22/01/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
22.01.2005
Ayşe  ÖZEK KARASU
Tanıdığınız bir koyunu kesiyorsanız bilin ki o da sizi çok yakından tanıyor
  
akarasu@hurriyet.com.tr
 

Şimdi şurada bayramın üçüncü günü kimsenin adetlerine karışmak ya da canını acıtmak istemem ama, koyunlarla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını aktarmak istiyorum.

İngiltere’deki Babraham Enstitüsü’nde yapılan araştırma, o melül bakışların ardında muhteşem bir hafıza olduğunu ortaya koyuyor. Koyunlar, sürüdeki arkadaşları, çobanları ve yakın çevredeki tanışları derken 50-60 resmi belleklerine kaydedebiliyorlar. Yani, eğer tanıdığınız bir koyunu kesiyorsanız, bilin ki, o da sizi çok yakından tanıyor.

Meğerse beslediğimiz koyunları keserken çok güzel dostlukları da öldürürmüşüz. Çünkü onlar, yakından tanıdıklarına bağlanır, severmiş.

Artık hiçbir yaşam umudu kalmadığını anladıkları an kellelerini teslim ederken, sürüdeki tanışları, çobanları da dahil sevdiklerinin yüzleri film şeridi gibi geçermiş gözlerinin önünden.

Belleklerine kaydedilen son resim, elinde bıçağıyla yaklaşan kasap olurmuş.

O ‘kuzu kuzu’ boyun eğmeleri nedenmiş biliyor musunuz? Aptal sandığımız o hayvanlar öyle bir bilince sahipmiş ki, artık yaşam umudu kalmadığını anladıkları an boyunlarını teslim edermiş.

Kuzular analarından, analar kuzularından ayrı düştüğü zaman günlerce ağlarlarmış. Anıları öyle derin olurmuş ki, ayrılık acısı iki yıl sürermiş. Bazı insanların vefasından uzun.

Bu bilgileri İngiltere’deki Babraham Enstitüsü’nün araştırmalarından ediniyoruz. Prof. Keith Kendrick bu enstitüde yıllardır hayvanların görsel hafızası üzerine araştırmalar yürütüyor. Ve salaktır, duygusuzdur diye ikinci sınıf hayvan muamelesine maruz kalan koyunlarla ilgili çok şaşırtıcı sonuçlar elde ediyor.

PROFİLDEN BİLE TANIYORLAR

Kedi ve köpeklerin belleğinde hiçbir görsel kayıt olmadığı, buna karşılık koyunların 50 kadar koyun resmiyle 10 insanın resmini belleğine kazıdığı ortaya çıkıyor. Koyunlar melül melül bakarken, tanıdıklarını profilden bile teşhis edebiliyorlar. Hafızalarında taşıdıkları o resimlerin sahipleri çevrelerinde olmadığı zaman, onları düşünmeye başlıyorlar. Hasretin ta kendisi.

Prof. Kendrick başkanlığındaki ekibin, sonuçları Nature dergisinde yayınlanan araştırması şöyle: Koyunların yiyecek uğruna akla gelebilecek her şeyi yaptığını keşfeden bilim adamları, ödül sistemine dayalı bir deneye girişiyorlar. Koyunlar loş bir ahıra konuluyor. Her koyuna 25 çift resim gösteriliyor ve yemek ödülü karşılığında bu resimleri eşleştirmeleri öğretiliyor. Bir yandan davranışları kaydedilirken, melemelerinden, hareket ve kalp atışlarından stres ölçümü yapılıyor. Kan örnekleri alınarak stresin kimyasal göstergeleri olan kortizol ve adrenalin de ölçülüyor.

Çıkan sonuç şu: Sürüden tanıdıkları koyunların resimleri gösterildiğinde rahatlayan hayvanlar, karşılarına keçi ve üçgen görüntüleri çıkınca strese giriveriyorlar. Deney sırasında yapılan tüm ölçümlerde, tanıdık resimlerin stresi azalttığı tespit ediliyor. Sevdiğini gören hayvancık daha mutlu oluyor.

İNSAN-KOYUN BENZERLİĞİ

Bu araştırma insan ve koyundaki yüz tanıma sisteminin benzer şekilde çalıştığını da gösteriyor. Koyunlarda korku ve stresi kontrol eden bölge beynin sağ tarafında. Aynı insanlardaki gibi. Simaları tanıdığımız, görsel teşhisle ilgili bölge de, koyunlarla aynı. Bunların hepsi temporal ve frontal loblarda. Prof. Kendrick, bir koyunun tanıdıklarını çevresinde göremeyince yokluk acısı çektiğini düşünüyor. Koyunlarla aramızdaki bu beyinsel benzerlik sevdiğimiz insanların resimlerini neden yanımızda taşıdığımızı açıklıyor.

Prof. Kendrick’e göre, sürüden bir arkadaşının ya da aile bireyinin resmini gördüğü zaman, koyunda ayrılıktan kaynaklanan anksiyete azalıyor.

Ama maalesef onlar yanlarında resim taşıyamıyor. Aradan iki yıl geçtikten sonra bile eski simaları tanıyan koyunlar, bu insani özellikleri yüzünden ebediyen ‘bön’ damgası yemeye mahkûm oluyor. Çünkü o melül bakışların ardında hemen her zaman birilerine duyulan özlem yatıyor.

Bön bön bakarak geviş getirirken, kimbilir belki de çok hasretini çektikleri sürü arkadaşlarını düşünüyorlar. Bu benim fikrim değil. Araştırmacılar öyle diyor.


Ayşe  ÖZEK KARASU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Varlık içinde yokluk...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  1 milyar dolarlık komplo teorisi
 
    Bekir COŞKUN
  Dana yazısı...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Bayram ve yalnızlık (II)
 
    Ege CANSEN
  Türk’ü, Türk’e yermek
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kanlı işkenceler
 
    Fatih ALTAYLI
  Aydın Doğan: Kaçmasınlar, gelsinler tartışalım
 
    Hadi ULUENGİN
  İnsaniyetçi kurban
 
    İlter TÜRKMEN
  Yaşlıların günahları
 
    Murat BARDAKÇI
  İşte, hiç bilmediğimiz ‘ressam’ Enver Paşa
 
    Tufan TÜRENÇ
  Bursa’da zaman
 
    Yalçın BAYER
  İstanbul’da neler olacak
 
    Yalçın DOĞAN
  Yeşillim, yeşillim yeşillim aman..
 
    Özdemir İNCE
  İdris Küçükömer’in fantezisi ve epigon milleti
 
    Vedat OKYAR
  İlk önce yürek gerek!
 
    Şükrü KIZILOT
  Zehra Teyzebir duble rakı içecek
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Dağdan dağa selam
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com