21/02/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
21.02.2005
Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU
Kış mevsiminin sürprizleri modern dünya ve biz

İster inanın ister inanmayın, hiçbir kış fırtınası ötekine benzemez. Bu nedenle kış mevsimi sürprizlerle doludur.

Örneğin, hava şartları, haftanın günü, günün saati, yağışın hızı ve süresine bağlı olarak trafik kazalarına, elektrik ve su kesintilerine neden olabilir. Bazen kör edici tipiler, şiddetli kar savruntuları, tehlikeli rüzgar soğuğu, buzla ve karla kaplanmış yollar, devrilmiş ağaçlar ve direkler, uçan çatılar da görülebilir. Bu durumlarda, okula, işe, hastaneye veya istediğimiz başka bir yere gitmemiz de engellenir veya zorlaşır.

Bunun için, kar tahmini yapıldığında ve kar yağdığı günlerde bulunduğunuz mekana göre dikkat edilmesi gereken konular vardır. Aslında kışla mücadelede başarılı olabilmek için, yerel yönetimler, halk ve medyanın birlikte çalışması gerekir. İşte modern dünyada vatandaşlara kışla mücadelede verilen görevler, tavsiyeler ve yararlı bilgiler:

Özellikle, zorunlu olmadıkça aracınızla trafiğe çıkmayın. (‘O kadar para verdim; birkaç santim kar yağdı diye arabamı kullanamayacak mıyım!’ demeyin.) Toplu taşıma araçlarını kullanın. Gece ve gündüz yollara park etmeyin. (Şimdi kızabilirsiniz; çünkü başka ülkelerde olduğu gibi bizde ne yazın, ne de kışın, ‘araç park alanları’ vb şeyler yok.)

Aracınızın bakımıyla birlikte kış hazırlığını ihmal etmeyin. Antifriz, ısıtıcı, silecek, akü, farlar, egzoz, lastikler, fren, vb. kış koşullarına uygun malzemeniz ve dolu benzin deponuz olmalı. (Fırtınalarda benzini bittiği için yolların ortasında terk edilen veya karda kayan kapak lastikli araçların sürücülerine de tek başlarına yolları ve köprüleri tıkayabildikleri için ‘üstün başarı ödülü’ verilmeli!) Aracınızda, battaniye, kışlık giyecek, el feneri ve pil, yüksek enerji veren yiyecek ve içecek, ilaç, mum, çakmak, tuvalet káğıdı, tuvalet için plastik torba vb. malzeme de bulundurun. (Aracınızda hálá yer kalmışsa ve hálá özel aracınızla yola çıkmaya kararlıysanız.) Dışarıda sıcak kalabilmek için, ince ama en az üç kat giyinin.

Direksiyona oturmadan önce pencereler, farlar, aynalar ve aracın üzerindeki kar ve buzları temizleyin. (Dikkat edin de kendi aracınız yerine komşu aracın buzunu temizlemeyin!) Unutmayın, hız levhaları kuru yollar içindir. Daha yavaş sürün. Frene kontrollü basın. Seyahatiniz hakkında başkalarına bilgi verin. Ara yolları kullanmayın. Dibi görünmeyen sulara girmeyin. Aracınız suya saplanırsa onu hemen terk edip yüksek bir yere kaçın...

Yollara dökülen tuzlar, yol yüzey sıcaklığı sıfır derecenin altında etkisiz kalmaktadır. (Tuz, buzu eritmez!) Unutmayın, soğuk gecelerde buzlanma tamamen engellenemez. İnce, şeffaf ama çok kaygan olan, ‘siyah buz’ tuzaklarına dikkat edin.

Dikkat! Köprüler yollardan önce donar. Örneğin, kışın Haliç ve Unkapanı köprülerine girerken buzlanma olabileceğini hatırlayın. Emniyet kemerinizi takın. (Korkmayın havanız veya bir yeriniz eksilmez!)

Yağışlı günlerde yayalara da dikkat edin. Su, çamur, vb. sıçratarak; başkalarını korkutarak veya şaşırtarak araç sürmek yasaktır. (Bizde de yasak mı? Yasak ise geçende beni ıslatan arkadaşın neden bundan haberi yoktu!) Durma, dönüş ve hızlanmaları önceden tahmin edin. Gaz pedalına ve frene aniden basmayın. Önünüzdeki araçla mesafenizi fazla tutun. (İstanbul’da böyle bir şey yaparsanız yan şeritteki hemen burnunu oraya sokar ya ona aldırmayın bir gün cezasını görür mutlaka!) Karla kaplı yollarda durmak zordur. Hızınızı yol şartlarına göre ayarlayın. Aynı anda sadece bir kontrol kullanın; hem fren yapıp hem de dönmeye çalışmayın. (Bir de cep telefonuyla konuşmayın ya da gazete okumayın!)

KÜREDİĞİNİZ KARI YOLLARA ATMAYIN

Binalarınıza bitişik kaldırım ve merdivenlerdeki kar ve buzu temizleyin, üzerine tuz ve kum serpin. (Bunu boşuna ilçe belediyelerinden beklemeyin! Zaten yapmıyorlar.) Kürediğiniz karı yollara atmayın. (Karı kaldırımın bir kenarında biriktirin.) Yangın musluklarının etrafındaki ve yağmur suyu mazgallarının üzerindeki kar ve buzu da temizleyin. (Şimdi Türkiye’de yaşadığınıza şükredin; yoksa yüklü para cezaları verirdiniz!)

Kaza olduğunda tehlike yaratmayacak şekilde durun. Dörtlü sinyalleri yakıp motoru durdurun. Kendinizdeki veya diğerlerindeki yaralanmaları kontrol edin. Gerekirse 112 Acil Yardım’ı çağırın. Varsa yaralıya yardım edin ama baş/boyun/sırt yaralanması varsa hareket ettirmeyin. (Bazen en iyi ilk yardım, yaralıya hiç dokunmamaktır!)

Patlama ya da yangın tehlikesi varsa, yaralıyı güvenli bir yere taşıyın. Kendinizin ve yaralının güvenliğini sağladıktan sonra 155’i arayarak kazayı polise rapor edin. Aracın çevresini ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazlarla işaretleyerek çevre güvenliğini sağlayın. Trafik akışını engelliyorsa, gerekli tespitler yapılır yapılmaz aracınızı hemen yoldan çekin. Patlama riski nedeniyle kaza yerinde sigara içmeyin. (Ne olur başka yerlerde de içmeyin!)

Sevgili işverenler, çalışanlarınızın mesaisini hava tahminlerine göre ‘işe zamanında gel, eve erken dön’ veya ‘işe geç gel, eve zamanında dön’ şeklinde düzenleyin. (Sabah büyük bir mücadele verip işe gelen fırtına gazilerini sonra hava açınca erkenden eve gönderme saçmalığından artık vazgeçin!) Çalışanlarınızı kışın ücretli/ücretsiz izin yapmaya; şirketin servislerini veya toplu taşıma araçlarını kullanmaya teşvik edin.

Sonuç olarak doğayla uyumlu ve bireysel olarak hazırlıklı bir şekilde toplumsal çözümlere yönelmeliyiz. Bunun için de öncelikle, davranışlarımızı sürekli olarak yeni bilgiler ışığında gözden geçirip varsa bireysel veya kurumsal yanlış saplantılarımızdan kurtulmalıyız...


Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Sezen’in adı yetiyor
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Bush Avrupa’nın gönlünü alacak mı?
 
    Doğan HIZLAN
  Türk yazarı başka dilde yazabilir mi
 
    Ercan KUMCU
  Dikkati çeken gelişmeler ve tehditler
 
    Erdal SAĞLAM
  Bankalar 10 yıl vadeli Hazine kağıdına sıcak bakmıyor
 
    Erkan ÇELEBİ
  Otoda 5 yıl garanti dönemi
 
    Fatih ALTAYLI
  Geleceği kirli olmak daha mı iyi!
 
    Ferai TINÇ
  Yunanistan’da değişim
 
    Nurten ERK
  TÜSİAD’ın genç Yönetim Kurulu Üyesi dünyaya ‘taş’ satıyor
 
    Tufan TÜRENÇ
  Şükrü Elekdağ’dan önemli uyarılar
 
    Yalçın BAYER
  Türkiye rahatladı
 
    Özdemir İNCE
  AUFRUF VON HERRN WOLFGANG GÜNTER LERCH
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  ‘Yüksek faiz özürü’ için oteli iki kat pahalıya almışlar
 
    Yener SÜSOY
  Aşık Veysel'i kızı anlattı
 
    Ercan SAATÇİ
  Sağ duyu kazandı
 
    Can BARTU
  Çabuk oynayınca
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Siyasete dayalı bir ‘büyüme’ öyküsü
 
    Meriç ENERCAN
  Bir deneyin bakın
 
    Ahmet HAKAN
  Oradan buradan
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com