılıyor. Ama, devlet bu bilgiye ulaşmak istemiyor ya da ulaşamıyor.

Belli bir miktarın üzerindeki ödeme yükümlülüğünün banka havalesi yoluyla yapılmasını zorunlu kılmak bir çözüm değildir. Çeklerin hamiline kesilmesinin yasaklanması sorunu çözmüyor. Hamiline çek yazılmasını yasaklamakla kayıt dışı ile mücadele edildiği sanılıyorsa, yanılgıya düşülüyor.

NAKİT GEREKSİZLİĞİ

Bu konudaki doğru yaklaşım, karşılığında fatura olsun ya da olmasın, bir kişi ya da kurum adına kesilen çekler ya da yapılan ödemeler, aksi kanıtlanamadıkça, o kişinin ya da kurumun gelirlerinin bir parçası olarak kabul edilmesidir
.

Konuya böyle yaklaşıldığında, piyasa elbette allak bullak olacaktır. Ama, kayıt dışı ile mücadelenin nazik bir yöntemi de yoktur. Bugünkü ortamda, kayıt dışı yollarla elde edilen meblağların nakit olarak tutulmasının dahi gereği yoktur. Çünkü, bankacılık sistemi kayıt dışılığı gizleyen en büyük mekanizmadır. Mevduat sahibinin kimlik bilgilerinin alınmasıyla sorun çözülmüyor. Bilginin kullanılması önemlidir.

Bugüne kadar gösterilen tavırla, nezaket içinde, kayıt dışına göz yummaktan başka seçeneğimiz yoktur.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Dünya değişti...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Yan odada neler oldu
 
    Bekir COŞKUN
  Başıma tekzip düştü
 
    Doğan HIZLAN
  Kavuğun değil, Erol Günaydın'ın peşinde
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  ‘Sanık’ Abdullah Gül
 
    Fatih ALTAYLI
  Böyle birliktelik olur mu?
 
    Ferai TINÇ
  NATO Zirvesi’nin ardından
 
    Gila BENMAYOR
  Türkiye’ye yabancı mühendis zor gelir
 
    Kanat ATKAYA
  Rimi Rimi Ley’in sorumlusu Sertab
 
    Sedat ERGİN
  Erdoğan hisselerini 1.2 trilyona sattı
 
    Yalçın BAYER
  Devletin 13 trilyon lirasını kurtarmışız
 
    Yalçın DOĞAN
  Benzinde kazık!..
 
    Özdemir İNCE
  Moda diye takmıyorlar
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  ABD “Söylediğinizi kulağınız duymuyor”
 
    Vahap MUNYAR
  Yabancı bankalar cirit atıyor, Rabobank’ın kanı ‘Şeker’le uyuşuyor
 
    Erman TOROĞLU
  Köyümüze dönelim
 
    Ercan SAATÇİ
  Acayip anlayış
 
    Can BARTU
  Hatalar
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Din eğitimi verilmesin mi?
 
    Ahmet HAKAN
  Yazar beğendi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com