22/02/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
22.02.2005
Oktay EKŞİ
Acil tedavi ihtiyacı
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

DIŞ ilişkilerimizin, bu konuda hiç deneyimi olmayan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı elinde kalmasından duyduğumuz kuşku giderek haklılık kazanıyor.

Bu gerçeğin en somut örneğini, son zamanlarda daha yoğunlaşan bir şekilde Türk-Amerikan ilişkilerinde görmeye başladık.

Dikkat ederseniz, başka ülkelerdeki anti-Amerikan eylemler, yazılar, o ülkelerde ABD’nin ilişkilerini olumsuz yönde etkilemezken, Türkiye’de yükselen Amerikan aleyhtarlığı birden önemli bir sonuna dönüştü. Örneğin, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Türkiye’ye gelerek, ‘Sizinle stratejik ortağız’ demesi üzerinden birkaç gün geçmeden The Wall Street Journal’da, ABD resmi makamlarının gayri resmi sesi olduğu izlenimini veren ve Türkiye’ye ağır saldırılar içeren Robert L.Pollock imzalı bir yazı çıktı.

Pollock’un profesyonel bir gazeteciden çok bir tetikçi üslubuyla kaleme aldığı yazı içinde elbet doğrular var. ABD’in Türkiye’yi desteklediği birçok politikanın, örneğin Bakü-Ceyhan boru hattı projesinin; Türkiye’nin AB üyesi olabilmesi için Washington’un verdiği desteğin; Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye teslim edilmesinde ABD’nin büyük yardımının Türkiye’de unutulduğunu söylüyor.

Pollock o dediği doğruları, ABD askerlerinin, sadece Süleymaniye’de 11 subay ve askerimizin kafasına çuval geçirip aşağılamalarının bile unutturabileceğini belli ki görmüyor.

Pollock ABD’nin, Türkiye’nin gözünün içine baka baka Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti oluşturma çabalarına destek vermesinin, yukarıdaki olumlu örnekleri unutturmaya yeteceğini belli ki aklına getirmiyor.

Pollock, Türkiye’nin ‘Irak’ konusunda ABD’nin bağımsız bir politika izlemeye hakkı olduğunu ve olabileceğini anlaşılan kabul edemiyor. İki yıl önce (6 Mayıs 2003’te) Paul Wolfowitz’in, bir gün sonra da Marc Grossman’ın yani Bush yönetiminin iki sözcüsünün Türkiye’yi bağımsız değil ‘bağımlı devlet’ olarak gördüklerini ortaya koyan sözlerini bilmezden geliyor. Örneğin, Wolfowitz’in, ‘Türkiye’nin İran ve Suriye ile yaptığı ya da girdiği ilişkiler tamamen bizim izlediğimiz politika ile (örneğin Kürt bağımsızlığını destekleme politikasıyla) uyumlu olmalı’ demeye hakkı olduğunu sanıyor.

Grossman’ın, ‘Türkiye bir adım atmalı, biz bir hata yaptık demeli ve artık Amerikalılara nasıl yardımcı olabiliriz gibi bir söylem benimsemeli’ diyecek kadar ölçüyü kaçırmasını hoş görüyor.

Pollock’un haklı olduğu halde değinmediğine de biz değinelim:

Örneğin, Başbakan Erdoğan’ın Irak’taki direnişçileri koruyan ve ABD’nin operasyonlarını kategorik olarak ‘zulüm’ diye niteleyen sözleri çok yanlıştır. Bir Türk Başbakanı’nın -ve iktidarın sorumlu ağızlarının- ABD düşmanlığını destekleyen sözler söylemelerinin Türkiye’ye hiç yararı yoktur; ama çok büyük zarara yol açacağı kesindir.

ABD yetkililerinin, örneğin Savunma Bakan Yardımcısı Douglas Feith’in ‘Ya Türk kamuoyundaki anti-Amerikan havayı değiştirin, yahut sizi düşman sayarız’ anlamındaki küstahlık kokan sözlerini onun suratına çarpsak bile, görünen o ki, ilişkilerimiz ağır bir hastalık geçirmektedir ve hızla tedavi gereklidir.


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  48 saat arayla iki soru
 
    Bekir COŞKUN
  Polis ne işe yarar?..
 
    Doğan HIZLAN
  Ankara Çağdaş Sahne’nin perdeleri kapanmasın
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Nevruz’a dikkat
 
    Ercan KUMCU
  Yabancı bankaların YTL borçlanmaları
 
    Erdal SAĞLAM
  TMSF’nin satışlarına bakış
 
    Fatih ALTAYLI
  İlk Bush-Erdoğan görüşmesinin perde arkası
 
    Gila BENMAYOR
  Kayseri’de dünya devi oldu, şimdi Çin’e meydan okuyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Kıbrıs dizisi
 
    İlter TÜRKMEN
  Kitle imha silahları
 
    Kanat ATKAYA
  Teşvik primi daha çok su kaldırır
 
    Pakize SUDA
  Hadi bir şey olsun!
 
    Sedat ERGİN
  Türk-Amerikan ilişkileri 1 Mart’ın bile gerisine düştü
 
    Yalçın BAYER
  Küçük yerin büyük kavgası
 
    Yalçın DOĞAN
  AKP yukardakilere daha yararlı
 
    Özdemir İNCE
  Bir ecnebi olarak bazı Türkler
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Talat- Serdar ikilisinin zaferi
 
    Yener SÜSOY
  Veysel, sezgiyle ‘görür’dü
 
    Can BARTU
  Yıldızlara çalışın
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Şükrü KIZILOT
  Şirketlere KDV’siz gayrimenkul satış avantajı
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Yaşamı uzatmıyor hakkımızı alıyoruz
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com