Yaklaşık 1 saat süren bugünkü duruşma sonrası bir açıklama yapan Süreyya Ayhan Kop ve Yücel Kop'un avukatı Günay Işık, Dünya Anti-Doping Ajansı'nın (WADA) Rumen yetkililerinin ifadelerinin bu sabah saat 10.00'da dosyaya intikal ettiğini belirterek, “Savunmamızı yapabilmek için ifadeleri incelememiz gerekiyordu. Ancak ifadeler dosyaya duruşmadan yarım saat önce ulaştı. İfadeleri inceleyemeyince savunmayı da hazırlayamadık. Bu nedenle mahkemeden ek bir süre talep ettik. Duruşma da 1 Şubat tarihine ertelendi” diye konuştu.
RUMEN WADA GÖREVLİLERİNİN SAVUNMASI
Kop çiftinin avukatı Günay Işık'ın, belgelerin yeni gelmesi nedeniyle erteleme talebinde bulunduğu duruşma, 1 Şubat Salı gününe bırakılırken, WADA görevlileri Mihacla Pana Vasilescu ve eşi Alexandru Vasilescu, Merkez Ceza Kurulu'na yolladıkları yazılı savunmalarında, önemli iddialarda bulundular.
Avukat Işık'ın hazırladığı soruları yanıtlayan Rumen görevliler, savunmalarında 2 önemli noktaya işaret ettiler.
Işık'ın, “Her 2 testte de (13 ve 25 Temmuz) sporcu sürekli gözetiminiz altında mıydı” şeklindeki sorusuna, kontrole eşiyle birlikte giden Mihacla Pana Vasilescu, “13 Temmuz'da kendisini yatak odasına kadar takip etmek istediğim ve engellendiğim ana kadar sporcu sürekli denetimim altındaydı. Sonra, Ayhan'ı görmedim. Karşımıza Ayhan gibi davranan farklı biri çıktı” diye yanıt verdi.
Rumen yetkililer, savunmalarında Ayhan Kop'un avukatının, ”Sporcudan toplama kabını alarak tuvalete dökmeniz resmi prosedür ve kurallara göre doğru mu?” sorusuna, şu yanıtı verdiler:
“25 Temmuz'daki son denemede, Ayhan'ın numune alımı sırasında orijinal kabı başka bir kapla değiştirmeye çalışırken gördüm. Bu, kesin ihlal anlamına geliyordu. Bana çöp tenekesinin arkasına gizlenen numuneyi vermeye çalıştı. Ben, gerçeğini almaya çalışırken beni itti ve kabı tuvalete boşalttı. Ben de tuvaleti terkettim. Kurallara uygun numune alamadım. Yeniden numune vermeleri gerekiyordu, ancak reddettiler.”
Rumen yetkililer ayrıca, kontroller sırasında herhangi bir dil sorunuyla karşılaşmadıklarını ve çevirmene ihtiyaç duymadıklarını savunmalarında belirttiler.