Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Antropoloji Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Ayla Sevim, Mersin'in Erdemli ilçesindeki tarihi Kız Kalesi'de başlatılan restorasyon çalışmaları sırasında bulunan insan iskeletlerinden 8'ini inceledi.
Prof. Dr. Sevim, yaklaşık 8 ay süren çalışmalar sonrasında ulaştıkları bilgileri, anabilim dalında verdiği seminerle açıkladı.
Sevim, kaleden çıkarılan 22 insan iskeletinin 8'ini incelediklerini, bunların 3'ünün 30-50 yaşlarında kadın, 4'ünün orta erişkin yaşlarda erkek ve 1'inin ise 2.5 yaşında bir bebeğe ait olduğunun belirlendiğini bildirdi.
Bulunan iskeletlerden, kadınların ortalama 1.60, erkeklerin ise ortalama 1.75 boyunda olduğunun tespit edildiğini ifade eden Sevim, iskeletler arasında kadın ve çocukların olması nedeniyle bu gruba savaşçı denemeyeceğini, bu kişilerin esirler olabileceğini söyledi.
Sevim, iskeletlerden genç olanlarda bile kemik rahatsızlıklarına rastlandığını, bir iskelette bel fıtığı, birinde romatizma ve enfeksiyon, kaburgalarda eğrilik, bir iskelette kemiklerinde iltihap görüldüğünü anlattı.
İskeletlerin, dişlerinin de incelendiğini, ilk bulunduğunda dişlerde bulunan kesiler nedeniyle bu iskeletlerin Mayalar'a ait olabileceğinin düşünüldüğünü kaydeden Sevim, “Ancak Mayalar'a ait bir başka bulgu yok. Eski uygarlıkların birçoğunda, bazı inanışlar nedeniyle dişlerde kesi, süs, boncuk gibi özelliklere rastlıyoruz” dedi.
İskeletlerin Mayalar'a ait olduğunu düşünmediğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim, iskeletlerin yanında bulunan malzemelerden Bizans dönemine ait olabileceğinin düşünüldüğünü kaydetti.
RAHİBE TERESA KOLYELERİ
Sevim, iskeletlerin yanında Rahibe Terasa'ya ait kolyelerin bulunduğunu, bu nedenle bu kişilerin Hıristiyan olduğunun düşünüldüğünü belirterek, iskeletlerin 80-100 yıllık olduğunu bildirdi.
İskeletlerde görülen birçok özelliğe daha önce Anadolu'da hiç rastlamadığına işaret eden Sevim, “Örneğin diş kesme adeti neolitik dönemde, 8-10 bin yıl öncesinden başlayarak çeşitli toplumlarda gözlenmiş. Ama Anadolu toplumlarında şimdiye kadar hiç böyle bir adetle karşılaşmadık” dedi.
Prof. Dr. Sevim, iskeletlerle ilgili soru işaretlerinin ortadan kaldırılabilmesi için çıkarılan tüm iskeletlerin incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kazı çalışmaları devam edecek. Biz İstanbul'daki diğer iskeletleri de incelemek için gerekli yazıları yazdık” dedi.
İskeletlere DNA analizi de yapılması gerektiğini kaydeden Sevim, bunun için de maddi sıkıntıların aşılması gerektiğini ve ilgili yerlerden destek beklediklerini ifade etti.