Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin ülke puanıyla YTL ve döviz cinsinden ”B+” olan notunun “BB-“ye yükseltilmesine ve “durağan” olan görünümünün “pozitif”e yükseltilmesine gerekçe olarak mali disiplinin sürdürüleceği beklentisinin güç kazanmasını gösterdi.
Uluslararası Para Fonu'yla (IMF) yeni stand-by anlaşmasının uygulamaya konulması yanında Ekim başında Avrupa Birliği'yle (AB) tam üyelik müzakerelerine başlanacak olması, “mali disiplinin güçlü şekilde sürdürüleceği beklentisini” destekleyen unsurlar olarak gösterildi.
Fitch'den yapılan açıklamada, Türkiye ile ilgili şu değerlendirmelere yer verildi:
“Hükümetin yapısal reformları ve mali konsolidasyona olan bağlılığı, son iki yıldır yakalanan makroekonomik performansın daha da etkinleşmesine yardımcı olacaktır. Bu da daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir büyümeyi kolaylaştıracaktır. Fakat bu konularda karşılaşılabilecek engeller karşısında hükümet daha güçlü kararlar almak zorunda kalacaktır.”
Açıklamada Kıbrıs sorununun AB müzakereleri yolunda karışıklığa neden olabileceği belirtilse de bu konuda hükümetin sorunların üstesinden geleceğinin altı çizildi.
BORÇLULUK ORANI DÜŞECEK
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin 2004'te yüzde 74 olan kamu borçlarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranının 2005 sonunda yüzde 70'e ineceğini öngördü.
Türkiye'nin enflasyonu yıl sonunda yüzde 9,3'e indirilmesi de övgüye değer bulunan Fitch açıklamasında, 2005 yılı için yüzde 8 olarak belirlenen enflasyon hedefi “iddialı, fakat ulaşılabilir” olarak nitelendirildi.
TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ZAYIFLIKLARI
Fitch, Türkiye ekonomisindeki zayıflıkları ise “global faiz oranlarındaki yükselişin borçlanma şartlarını zorlaştırabilmesi, Avrupa ülkelerine kıyasla borcun hala kısa vadelerle çevriliyor olması ve dış borçlanmadaki ağırlığın ani para çıkışı durumunda dövizi hareketlendirerek ödemeler dengesini tehdit etmesi” olarak sıralandı.
Fitch, 2005 yılında Türkiye'ye güçlü doğrudan yabancı sermaye girişinin yaşanacağını ve dövizle ilgili risklerin dalgalı kur uygulamasıyla dengeleneceğini bildirdi.