|
İsrail Merkez Bankası’nın yeni başkanlığına hazırlanan ABDvatandaşı bir Yahudi olan Stanley Fischer, İsrail’i ikiye böldü. Muhafazakar kesimler, İsrail vatandaşlığına da geçse, paranın patronluğuna ithal bir ismin gelmesine karşı çıkıyorlar.
DÜNYANIN en saygın ekonomistleri arasında gösterilen IMF eski Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in İsrail Merkez Bankası'nın başına getirilme hazırlığı İsrail'de büyük tartışma yarattı. Bu görev için halen yürütmekte olduğu Citigroup Başkan Yardımcılığı'ndan da ayrılıp İsrail vatandaşlığına geçecek olan Fischer'a, özellikle muhafazakár kesimler büyük tepki gösterdi.
ABD VATANDAŞI:
Fischer'ı İsrail Merkez Bankası'nın başında görmek istemeyenler, Yahudi kökenli bir ABD vatandaşı olan 61 yaşındaki bürokratın, şu ana kadar İsrail'de yaşamadığı için ülke ekonomisinin kaderini doğrudan etkileyecek bir kurumun başına getirilmesinin de yanlış olacağını savundu. Haaretz gazetesinin yazarlarından Ari Shavit, İsrail geleneklerinden uzak bir yaşam tarzı benimseyen bir kişinin, ülkenin en önemli kurumlarından birinin başına getirilmesinin moral değerler açısından kabul edilemeyeceğini yazdı. İsrail iş dünyasının önde gelenlerinden Arison Holding'in Başkanı Shari Arison da, Merkez Bankası'nın Manhattan'dan gelen bir misafire teslim edilmesinin hoşgörülemeyeceğini açıkladı.
HÜKÜMET ARKASINDA:
Buna karşılık deneyimli bürokrata en büyük destek ise Başbakan Ariel Şaron ve Maliye Bakanı Benjamin Netanyahu'dan geldi. Özellikle bir dönem Başbakanlık görevini de yürütmüş İsrail'in en ünlü politik simalarından Netanyahu'nun, ülke ekonomisini büyük sendikalar ve bazı Bakanlarla çatışma pahasına sosyalist yoldan çıkarmayı amaçladığı için Fischer'le çalışmayı çok istediği biliniyor. Maliye Bakanı'nın aynı zamanda vergi sisteminde değişikliğe gitmeye hazırlandığından, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi kuruluşlarda uzun yıllar önemli görevleri üstlenen Fischer'in deneyimlerinden yararlanmak istediği kaydediliyor.
İYİ BİR SİYONİST:
Stanley Fischer'ın diğer destekçileri de kendisinin akıcı biçimde İbranice konuşan iyi bir siyonist olduğunu belirterek Merkez Bankası Başkanlığı görevini alması gerektiğini söylüyorlar. Ayrıca ekonominin rekabete açılmasının ve serbest piyasa sisteminin ateşli bir savunucusu olan Fischer'a karşı olanların kişsel nedenlerden ve çoğunlukla da mali çıkarlarının zedeleneceğini düşündükleri için tepki gösterdiklerini ifade ediyorlar. Fischer'ı destekleyenler özellikle sporda başka ülkelerden gelen göçmenlerle İsrail basketbolunun ve olimpiyat takımının kazandığı başarıları hatırlatıyorlar.
TÜRKİYE'Yİ TANIYOR:
1993'ten 2001'e kadar IMF'de görev yapan Stanley Fischer, Türkiye'nin 2000 yılında yürüttüğü ekonomik programın da en büyük destekçilerindendi. Bu süreç içinde defalarca Türkiye'ye gelen Fischer, üç yıl önce ise Citigroup'a katılmıştı. |