|
Alper YOLDAŞ
Emniyet kemeri ve havayastığı başta olmak üzere otomotiv güvenlik sistemleri tedarikçisi İsveç-ABD ortaklığı Autoliv’in CEO’su Lars Westerberg, yakın bir gelecekte otomobillerde bulunan bilgisayarların çarpışmayı önceden algılayacağını, trafik kazalarında yaya ölümlerinin ise özel havayastıkları sayesinde azalacağını belirtiyor.
Autoliv’in Türkiye’deki 20’nci yılı için İstanbul’da bulunan Lars Westerberg ile Türkiye’deki yatırım planları ve araçlardaki güvenlik teknolojilerinin geleceği üzerine konuştuk.
Autoliv hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Autoliv, emniyet kemerinin ilk kez 1952 yılında icat edildiği İsveç’te kuruldu. Bu tarihten sonra emniyet kemeri üretimi ve kullanımı İsveç’ten bütün Avrupa’ya yayıldı ve bu donanım bütün taşıtlarda standart hale geldi. 1990’ların başında ise ABD’de havayastığı üretimi başladı. Bu dönemde ABD’de havayastığı üreten firmalar büyük gelişme gösterirken, Avrupa’da yalnız emniyet kemeri üreticileri bulunuyordu. 1997’de Avrupa olarak ABD ile bu konudaki açığı kapattık. Bugün ise Autoliv olarak emniyet kemeri ve havayastığı üretiminde dünyada birinci sıradayız. Yılda 6 milyar dolarlık cirosu, yüzde 30’un üzerindeki pazar payı ve 40 bini aşkın çalışanıyla Autoliv, dünyanın en büyük taşıt güvenlik donanımları tedarikçisidir. Bizim işimizde mühendislik önemli bir gider oluşturuyor. Gelirlerimizin yüzde 7’lik kısmını mühendisliğe harcıyoruz. Bu miktar IBM’nin bu konuda yaptığı harcamalara yakın bir rakam. Bizim bu kadar hızlı büyümemizin asıl nedeni de burada yatıyor.
Autoliv’in Türkiye’deki faaliyetlerinden bahseder misiniz?
Autoliv Cankor olarak faaliyet gösterdiğimiz Türkiye’de 20’nci yılımızı kutluyoruz. 1984 yılında lisans anlaşmasıyla başlayan Autoliv ve Cankor ilişkisi 1994’te ortaklığa dönüştü. 1999 yılında da Autoliv bu şirketteki sermaye payını yüzde 100’e çıkardı. Bugün ise Autoliv Cankor 134 milyon Euro ciro yapan bir şirket haline geldi. Gebze’deki fabrikamız iç pazarda başta Oyak Renault, Ford Otosan, Toyota, Tofaş ve Hyundai olmak üzere birçok firmaya emniyet kemeri, havayastığı ve direksiyon simidi üretiyor. 2004 yılında başta Avrupa olmak üzere Çin, Brezilya, Arjantin ve İran gibi ülkelere 74 milyon Euro’luk ihracat gerçekleştirdik. İç pazarda ise 60 milyon Euro ciro ve yüzde 65 pazar payına ulaşmayı başardık.
Yakın bir gelecekte araçlardaki güvenlik önlemleri konusunda nasıl gelişmeler olmasını bekliyorsunuz?
Emniyet kemeri 50 yaşında olmasına rağmen hálá gelişmeye açık bir güvenlik unsuru. Gelecekte de emniyet kemeri ve havayastığı pasif güvenlik önlemleri arasında yer almaya devam edecek, ama havayastığı mekanizmaları şimdiki gibi olmayacak. Emniyet kemerleri de daha güvenli olacak. Araçta bulunan sensörler sayesinde bilgisayar sistemi bir çarpışma olacağını önceden algılayacak ve emniyet kemeri kendiliğinden gergin duruma gelecek. Yan havayastıkları ve yan perdeler daha önemli hale gelirken, standart donanımlar arasında yer alacak. Araç devrildiğinde perdeler sürücü ve yolcuların araçtan fırlamasın önleyecek, çünkü araçtan fırladığınızda ölmeniz neredeyse kesindir. Yakın bir gelecekte araçlarda daha fazla yan havayastığı ve perde bulunurken, daha yumuşak iç mekan malzemeleri kullanılacak. Sürücüye yardımcı olan elektronik aktif güvenlik sistemlerin işlevleri artacak. Örneğin, Elektronik Denge Kontrol (ESP) sistemi araç kontrolden çıktığında aracı dengelerken, emniyet kemeri de gergin ve sıkı bir hale gelecek. Böylece, yolcu ve sürücülerin araç içinde savrulmaları önlenecek. Aracın kontrolü tekrar sağlandığında ise emniyet kemeri normal moda geri dönecek. Gelecekte sürücüyü ve yolcuları koruyan bu tip sistemlerin kullanımı daha da yaygınlaşacak.
Autoliv olarak piyasaya sunmayı düşündüğünüz yeni güvenlik sistemleri var mı?
Önümüzdeki yıl (2005) kızıl ötesi bir gece görüş sistemini piyasaya sunacağız. Bu sayede sürücüler farların göstermediği noktaları karanlıkta rahatça görebilecek ve önlerinde ne bulunduğunu bilecekler. Kızıl ötesi, gelecek yıl ilk olarak Cadillac marka otomobillerde kullanılacak. Cadillac satın alanların yaş ortalamasının 62 olduğu düşünüldüğünde, bu sistemin ne kadar gerekli olduğu anlaşılıyor. O yaşta bir sürücü için aracında gece görüşü sisteminin bulunması bir lüks olmaktan çıkıyor. Özellikle, sürücülerin zorlu kış aylarında yayaları veya bisiklete binenleri görmeler açısından çok faydalı. Bildiğim kadarıyla Honda da kızıl ötesi sistemi araçlarında kullanmayı planlıyor.
Yayalar için havayastığı
Son yıllarda yayaların güvenliği konusu özellikle AB’de büyük önem kazanıyor. Bu doğrultuda yaya güvenliğinde nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?
Kaza anında yayaların yaralanmasını veya hayatını kaybetmesini önleyecek bir havayastığı sistemi araçların ön bölümünde uygulanabilir. Yayalar konusunda Avrupa Birliği yeni bir uyulama başlatmaya hazırlanıyor. Kaza anında en büyük tehlike yayanın kafasından darbe almasıdır. AB de bundan yola çıkarak otomotiv üreticilerinden çarpışma anında darbenin şiddetinin azalması için kaput ile motor bloğu arasındaki mesafenin yeterince uzun olmasını talep ediyor. Bugün birçok firma da zaten bu konuyu göz önünde bulunduruyor.
Yılda 10 milyon emniyet kemeri üretiyoruz
Türkiye’nin Autoliv için önemi nedir? Türkiye’de yeni yatırım düşünüyor musunuz?
Dünyadaki emniyet kemeri üretimimizin yüzde 10’unu Türkiye’de gerçekleştiriyoruz. Avrupa’daki en büyük üretim merkezlerimizden biri olan Gebze’deki fabrikamızda yılda 10 milyon adet emniyet kemeri, bir milyon adetin üzerinde havayastığı ve yarım milyona ulaşan direksiyon simidi üretiyoruz. Türkiye’deki operasyonumuza şimdiye kadar 25 milyon Euro yatırım yaptık, 5 milyon Euro daha harcayarak üretim kapasitemizi daha da artıracağız. Çok kısa bir sürede ihracatla büyüdüğümüz Türkiye’ye güveniyoruz. Bizim için öncelikli olan da Türkiye’den Batı Avrupa’ya ihracat yaparak daha da büyümek. Almanya, İngiltere, Fransa ve İsveç’teki merkezlerin üretimleri düşerken, Polonya, Macaristan, Romanya ve Türkiye ise gözde ülkeler olarak yükselişe geçtiler. Çünkü, Türkiye’de aynı kalitede ürettiğiniz malı daha pahalıya Almanya’da üretmeniz anlamlı ve ekonomik değil. |