|
O orada; ama biz onu hiç görmedik. Arka bahçe duvarının öte yanında, yeşil alanda. Her akşam onun da yemeği özenle hazırlanıyor, duvardan arka tarafa sarkıtılıyor, o gelip karnını doyuruyor ve gidiyor.
Köpek mi, kedi mi, tilki mi, başka bir yaratık mı, bilmiyoruz.
Bu yüzden adı; Muhtemel...
Onun ne olduğunu görmek için soğuk gecelerde yemeğini oraya sarkıtıp bekledim. Arada bir aniden kafamı uzatıp baktım, yemek duruyor. Tekrar gizlenip gözlerimi iyice açıp ansızın kafamı yeniden uzattım, yemek yine duruyor.
Üç, beş, on...
Sonra yine... Bir anda yemek yok oluyor; ama orada kimse de yok.
Bu sefer kafamı daha hızlı hızlı uzatıp çekmeye başladım. Kafamı çekip yeniden uzattığım zaman dilimlerinden birisinde geliyor, yemeğini sağa-sola saçmadan yiyor ve yok oluyor.
*
Andree ‘Belki de kuştur’ diyor.
Birincisi kuş kemik yemez, ikincisi gece dolaşmaz, üç kar yağdığı gün bıraktığı ayak izi yürüyen bir hayvanın...
Eve gelen misafirlere Muhtemel’i anlatıyoruz. Onlar bunun Sadettin Teksoy’luk bir konu olduğunu, mavi bir ışık da görüp görmediğimizi soruyorlar.
‘Hayır, muhtemelen sahipsiz ve korkmuş köpektir’ diyoruz.
Muhterem karım onun çok masum olduğunu, yemeğini dağıtmayacak kadar düzenli, sessiz ve saygılı davrandığını uzun uzun anlatıyor.
Sonra bana ‘Nasıl yapıyor, misafirlerimize bir göster’ diyor.
(.....)
Evde Muhtemel’in bir tası, bir tenceresi, birçok torbası, bir dizi kabı oldu.
Bir tek kendisi ortada yok.
Muhterem karım, Muhtemel’in soğuk havalarda aslında üşüdüğünü (Bu yeşil alana bir yerleşim yeri yapmak, içini battaniye ve yastıklarla doldurmak demektir) en kısa zamanda aşı ve vitamin iğnelerinin yapılması gerektiğini söylüyor.
Ben ‘Ya tavşansa?..’ diye itiraz ediyorum.
*
İlk kez ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyi seviyoruz.
Olsun...
Orada duvarın öte yanında bir can var. Muhtemelen dört ayak, bir çift göz, korkuyu yoklayan bir burun, endişe içinde bir yürek.
Ona yardım etmek, kışın acımasız gecelerinde karnını doyurmak, nasıl bir şey olursa olsun bir canlının yaşamasına katkıda bulunmak...
Bir muhtemeli sevmek...
Hoş bir şey. |