25/01/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
25.01.2005
Yalçın BAYER
‘Hasan abi’ formülü
  
ybayer@hurriyet.com.tr
 

CHP Kurultayı’na beş gün kala muhalefet hala bir tavır ortaya koyamıyor. Sarıgül’ün üçüncü bir adaya sıcak baktığı ancak kendisini destekleyen milletvekillerinden bazılarının ‘çekilmeme’ konusunda kendisine baskı yaptığı bildiriliyor.

Bu nedenle muhalefet tek aday çıkartabilme konusunda ‘sıkıntı’ yaşıyor.

Partinin ‘akil’ adamları ‘Baykal’a karşı önce Hasan Fehmi Güneş, sonra asıl yarış olsun...’ formülünde ısrarını sürdürüyor.

Prof. Hurşit Güneş dışında Mustafa Sarıgül ve Zülfü Livaneli’nin hala adaylıklarını açıklamamalarının arkasında bu beklentinin yattığı öne sürülüyor.

Bir parti ‘büyüğü’ şöyle konuşuyor:

‘Adaylıklarını açıklayıp açıklamama konusunda herkes birbirini kolluyor. Muhalefetin ağırlıklı kesimi, Kurultay’a tek adayla gidilmesi konusunda taraflara bastırıyor. Ancak Baykal’a karşı tek adaylık üzerinde bir uzlaşı sağlanamıyor. Sarıgül, CHP’de kurultayı ben gündeme getirdim, halk bana güvendi diyerek Baykal’ın karşısına tek aday olarak çıkmak istiyor. Livaneli’nin son anda çıkışı bütün hesapları alt üst etti. Buna rağmen ısrar karşısında tıkanıklığı aşmak için geçici uzlaşıya Sarıgül’ün yatkın olabileceği de görülüyor. Nitekim Sarıgül, Güneş’le görüştü. Sarıgül’ün ekibinden Onur Kumbaracıbaşı, Ahmet Ketenci ve Hasan Aydın ise, Sarıgül’ün çekilmesine karşı çıkıyorlar.’

Son üç gündür kilitlenen durum karşısında kulislerde konuşulanlar bunlar; çünkü oynak bir Kurultay zemini var. Açık kapı kalmayınca Sarıgül’ün dün akşam saatlerinde, perşembe günü Ankara’da adaylığını koyacağı açıklandı.

Muhatabımız şöyle diyor:

‘Bir yandan da Sarıgül’e adaylıktan çekilmemesi konusunda baskılar artıyor. Bu görüşe gerekçe olarak, SONAR’ın 15 Ocak tarihli anketinde, Baykal mı, Sarıgül mü veya bir başka aday mı CHP Genel Başkanı olmalıdır, sorusuna verilen yanıtlarda Sarıgül yüzde 59.4, Baykal yüzde 11.2 ve başka bir aday ise yüzde 12.8 destek çıkması gösteriliyor.’

Buna karşılık anketin delegelerin değil kamuoyunun eğilimini yansıttığı vurgulanırken, Genel Merkez kaynakları delege ağırlığında Baykal’dan yana olduğunda ısrar ediyorlar. CHP İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, Baykal 800 oyla kurultayı kazanabileceği iddiasında... İstanbul’daki 137 delegeden 104’ünün Baykal’a oy vermek için imza verdiklerini söylüyor.

Her şey iki gün içinde belli olacak gibi... Sarıgül, kazanırsa Şişli Belediyesi’nin başına kim gelecek; asıl merak konusu bu.

CHP Kurultayı

CHP
adına politika yapanlar bölünmek değil, birleştirici ve bütünleşme doğrultusunda davranış içerisinde bulunmalıdırlar. CHP sevgisini özümseyenler, bu heyecanı yaşayanlar, artık bütünlük içinde davranış sorumluluğunun gereğini yapmalıdırlar. ‘Gülmesini bilmeyen dükkán açmasın’ söyleminden esinlenerek diyoruz ki; kalp kazanma becerisi, özelliği olmayanların toplumu yönetme ve yönlendirmede (politikada) yeri olmamalıdır. CHP ‘ben’ değil ‘biz’ anlayışı ile yönetilmelidir

Salim EREL- Eski Konya milletvekili ve eski Ereğli Belediye Başkanı

SİYASETİN
namusuna inanan bütün adaylara çağrıda bulunuyorum. CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için anahtar liste yapılmasın. Demokratik bir liste ortaya çıkarılsın. Bunların hiçbir grubun adayı olduğu izlenimi yaratılmasın; ben de bu şartla aday olmaya talibim.

Mehmet FEYYAT-İSTANBUL

DENİZ Baykal
ve ekibini devekuşuna benzetiyorum. Ne yazık ki, kafalarını kuma sokmuşlar. Kendilerine tavsiyem kafalarını kumdan çıkartıp çevrelerine bakmalarıdır. Çeşitli entrikalarla ve iftiralarla partiden uzaklaştırılmak isteyenlerin son örneği olarak karşımıza çıkan Sayın Sarıgül’e mücadelesinde başarılar diliyorum.

Hikmet LÜLE-HAMBURG

Mumcu duyarsızları

CHP Ayvalık örgütünün Uğur Mumcu’yu anma gecesi için ilçe başkanlığına gittim. Bir arkadaşım, şiir okunurken fonda saz çalmak için önermiş beni. Fransa’da kendi çapımda müzik yapıyorum. Para da istemedim ama ‘gerekmez’ dediler. Atatürk ilkelerinin yürekli ve inançlı savunucusu yiğit ve değerli gazetecinin anılmasında katkım olsun istedim; ama duyarsız davrandılar.

Ülkenin bir avuç aydınına, yazarına, çizerine sesleniyorum; boşu boşuna kendinizi yoruyorsunuz. Duyarlı kimse kalmamış. Rahmetli Uğur Mumcu’ya, suikasta uğramadan altı ay önce mektup yazmıştım; ‘Bırak bu doğrucu davutluğu, bunlar gibi cebini doldursana’ dedim, bir başka mektubumda da ‘Siz bu kadar çırpınıyorsunuz, sonunda seni havaya uçuracaklar’ diye yazdım. Beyler o günden beri ne değişti. Bu millet için boşuna çırpınıyorsunuz.

Süleyman DUMLU AYVALIK

Siyasi Ahlak Yasası çıkarılmalı

BAŞBAKAN
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya seyahati sırasında bir işadamının, Sayın Emine Erdoğan’a hediye ettiği değerli takıların iade edildiğini memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu davranışı yerinde buluyoruz. Bu bu vesileyle Siyasal Ahlak Kanunu’nun zaman geçirilmeden çıkarılması gereğini bir kez daha TBMM Başkanlığı’na, hükümetimize ve kamuoyuna hatırlatıyoruz.

Erciş KURTULUŞ Toplumsal Saydamlık Hareketi Dernek Başkanı

Kütahya Barosu: Yasal prosedür

KÜTAHYA
Barosu Başkanı M. Sabit Özdoğlar (4.1.2005) ‘Dilekçemi beğenmiyorlar’ (4.1.2005) yazısı üzerine bir açıklama yaparak, ilgili kişinin bir avukat hakkında dilekçe vermek üzere baroya geldiğini belirterek, ‘Gizlilik arz eden dilekçe sebebiyle kalem görevlilerinin dilekçeyi kabul yetkililerinin bulunmadığını, o sırada Adliye’de de barodan herhangi bir yönetim kurulu üyesinin bulunmaması nedeniyle işlem yapılamadığını’ belirterek şöyle dedi:

‘Müracaat tarihi 28 Aralık 2004 saat 16.00 sularıdır. 29 Aralık günü aynı şahsın taahhütlü mektupla baromuza gönderdiği şikáyet dilekçesi tarafımızdan kabul edilmiş, işleme konulmuş olup gereken yapılacaktır. Baromuzca şikáyet için alınan avans 40 milyon liradır. Ve bu rakam da Avukatlık Yasası’nın 161. maddesinde açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Özetle vatandaş mağdur edilmemiştir. Sadece yasal prosedür işletilmiştir.’

GÜNÜN SÖZÜ

‘Yazmak kötü yola düşmek gibidir. Önce sevdiğin, sonra birkaç dostun için yazarsın. Sonunda da para için yazmaya başlarsın.’

(Moliere)

MESAJ PANOSU

18.1.2005 günkü baş sayfanız, karışmak gibi olmasın ama böyle olmamalıydı. ‘Karapara hızına yetişemiyoruz’ haberi mi ülkemiz için daha önemli, yoksa ‘Sahte fiş veren kovulur’ haberi mi?

Milyonlarca işçi vergi iadesini dört gözle bekliyor. Niçin işverene, işçileri hedef gösteriyorsunuz? Yıllardır bu ülkenin kanını emen karaparacılarla uğraşmak, işçinin vergi iade zarfından daha önemlidir.

Mehmet Özer BİLENBAY


Yalçın BAYER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Acilen önlem gerek...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Turks
 
    Bekir COŞKUN
  Sol yanım...
 
    Doğan HIZLAN
  Bir müze gibi eczane
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Uğur Mumcu gazeteciliği
 
    Ercan KUMCU
  Dünya Bankası dışlanmamalı
 
    Erdal SAĞLAM
  24 Ocak kararları ve değişim
 
    Fatih ALTAYLI
  Star soyuldu mu?
 
    Gila BENMAYOR
  Chirac mı Sharon Stone mu, Blair mi Richard Gere mi
 
    Hadi ULUENGİN
  CHP hatırası
 
    İlter TÜRKMEN
  Tarihten ders almak
 
    Pakize SUDA
  Bize gen nakli lazım
 
    Sedat ERGİN
  AB müzakere başlıkları çeşitlenirken
 
    Yalçın DOĞAN
  Bir Türk ilk kez komisyon başkanı
 
    Özdemir İNCE
  Sol nereden çıkacak?
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Tatiller bitti, kolları sıvayalım
 
    Can BARTU
  Daum'un kaprisi
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Şükrü KIZILOT
  2005'te bono, borsa ve fonun cezası
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Vitaminlerin azı karar, çoğu zarar
 
    Engin KRATZER
  Bir bakışta Avustralya Open
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com