Son yıllarda Türkiye ve dünyada yükselişe geçen iki teknolojik alan var: Genişbant kablosuz İnternet ve bu ağların hakkını veren taşınabilir bilgisayarlar. Geçtiğimiz sene yarım milyondan fazla kullanıcı Türk Telekom'un sunduğu ADSL hizmetinden faydalanmaya başlayarak hızlı İnternet'in güzelliklerini tatmaya başladı. Şimdi ise daha fazlasını istiyorlar.
İnternet bağlantısında ADSL nasıl tercih ediliyorsa, benzer bir seçim kişisel bilgisayarlarda da taşınabilir olanından yana. Bu iki yükselen değeri günlük hayatlarında kullanmak isteyenler için bir yol haritası çizelim istedik. Bu sayıdan itibaren evde kablosuz İnternet ve sunduğu olanaklar üzerine "e.Pusula"mız yön gösterecek. İlk adım olarak, ADSL bağlantısından başlayarak, kablosuz modem ve kablosuz ev ağının kurulum süreçlerini hep birlikte gerçekleştireceğiz.
Bütün malzemeleri hazırlayalım
Evimize kablosuz ağ kurmak istiyoruz; fakat bakalım elimizdeki malzemeler yeterli mi bu yemeği yapmak için. Çalışmakta olan bağlantı sistemimi sıfırladım ve bu yazının hikayesini yaşamaya başlıyorum. Öncelikle elimdeki konfigürasyondan bahsedeyim. Türk Telekom'dan alınmış 512 Kbps hızında ADSL bağlantım hazır durumda. Hızlı sayılabilecek bir adet masaüstü ve bir adet taşınabilir bilgisayarım kablolardan kurtulmak için can atıyor durumdalar.
ADSL bağlantımı alıp kablosuz biçimde dağıtacak kablosuz ADSL modemim de ışıklarını yakmaya başladı.Telefon hattındaki bağlantı sinyallerini süzmeye yarayan "Splitter" adlı minik parçayı da telefon ve modem kablolarının arasına bağladım. Böylelikle hem İnternet hızım etkilenmeyecek, hem de telefon konuşmalarında parazit duymayacağım. Son dönemlerde üretilen taşınabilir bilgisayarların çoğunda Intel'in "Centrino Mobile" adlı teknolojisi bulunuyor ve bu sayede ek bir donanıma gerek kalmadan kablosuz ağlara bağlanılabiliyor.
Fakat benim emektar dizüstünde bu afilli özellik yok. Bu nedenle, teknik adı "PCMSCIA" olan bir kart aldım ve bilgisayarımın yan kısmındaki yuvaya yerleştirerek onu kablosuz ağa bağlanabilir kıldım. Masaüstü bilgisayarlar için de benzer bir donanım var. USB'den bağlanan veya kasanın içine yerleştirilen bu kartın dışta kalan kısmında sinyalleri alan bir anten bulunuyor. Evet, malzemelerimiz tamam. Şimdi evimizin şirin kablosuz ağını kurma aşamasına geçebiliriz.
İlk adım İnternet bağlantısını almak
Bağlantıyı kablosuz olarak dağıtabilen ADSL modeme telefon hattını yerleştiriyoruz. Elektriği de veriyoruz ve modemin ışıkları yanmaya başlıyor. Ben öncelikle kablolu bağlantıyla gitmeyi tercih ediyorum. Modemin kutusundan çıkan bağlantı kablosunu bilgisayarımın USB girişine takıyorum.
Modemi konfigüre etmek için ona ulaşmalıyım. Bunun için bir tarayıcı penceresi açıyorum. Adres satırına "192.168.254.254" yazıyorum ve modemin ayarlarını yapabileceğim sayfa açılıyor. Bu adres genellikle "192.168.1.1" şeklinde oluyor. Modemlerde bağlantıyı kurma şekli genellikle aynıdır. Çıkan ekrandaki yönlendirmeleri takip ederek öncelikle ADSL bağlantımı kurmam gerekiyor. Türk Telekom'un verdiği kullanıcı adı ve şifresini girdikten sonra modemdeki DSL ışığının yandığını görüyorum. Bu işlem çok basit ve hızlıdır.
Kablosuz bağlantıyı aktifleştirelim
Modem ayarları standart olarak kapalı geldiği için, yine modem ayarlarını yaptığımız sayfa içindeki "Ev Ağı" başlıklı bölüme girerek kablosuz İnternet seçeneğini aktif hale getirmem gerekiyor. Bu bölümde "Gelişmiş Ayarlar" sekmesine tıklayarak açılan pencereden "Yerel Kablosuz Ağ Konfigürasyonu" kısmına tıklıyorum.
Karşıma çıkan "Kablosuz sihirbazını başlat" seçeneğini işaretlediğimde klavuz bana ne yapmam gerektiğini gösteriyor. Bağlantıma bir isim veriyorum; kablosuz arayüzünü aktif hale getiren seçeneği işaretliyorum ve bağlantıyı paylaşacak bilgisayar sayısını seçiyorum. Artık kablolardan uzak bir İnternet hayatım olacağı için mutlu olmaya başlıyorum.
Tüm ayarları gözden geçirelim
Modemle bir işim kalmadı artık. Bu yüzden çalışma odasında bulunan ADSL modemimi yalnız bırakıp salona geçiyorum. Gözcucuyla Fashion TV'yi izlerken taşınabilir bilgisayarımla kanepede rahat bir pozisyon alıyoruz. Daha bağlantımız tamamlanmamış olsa da kablosuz genişbantın rehavetine kapılmaya başlıyorum. Utanmadan bir de kahve alıyorum yanıma. Bilgisayarımın masaüstünde bulunan "Ağ Ayarları" kısmına sağ tıklayıp "Özellikler"i seçtiğimde karşıma "Kablosuz Ağ Bağlantısı Ayarları" çıkıyor ve tereddüt etmeden üzerine gidiyorum. "İnternet İletişim Kuralları" sekmesinde bulunan IP ve DNS Sunucu adreslerinin otomatik seçili olduğundan emin oluyorum. Daha önce kurmuş olduğum Kablosuz Ağ Kartı (PCMCIA) bana bulunduğum her ortamda sürekli olarak kablosuz ağları tarama olanağı sunuyor.
Centrino özellikli bilgisayarlar da bu fonksiyon var. Araç çubuğundan veya Ağ Ayarları'ndaki ilgili yerden kablosuz apı arıyorum. Ama bulamıyorum. Tüm ayarları kontrol ediyorum. Yok yok yok. İbrahim Tatlıses'in "Ben nerde yanlış yaptım" şarkısını ağlamaklı biçimde söylemeye başlarken dank ediyor. Modemde yaptığım tüm değişikliklerin aktif hale gelmesi için modemi kapatıp tekrar açmam gerekiyordu. Bunu yapınca gerçek anlamda aktif hale geliyor kablosuz İnternet. Evet, şarkıyı da değiştiriyorum bu sırada.
Davetsiz misafirlere dikkat
Bu tantana sırasında kahvemin soğuduğunu fark ediyorum. Moralimi bozmuyorum çünkü benden iyisi yok. Hemen birilerine haber vermek istiyorum. Evine kablosuz ağ kurduğunda beni kıskançlık krizlerine sokan komşuma mesaj gönseriyorum ve test yapmayı öneriyorum. Modem ayarlarındaki kablosuz internet seçeneklerine girerek bir kullanıcılık kanal açıyorum. Uzun zamandır müzik arşivimde gözü olduğunu bildiğimden, ondaki DivX filmlerle takası öneriyorum. Evde kablosuz ağ sadece İnternet'in değil, ağa bağlı tüm bilgisayarlarla yüksek hızda bağlantının nimetlerini sunuyor. Hızlı biçimde dosyalarımızı takas ederken aklıma geliyor.
Davetsiz misafirlerimin ev ağıma sızmasını engellemek için yine modem ayarları bölümüne girerek kablosuz ağ ayarları kısmından "Şifreleme" özelliğini aktif hale getiriyorum. Bilgilerinizin güvenliği ve bağlantı performansınız için siz de 64 veya 128 bitlik şifreleme yapın mutlaka. Koltukta bacaklarımı uzatıp Fashion TV'deki 2005 ilkbahar-yaz kreasyonlarını izlerken diğer taraftan genişbant kablosuz İnternet'in benzersiz nimetlerinden faydalanıyorum. Ve bununla birlikte işe geç kaldığımı fark ediyorum. Konfor her zaman iyi bir şey değilmişi, bunu anlıyorum.
Önümüzdeki sayıda evdeki teknolojik eğlenceyi katlayacak keşiflere çıkacağız. Evimizin tüm odalarına video ve müzik paylaşımını birlikte kuracağız.