|
Nuran ÇAKMAKÇI
Thomson Bilimsel Veri Şirketi, 185 ülkede 1993-2003 arasında yayımlanan yüzbinlerce makaleyi taradı. Genetikten matematiğe, iktisattan psikiyatriye 21 bilim dalında, çalışmaları en fazla referans kabul edilen bilim adamlarını saptadı. Her dalda ilk 250’ye giren akademisyenlerden ‘Yüksek Atıf Listesi’ oluşturdu.
4 bin 400 kişilik listede tüm dünyadaki bilim adamlarının sadece yüzde 0,5’i yer alıyor. Listeye Türkiye’den giren tek akademisyen matematikçi Prof. Halil Mete Soner (46). Princeton’da kürsü sahibiyken dört yıl önce ‘Burada yeterince iyi bilim adamı bulunuyor, Türkiye’deki öğrencilerin bana daha çok ihtiyacı var’ diyerek Türkiye’ye döndü. Koç Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi dekanı oldu. Aynı zamanda Türkiye Bilimler Akademisi üyesi. ‘Önemli olan listeye girmek değil iyi lisans ve doktora öğrencisi yetiştirmek’ diyor.
n Uluslararası Yüksek Atıf Listesi’ne Türkiye’den giren tek bilim adamısınız. Ülkenin alanındaki en iyi bilim adamı siz olduğunuz anlamına mı geliyor bu?
- Alanında yetkin bir ekiple çalışan ya da popüler konuda araştırma yapan kişiye mutlaka çok atıf yapılacaktır. Önemli olan atıfın sürekliliğidir. Bu liste bilim adamının niteliği konusunda tek gösterge olamaz. Mesela zor bir problem üzerine uzun süre çalışan akademisyen uzun süre makale yazamayabilir. Bence önemli olan yüksek atıfta bulunan akademisyenin bu niteliğini üniversitedeki eğitime yansıtabilmesidir. İyi eğitim verip veremediğine, yetiştirdiği doktora öğrencilerinin düzeyine bakmak gerekir.
n En çok hangi çalışmanıza atıfta bulunuluyor?
- Finansta Rassal Optimal Kontrol adlı kitabıma 500’e yakın atıf yapıldı. İçeriğini örnekle anlatayım: Bir telefon hattını saatte kaç kişinin kullanacağını, yörüngesini bilmediğimiz bir uçan cismin hangi yönlerde hareket edebileceğini istatiksel modellerle kestirmek mümkündür. Kitabım tahmin yöntemleri üzerine geliştirilen bir matematiksel model. Mühendisler, iktisatçılar, işletmeciler kullanabiliyor.
n Kaç makaleniz var?
- 50-60 civarında.
n Peki kaç kere referans gösterildiniz?
- Toplam atıf 1300-1400.
n Listeye girişinizi anlatabilir misiniz biraz?
- Thomson Bilimsel Veri Şirketi tüm dünyadaki bilimsel araştırmalarını Bilim Ağı adlı birimiyle sürekli tarıyor. Kitaplarına, yazılarına, araştırmalarına atıfta bulunulan akademisyenleri listeliyor. Her bilim dalında en fazla atıfta bulunulan 250 akademisyeni saptadıktan sonra bu kişilerin çalışmalarının sürekliliğini inceliyor. İlk açıkladıkları liste 1980-1999 arasındaki dönemi içeriyordu. 2003’te araştırma tekrarlandı. İlkiyle de karşılaştırma yapılarak bu sefer 1993-2003 arasındaki atıflar incelendi ve yeni bir liste açıklandı. İşte onda ben de vardım.
n Türkiye’de çok fazla tanınmıyorsunuz. Bu başarının öyküsünü anlatır mısınız?
- Babam subay. Eskişehir’de yaşıyordum. Bir arkadaşımın hatırlatması üzerine Ankara Fen Lisesi’nin sınavına girdim. Yatılı okuduğum bu okul araştırmacılık alışkanlığı kazandırdı. ODTÜ’de terör nedeniyle okuyamadım, Boğaziçi Üniversitesi’ne geçtim. Elektrik ve matematik bölümlerini aynı anda birincilikle bitirdim. Brown Üniversitesi’nin araştırma bursuyla ABD’ye gittim. Uygulamalı matematik doktorası yaptım. 7 yıl Minnesota Eyalet Üniversitesi Uygulamalı Matematik Bölümü’nde, sonra Carnegie-Mellon’da matematik bölümünde çalıştım.
n Akademik unvanlarınızı Carnegie Mellon’da mı aldınız?
- Evet, doçentlik ve profesörlük unvanımı orada aldıktan sonra bir yıl izin istedim. Boğaziçi Üniversitesi’ne geldim. Burada çalışırken eşim Serpil’le tanışıp, evlendim. Sonra da matematik alanında dünyanın en başarılı üniversitesi olarak kabul edilen Princeton’da uygulamalı matematik ve mühendislik bölümünde kürsü sahibi oldum. 1998’de Türkiye’ye dönüp Koç Üniversitesi’nde finans ve matematik dersleri verdim.
40’A KADAR FUTBOL OYNADIM
n Listeye girmenizde uzmanlık dalınızın avantajı oldu mu?
- Deneysel uygulamaya yönelik alanlarda çalışan akademisyenlere daha çok atıf yapılıyor. Matematik alanında atıf sayısı nispeten küçüktür. Sanıyorum benim alanımda çalışma sayısı sınırlı ve bu sayede Türkiye’den sadece ben listeye girebildim. Yoksa Cahit Arf, Feza Gürsey, Erdal İnönü gibi bilime katkısı yadsınamayak birçok akademisyenimiz var.
n Princeton gibi akademik dünyanın zirvesindeki kürsünüzü bırakıp, neden Türkiye’ye döndünüz?
- Memlekette olmak, gençlere katkıda bulunmak istedim. Sayısız iyi akademisyenin bulunduğu Princeton yerine öğrencilerin benim gibi hocalara daha çok ihtiyaç duyduğu Türkiye’yi tercih ettim. Ayrıca oğlumun Türkiye’de ailemizle, kültürümüzle büyümesini istedim.
n Günde kaç saat çalışırsınız?
- Yardımcı doçentken haftada 80 saatten fazla çalışırdım. Şimdi daha tecrübeliyim, daha az zamanda daha çok şey yapıyorum.
n Kendinize zaman ayırabiliyor musunuz?
- 5,5 yaşındaki oğlum Merhmet Ali var. Ondan önce sinema ve kayak tek tutkumdu. Futbolu çok seviyorum. 40 yaşına kadar futbol oynadım. Eskişehirspor’u tutuyorum. İstanbul’u ve Türk insanının sıcaklığını çok seviyorum. Gemiye binmeyi çok özlemiştim. Şimdi bunları da yapabiliyorum.
YAYIMLANMIŞ ESERLERİ
1993’te W.H. Fleming’le birlikte yazdığı, Controlled Markov Processes and Viscosity Solutions (Kontrol Edilen Markov Süreçleri ve Viskozite Çözümleri), 1997’te yayınlanan, Viscosity Solutions and Applications (Viskozite Çözümleri ve Uygulamaları) ve 2003’te basılan, Stochastic Optimal Control in Finance (Finansta Rassal Optimal Kontrol)
HANGİ BİLİM DALLARI TARANIYOR?
Thomson Veri Şirketi, Uluslararası Bilim Ağı (ISI-Web of Science) kapsamında dünyadaki akademik çalışmaları listeliyor. Bu arada en fazla atıf yapılan akademisyenleri saptıyor. Listede takip edilen bilim dalları şunlar: Kimya, mühendislik, fizik, moleküler biyoloji ve genetik, biyoloji ve biyokimya, bağışıklık sistemi ve sinir hastalıkları, mikrobiyoloji, farmakoloji, ziraat, botanik ve zooloji, klinik tıp, uzay bilimleri, ekoloji ve çevre, matematik, yer bilimleri, malzeme bilimleri, sosyal bilimler, iktisat-işletme, psikoloji, psikiyatri, bilgisayar bilimleri. |