|
Ufuk SANDIK
Bir otomobilin görünüşünün sportif olması onun sporcu olmasını sağlamaz. 350Z, hem görünüşü hem de sürüş karakteriyle tam bir sporcu...
Otomobile önden, yandan, arkadan nereden bakarsanız bakın, sporcu olduğunu anlıyorsunuz. Ancak, gerçek sporcu ruhunu direksiyona geçince anlıyorsunuz.
Sınıfının en yüksek beygir ve tork gücüne sahip olan 350Z, hiç zorlanmadan yüksek hızlara ulaşabiliyor. 6 vitesli düz şanzıman, bir spor otomobile yakışır şekilde kısa aralıklara sahip.
Sert vites geçişleri ve sert süspansiyon sistemi, direksiyona oturunca bir spor otomobilde olduğunuzu hemen hissettiriyor. Hızlanınca sertleşen direksiyon da, sürücüsüne yolu hissettiriyor ve iyi tepki veriyor.
Sert virajlarda yol tutuşuyla dikkat çeken 350Z’in ağırlık dağılımı 47/53. Hızlı girdiğim virajlarda otomobil arkadan kayma eğilimi göstermesine rağmen, yol çizgisini kaybetmiyor. Bu anlarda bile yoldan çıkmıyor.
3.5 lt. V6 motorun sesi de muhteşem. Nissan’ın ses mühendisleri, spor otomobil tutkunlarını tatmin edecek bir motor sesi için oldukça uğraşmışlar. Özellikle alt devirlerde motorun sesi, yırtıcı bir hayvanın sesine benziyor.
350Z’in sesle ilgili bir başka özelliği de; Bose müzik sistemi ve buna bağlı olarak yer alan Audoipilot Noise Compensation sistemi... Bu sayede araç içinde müzik kalitesi en üst seviyeye çıkıyor. Aracın içinde kendinizi konser salonunda gibi hissediyorsunuz.
350Z, dikkat çekici bir otomobil. Parkta, yolda nerede olursanız olun, bütün bakışların sizin üzerinizde olduğunu farkediyorsunuz. Bu arada otomobilde çok kullanılan iki özellik var. Bunlardan biri fren pedalı diğeri ise flaşörler. Otomobili dizginlemek için ayağınız devamlı fren pedalında olmak zorunda. Ayrıca, yol istemek için de flaşörleri kullanmanız lazım. Çünkü, Nissan 350Z, yerinde duramayan yaramaz bir çocuk gibi... Onu sakinleştirmek için sürekli dikkatli olmak gerekiyor. |