|
Acapulco’nun Işıkları
Oktay Sönmez Dünya Kitapları
Eski uzun yol kaptanlarından Oktay Sönmez çocukluğunda başlayan deniz tutkusunu yaşamı boyunca sürdürmüş biri. Halen de denizcilikle ilgili işler yapıyor ve yazı çalışmalarını sürdürüyor. Acapulco’nun Işıkları’na dizi başlığı olarak her ne kadar anı-roman dense de anı yönünün ağır bastığını söylemek yanlış olmaz. Sönmez’in çocukluğu, denizcilik okumak için İstanbul’a gelişi ve uzun yıllar tanıdığı ilginç denizci portrelerini anlattığı bölümlerden oluşuyor kitap. Denizciler her zaman bir merak uyandırır insanda. Macera adamlarıdır, ya da biz öyle sanırız. Oysa maceradan çok ekmek parasının peşindedir çoğu. İşte onların ilginç yaşamlarını ve renkli portrelerini anlatıyor Oktay Sönmez kitabında. Ereğlili Memed, Şarapçı Sabri, Cideli Mustafa... Zeyyat Selimoğlu’ndan sonra bu kez Oktay Sönmez’in kaleminden tekrar onları okumak büyük bir zevk.
Erol Güney’in Ke(n)disi
Haluk Oral-M. Şeref Özsoy YKY
Erol Güney’in kim olduğunu anlatmadan önce kitabın adındaki şu ‘ke(n)disi’ kelimesini bir açıklayayım. Erol Güney, Tercüme Bürosu’nda beraber çalıştığı Orhan Veli’nin en yakın arkadaşlarından biri. Orhan Veli bir şiirine şöyle bir başlık koyar: ‘Erol Güney’in kedisinin bahar mevsiminde ve toplum meseleleri karşısında takındığı tavrı anlatır şiirdir.’ Erol Güney’in kedisiyle ilgili başka bir şiiri daha var Orhan Veli’nin. Yani kitabın adındaki kelimenin iki anlamından biri olan kedi buradan geliyor. ‘Kendisi’ne gelince. 1914’te Odessa bir Yahudi ailenin çocuğu olarak doğmuş ve 1920’de İstanbul’a göç etmiş. Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında kurulan Tercüme Bürosu’nda çalışmış ve pek çok klasik eseri dilimize kazandırmış bir isim. Erol Güney 1955’te vatandaşlıktan çıkartıldıktan sonra da İsrail’e yerleşmiş. Kitap onun anlattıklarından yola çıkılarak hazırlanmış. Türk edebiyatının önde gelen pek çok ismiyle yakın ilişkide bulunmuş birinin anıları gerçekten ilginç. Mesela ilk yapılan Mavi Yolculuk’un yolcularından biri ve Tercüme Bürosu’nda çalışanların son temsilcisi. Bu iki başlık bile yaşamını yeterince ilginç kılmaz mı? |