10/01/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 11:20
10.01.2005
Çelik'ten İLKSAN açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) davasında trilyonluk avukat ücreti alan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan lehine yasal değişiklik yapıldığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi. Çelik, "Avukatlık Yasası'nda yapılan değişiklik 57 bin avukatı ilgilendirdiğinden, belli bir kişinin ya da grubun menfaatinin gözetildiği kabul edilemez" dedi.

Çelik, CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, Avukatlık Yasası'nda yapılan değişikliğe ilişkin şu bilgiyi verdi: “Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri; 'Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre, ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde 10'u ile yüzde 20'si arasındaki bir miktar, avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır' şeklinde değiştirilmiş, aynı kanunun 7. maddesiyle de Avukatlık Kanunu'na, 'Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır' hükmünü içeren geçici 21 inci madde eklenmiştir.”

Anılan değişiklikten önce de avukatlık ücretinin hiç kararlaştırılmamış olduğu haller dışında ücret uyuşmazlıklarının Baro
Hakem Kurulu'nda dava konusu yapılabildiğini belirten Çelik,  bu
hükmün yeni bir durum ortaya koymadığını ifade ederek, “Uygulamada var olan bir hususun kanun metnine dahil edilmesi niteliğindedir” dedi.

Hüseyin Çelik, değişiklikten önce, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ücret uyuşmazlığını çözmekle görevli merciin, avukatlık ücretini ücret uyuşmazlığı tarihindeki dava değeri üzerinden belirlerken, yapılan değişiklikle avukatlık ücretinin ilamın kesinleştiği tarihteki dava değerine göre belirlenmesinin hüküm altına alındığını vurguladı.

Çelik, “Avukatlarla müvekkilleri arasındaki ücret uyuşmazlığının genellikle üstlenilen işin tamamlanmasından ve takip edilen davaya ait ilamın kesinleşmesinden sonra ortaya çıktığı göz önüne alındığında, yapılan değişikliğin kesin olarak avukatların lehine bir sonuç doğurduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta ücret uyuşmazlığının hükmün kesinleşmesinden çok sonra dava konusu yapılması halinde, değişiklikten önceki hükme göre uyuşmazlık tarihindeki dava değeri esas alınacağı için yapılan değişiklik avukatın aleyhine sonuç doğuracaktır” görüşünü ifade etti.

Öte yandan, kural olarak, kanunların yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren, ilgili oldukları olaylar hakkında derhal uygulandığını ifade eden Çelik, dolayısıyla yapılan değişikliğin devam eden davalarda da geçerli olmasına ilişkin hükmün yürürlükteki yasaya paralel bir düzenleme olduğunu kaydetti. Çelik, özetle şöyle dedi: “Açıklanan nedenlerle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164'üncü maddesinde 5043 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin kesin olarak avukatlar lehine sonuç doğurduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, lehe sonuç doğurduğu kabul edilse dahi ücret uyuşmazlığının çözümünde esas alınacak olan 'ücret uyuşmazlığı tarihi' ile 'ilamın kesinleştiği tarihin' birbirine yakın tarihler olduğu, dolayısıyla belirlenecek ücreti çok fazla değiştirmediği; diğer yandan yapılan yasal düzenlemenin halen Türkiye genelinde faaliyette bulunan yaklaşık 57.000 avukatı ilgilendirdiği, belli bir kişinin ya da gurubun menfaatlerinin gözetildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir.”

İLKSAN Davası'nda avukatlık ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle 20 trilyon liralık vekalet ücreti alacağı davası açan AK Parti'li Yılmazcan, 2 trilyon 523 milyar 375 milyon 600 bin lirayı 6 yıllık yasal faiziyle birlikte almaya hak kazanmıştı.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com