25/01/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
25.01.2005
Oktay EKŞİ
Acilen önlem gerek...
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a Moskova’da hediye edilen gerdanlık, Başbakanlığın demirbaşına kaydedilip ipek halı da hediye eden firmaya geri gönderilince artık bu konu kapandı demiştik.

Hata etmişiz. Nitekim hemen ardından üst düzey devlet yetkililerine verilen hediyelerin geçmişi gündeme geldi.

Ama eskiden yüksek değerde hediye veren de alan da olmazdı diyenler doğruyu söyledikleri için değil. Bu konu eskiden de çözüme kavuşturulamamış olduğu için.

Çözülememiştir; çünkü hediye konusuna sınırlama getirmesi beklenecek kişiler arasında, kıymetli hediye karşısında erimeyen birini bulmak neredeyse imkánsızdır. O yüzden ne kural konur ne de konan kuralı uygulayan çıkar.

Kamu görevlilerinin o yılın asgari ücretini aşan değerde hediye kabul etmelerinin, Turgut Özal zamanında ‘yasaklandığını’ hepimiz bilmiyor muyuz?

Buna karşılık, Turgut Özal dönemi yetkililerinin ve özellikle eşi hanımefendinin, hediye konusunun suyunu çıkardığını bilmeyen mi kaldı?

Demek ki yasa çıkarmak yetmiyor. Onu dürüstçe uygulamak ve uygulatmak da lazım. Daha da önemlisi, ciddi ve işleyen yaptırımlar gerekli.

Özal dönemi önlemlerinin ciddiyeti olsa, biz ne Moskova olayını konuşurduk ne de eski konuları kaşıyan çıkardı.

Eski konu deyince, Özal döneminde Hazine Müsteşarlığı, DPT Müsteşarlığı gibi bürokrasinin en üst kademelerinde bulunan, birkaç defa bakanlık yapan Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli’nin dün yaptığı açıklamaları kastediyoruz.

Pakdemirli kendisinin Hazine Müsteşarı olduğu sıralarda bir yabancının getirdiği 10 bin dolar değerindeki ipek halının Başbakanlık emanetine kayıtlı olması gerektiğini ancak sonra böyle bir kayda rastlanmadığını bildiriyor.

Hemen belirtelim ki bunda şaşılacak hiçbir şey yok. Çünkü sadece böyle kim vurduya gidecek türden hediyeler değil, devlet dairelerindeki yağlıboya tablolar, kristal vazolar, avizeler, nadide porselenler ve biblolar da, o dönemde sorumluluk taşıyan kişilerin insafı ve dürüstlüğü ne kadarsa o kadar yaşarlar.

Sonra, özellikle görev değişimleri vb. dönemlerde bunlardan bir kısmı uçuverir. Çünkü o kıymetli eşya kimseye ne imza ile teslim edilir ne imza ile teslim alınır. İmza atan kişinin oralara girip kontrol etmesi ise olanaksızdır.

Sanmayınız ki sadece ‘hediye alma’ konusunda zaafımız vardır. Biraz kaşırsanız, tarihi değerlerimizi de soyduğumuzun örneklerini bulursunuz. Hem de yeni değil... Örneğin, Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarında CHP muhalefeti, Milli Saraylardaki altın fincanların, ziynet eşyalarının, kıymetli taşlarla süslenmiş (murassa) kılıç vb. kıymetli eşyanın bir kısmının nasıl ortadan kaybolduğunu birkaç kez Meclis’e getirdi ama sonuç alamadı.

Demek ki hem hediyeler hem de ulusal hazinemiz olan kıymetli emanetler için anlamlı, uygulanabilir ve sonuç veren kurallara ihtiyaç var...

Siz Sait Halim Paşa yalısını yakanların aslında o yalıdaki kıymetli eşyayı almak için bu alçaklığı yaptığına hálá inanmıyor musunuz?


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Turks
 
    Bekir COŞKUN
  Sol yanım...
 
    Doğan HIZLAN
  Bir müze gibi eczane
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Uğur Mumcu gazeteciliği
 
    Ercan KUMCU
  Dünya Bankası dışlanmamalı
 
    Erdal SAĞLAM
  24 Ocak kararları ve değişim
 
    Fatih ALTAYLI
  Star soyuldu mu?
 
    Gila BENMAYOR
  Chirac mı Sharon Stone mu, Blair mi Richard Gere mi
 
    Hadi ULUENGİN
  CHP hatırası
 
    İlter TÜRKMEN
  Tarihten ders almak
 
    Pakize SUDA
  Bize gen nakli lazım
 
    Sedat ERGİN
  AB müzakere başlıkları çeşitlenirken
 
    Yalçın BAYER
  ‘Hasan abi’ formülü
 
    Yalçın DOĞAN
  Bir Türk ilk kez komisyon başkanı
 
    Özdemir İNCE
  Sol nereden çıkacak?
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Tatiller bitti, kolları sıvayalım
 
    Can BARTU
  Daum'un kaprisi
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Şükrü KIZILOT
  2005'te bono, borsa ve fonun cezası
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Vitaminlerin azı karar, çoğu zarar
 
    Engin KRATZER
  Bir bakışta Avustralya Open
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com