|
Halil Aksu/haksu@hurriyet.com.tr
Birkaç hafta önce Ankara’da çok akıllı ve sempatik bir kişiyle tanıştım. Bu sıra dışı bir şey değil, oldukça sık başıma gelen bir hadisedir. Her neyse, mevzu bu değil.
Bu satırları okursa, o muhterem kişi muhtemelen kendini tanıyacaktır. Yeni başlamış arkadaşlığımıza ve onun hoş görüsüne sığınarak bana yapmış olduğu bir benzetmeyi burada sizlere aktarmak istiyorum.
Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve aslında bundan önceki pek çoğu da ülkenin ana vizyonu ve en stratejik hedefi olarak AB üyeliğini göstermiştir. Bu ayki e.yaşam ay sonu yayınlanacak ve bu satırları şu an 20 Aralık günü kaleme alıyorum. Yani 17 Aralık geçti, hükümetimiz Brüksel’den geri döndü, büyük zaferle birlikte ülkemize büyük ümitler ve yeni bir açılım getirdiler. Bu esnada bir gelişme oldu.
Hükümetin vitrininde aylardır, yıllardır teşhir edilen ve her türlü gündemi bastıran konu AB üyeliği ve daha doğrusu tam üyelik için müzakerelere başlangıç tarihi almak. Bu işi becerdiler. İyisiyle kötüsüyle bu adım atıldı.
Bu adımın ardından gelen gelişme ise şudur: Hükümetin vitrini boşaldı. Vitrindeki AB pankartı indi. Bundan sonrası teknik adımlar, elbette işin başındayız, ama en önemli adım atılmış oldu.
Peki, hükümet bundan sonra vitrine acaba ne koyacak? Boşalan vitrine, yani hükümetin en stratejik hedefi, ülkemizin bundan sonraki vizyonu nedir? Acaba Türkiye’nin e.dönüşümü olabilir mi? Hep birlikte göreceğiz.
zor günler geliyor
Bugüne kadar yaptığı gibi veya bildiği gibi işleri aynı şekilde devam ederse, ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Bugünden tezi yok, BT yöneticileri kendilerini değiştirmek ve geliştirmek zorundadır. BT’nin mutfağından ayrılıp, güverteye çıkmaları hatta kaptan köşküne çıkmaları lazım. Yani, başlarını günlük işlerden kaldırmalılar ve biraz daha stratejik konularla ilgilenmeliler, üst yönetimle yakın temasa geçmeliler ve çalıştıkları kurum veya kuruluşlar için teknolojik liderlik yapmalılar.
Söylemesi kolay, yapması zor diye düşünebilirsiniz. Haklısınız, o yüzden zaten başlık olarak zor günlerin geleceğini beklediğini yazdım. Ama zor işlerin üstesinden gelenler ve zor günleri yönetmesini becerenler genelde başarılı olanlar veya olacaklardır. |