|
Komedyenler, milyonları güldüren insanlar nelere güler?
Cuma günü gözlerimle gördüm.
Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ın Haybeden Gerçeküstü Aşk adlı oyununu Cem Yılmaz’la aynı sırada izledik.
Sahnedeki muhteşem oyuna mı gülelim, üç koltuk yanımda oturan Cem Yılmaz’a mı şaşırdık.
Öncelikle Yılmaz Erdoğan’ı yazar olarak tebrik etmek lazım, yine muhteşem bir tekste imza atmış.
Kadın erkek ilişkisi üzerine inanılmaz gözlemler ve durum tespitleri var.
Herkese ‘Bunu ben de yaşadım’ dedirten olayları mizahla yine ustalıkla birleştirmiş.
Bir de arasına Bir Demet Tiyatro’dan bu yana bildik kendine has kelime oyunlarını serpiştirmiş ki Cem Yılmaz’ı bile yerlere düşürdü.
Şaka değil, Cem Yılmaz gerçekten gülmekten kendini yerlere attı. ‘Bu kadar da olmaz’ diyerek kahkahalar patlattı ki, zaman zaman sahnedeki Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ı bile ‘dağıttı’...
Oyunun iyi olduğunu duymuştum da bu kadarını beklemiyordum.
Beşiktaş Kültür Merkezi 10. yaşını kutluyor bu yıl. 10. yıla da tiyatronun iki temel direği Yılmaz Erdoğan-Demet Akbağ’dan böyle bir oyun yakışırdı.
BKM’nin bütün işlerini izledim bugüne kadar. Bu kadar iyisini görmemiştim.
Artık sahnede birbirlerinin gözlerinden ne demek istediğini anlayan Erdoğan-Akbağ ikilisi izleyiciyi kahkahadan kahkahaya sürüklüyor.
Demet Akbağ’ın kimi zaman aşktan gözü bir şey görmeyen, kimi zaman sinir krizleri geçiren kadın rolündeki oyunculuğunu görmeniz lazım.
Cem Yılmaz’ın ve seyircinin gülmekten yerlere düştüğü bu oyunu mutlaka izleyin. Tabii yer bulursanız, şimdiden mart ayına bilet satılıyor.
Gülmekten yorulmazsanız gelin bilet paranızı benden alın.
Yanlış anlaşılmaz
Bugün Kelebek’in manşetinde yer alan Cem Yılmaz afişinin ortaya çıkış hikayesi de ilginç.
Yapımcı Necati Akpınar, yarın başlayacak gösteri için Yılmaz’dan afiş istiyor.
Gecenin bir vaktinde geçen bu sohbet sırasında Cem Yılmaz eline alıyor kalem-kağıdı ve hemen bir şeyler çiziktiriyor.
İki dakika sonra ‘Al bunu kullan’ diye verdiği afiş bugün Kelebek’in manşetinde işte.
Ama sonra ‘Yanlış anlaşılır’ diyerek bunu kullanmıyor.
Türkiye’nin 4 milyon gişeyle en çok izlenen filmini yapmasına rağmen neredeyse linç edilecek olan, sürekli parasının hesabı yapılan, arabaları yazılan bir sanatçıya bunu düşündürtmek kimin ayıbı acaba?
Cem Yılmaz’ın olmadığı kesin!
Bu arada GORA’nın DVD’sini de izledim. Filmden çıkarılan sahneler de DVD’de yer alıyor. Ve hiç de söylendiği gibi çıkarılan görüntüler arasında Şafak Sezer’in sahnelerini görmedim.
Hayat işte!
Bu akşam iki yeni futbol programı ekrana geliyor. Açıkçası ben Flash TV’dekini çok merak ediyorum.
Çünkü bu kadroyu mumla arasanız bulamazsınız: Levent İnanır, Aydemir Akbaş, Aykut Oray ve Erdinç Akbaş.
Futbolla ilgilerini bildiğimiz ama yorumlarını tanımadığımız bu kadronun sohbetinin ilginç olacağını tahmin ediyorum. (Flash TV, 22.30)
Reha Muhtar ise Star’daki Telegol’den sonra ikinci futbol macerasına çıkıyor.
Buradaki ilginçlik ise mazruf da değil zarfta...
Malum Reha Muhtar’la Mehmet Tezkan, Muhtar’ın haberciliği yüzünden geçen yıl ağır bir polemik yaşamışlar, hatta davalık olmuşlardı.
Şimdi Mehmet Tezkan’ın genel müdürlüğünü yaptığı kanalda Reha Muhtar program hazırlıyor.
Bakalım Futbol Ateşi Tezkan’ın yayıncılık anlayışına yakın mı olacak? (atv, 23.20) |