08/01/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
08.01.2005
Beyaz yakalı sanatçıların gömleği
 

Sibel ARNA

Yalnız beyaz gömlek üreterek marka olunabilir mi? Bilsar Tekstil 13 yıl önce bu soruyla yola çıktı. Ve Bil’s bugün dünyanın ilk ve tek beyaz gömlek markası haline geldi.

Daha önce Ece Ege, Ümit Ünal, Yeşim Chambrey, Ufuk Arkun, Hakan Yıldırım gibi ünlü Türk modacılarının tasarımlarına koleksiyonlarında yer veren Bil’s, 2004-2005 sonbahar-kış koleksiyonunu İtalyan Davide Terrano ve İsviçre’de yaşayan Ekin Senan’a emanet etti. Peki Bil’s imzalı beyaz gömlekleri kim giyiyor? Marka sorumluları bu soruyu herkes diye cevaplamıyor. Müşteriler arasında mimarlar, tasarımcılar ve sanatçılar yoğunlukta. Mağazalar bu insanlar için kültürel buluşma yeri haline geldi. Nişantaşı Bostan sokaktaki Bil’s Mağazası’nda bir taraftan gömlek alıyor bir yandan kahve içip zor bulunan tasarım, moda ve sanat dergilerini okuyor, son çıkan DVD’lerden haberdar oluyorlar.

DAVIDE TERRANO

Bu iş bir de siyahla olur

İtalyan tasarımcı Davide Terranno, dünyanın dört bir yanında önemli markalara, 20 yıldır gömlek tasarımı yapan bir isim. Çalıştığı markalar arasında C.I.T da var. Senede iki milyon gömlek üreten C.T.I üretimlerinin yüzde doksanını Armani’ye veriyor. Cavalco isimli büyük bir İsviçre firması için de tasarım yapan Terrano, Bilsar Tekstil’in patronu Salman Bilal’la 1994’te Fransa’daki Premiere Visione kumaş fuarında tanıştı: ‘Salman Bey çizgilerimi beğendi ve o zamanlar üretim yaptıkları Beymen Business markası için tasarım yapmamı istedi. Böylece Türkiye serüvenim başlamış oldu.’

Davide Terrano beyaz gömlek tasarlamaktan tuhaf bir zevk alıyor. Elindeki materyalin sınırlı olması ona kendisiyle rekabet hissini veriyor. ‘Tasarladığım beyaz gömlekler birbirinden çok farklı değil. Bir gömleği diğerinden çok ince detaylar ayırıyor. Bu iş bir de siyahla yapılabilir.’

Türk erkeğinin beyaz gömleğe garip bir tutkusu olduğunu söyleyen Terrano ‘Bir de Almanlar sizin gibi. İtalyanlar olabildiğince renkli giyinmeye çalışırlar’ diyor.

Tasarımcı bu sezon için 25 ayrı model tasarlamış.

Kumaşlar lüks, detaylar özel, yakalar yumuşak

Bil’s gömleklerinde çift bükümlü denilen çok lüks kumaşlar kullanıyor. Dikişler özel, yakalar yumuşak. Koleksiyonun yüzde yetmişi takım elbiseyle giyilebiliyor. Kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı tasarımlar var. Ama her iki cinsin de giyebileceği ortak modeller de mevcut.

EKİN SENAN

Beyazla çalışmak insanı kısıtlıyor ama kısıtlanmak, büyük bir potansiyel yaratıyor

İsviçre Zürih’te yaşayan Ekin Senan (27) lise öğrenimini biçki-dikiş ve terzilik eğitimleri aldığı meslek okullarında tamamladı, Zürih Yüksek Sanat Okulu ve Zürih Tekstil Fakültesi’nde resim, fotoğraf ve modelistlik eğitimi aldı.

Kurduğu atölyede ürettiği koleksiyonlarla iki kere defile de yapan Senan, gelecekte kendi kumaşlarını üretmeyi umut ediyor. Eski dokuma ve baskı tekniklerini kullanarak yeni sentezlere ulaşmaya çalışıyor, tasarım yaparken doğadan yansıyanlardan, eşyaların ayrıntılarından ve rüyalarından ilham alıyor. Ekin Senan Bil’s için gömlek tasarlamayı neden kabul ettiğini şöyle anlatıyor: ‘Gömlek tasarımı, benim için yeni ve kendimi geliştirebileceğim bir alan, ayrıca Bil’s’in işlerini profesyonel buluyorum. Beyazla çalışmak belirli bir kısıtlama getiriyor, ama bu aynı zamanda büyük bir özgürlüğe dönüşebiliyor. İnsan kendini kısıtladığı an, yaptığı işten daha büyük bir potansiyel yaratabiliyor.’

Kış sezonu için 9 model tasarlayan Ekin Hanım gömleğin çok klasik, çok fonksiyonel bir giyim nesnesi olduğunu düşünüyor. ‘Gömlek formunun uzun bir geçmişi var, bazı kuralları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bir tasarımcı olarak ben görsellik ve fonksiyon arasında denge kurmaya çalışıyorum. Bu bana sonsuz zevkli, heyecan verici bir oyun gibi geliyor.’

Mağazada takı, kol düğmesi, çanta gibi aksesuvarlar da var


Bil’s’in Nişantaşı’ndaki mağazası yenilendi. 11 Aralık’ta yeni dekorasyonuyla hizmete giren mağazara Bil’s gömleklerin dışında Agatha (toka ve takı), Ayça Sytmen (takı), Lollipops (çanta), Dyberg Kern (aksesuvar), Elisabeth Parker (kol düğmesi), Simon Carter (kol düğmesi), MH Way (çanta), Patrick Cox (cüzdan ve anahtarlık), Tateossian (gömlek) satılıyor. Yani Bil’s’e gidip eliniz boş çıkmanız pek mümkün değil.


Mimar, çocukken giydiği, babasının bol gelen gömleğinden ressam, tuvale düşen mürekkep lekesinden esinlendi

Bil’s koleksiyonu Davide Terano ve Ekin Senan tasarımı gömleklerle sınırlı değil. İki yıldır moda tasarımcısı olmayan kişiler de marka için tasarım yapıyorlar. Geçen yıl Bülent Erkmen ve Ayça Sytmen yaratıcılıklarını sergilemişlerdi. Bu yılın konuk tasarımcıları mimar Mahmut Anlar ve ressam Leyla Gediz.

Leyla Gediz’in tasarladığı beyaz gömleğin üzerinde mürekkep lekesi var. Ressam, beyaz gömlekte kaza eseri meydana gelen lekeyi, tuvale ait bilinçli leke (motif, bütünleyici eleman) kavramıyla yücelterek, cazip bir aksesuvara dönüştürmüş. Yaş boyanın, fazla geldiği yerde sicimler halinde yerçekimine teslim olmasından esinlenmiş, resme özgü kaza-kontrol mekanizmasını tasarımına aktarmış.

Son olarak The Marmara Pera Oteli, Buzada, Wan-na ve Trio Hillside projelerini gerçekleştiren mimar Mahmut Anlar’ın Bil’s için tasarladığı gömlek tek kelimeyle kocaman. Anlar gömleğini şöyle anlatıyor: ‘Kolları kıvrılmış, blue jean üstünde, içine beyaz bir t-shirt’le, büyük yakaları ve geniş manşetleriyle, belki daha özgür, daha neşeli, daha masum, daha çocuksu (ama aynı zamanda, yalnızca çorapla giyildiğinde kadınlar için en seksi) ve enerjisi yüksek bir ruh hali hayal ettim. Beyaz gömlek denince; en düz, en sade, abartıdan en uzak, gizli detaylarla yakalanmış bir şıklık aklıma geliyor. Bir de 14-15 yaşlarında babamın bana kocaman gelen gömlekleri. Sanırım onları tekrar giymeyi çok istedim. Beyaz gömlek için tasarımı zorlamaktansa, hayatımın en güzel dönemlerini canlandırmak geldi içimden.’

Anlar, gömleğini bize anlattıktan birkaç gün sonra babasını kaybetti. Aslında gömleği giyip poz verecekti ama tahmin edersiniz ki acısı çok büyük.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com