Belirlediği “hayır”larla kendi açısından müzakerelerin çerçevesini tespit eden Papadopulos, Kıbrıs sorununun çözümünün, Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlayacağı tarih olan 3 Ekim 2005'e bağlanmasını reddediyor. New York'ta yapıldığı gibi hakemliği kabul etmiyor ve çözüm üzerinde uzlaşmadan yeni referanduma da karşı çıkıyor.
Rum gazetelerinin, “Tasos'un Dört Hayırı”, “Hayırda Uzlaştılar” ve “Tasos'tan Çözümsüzlük Reçetesi” başlıklarıyla aktardığı haberlere göre, Papadopulos, yeniden başlaması gündemde olan Kıbrıs müzakerelerine ilişkin taleplerini “4 hayır”la belirledi.
AB zirvesi hakkında Ulusal Konsey üyelerine bilgi veren ve Rum gazetelerine göre, “16 Aralık gecesi yaşadığı korku filmini” uzun uzun anlatan Papadopulos, Ulusal Konseye, Rum tarafının ısrar etmesi gereken 4 noktayı iletti.
Rum gazetelerine göre, Papadopulos, konsey üyelerini bilgilendirdikten sonra, Rum tarafının ısrar etmesi ve özellikle caymaması gereken 4 noktayı şöyle açıkladı:
Hakemliği kabul etmem söz konusu değil,
Takvim kabul etmem söz konusu değil,
Kıbrıs sorununun Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlama tarihine bağlanmasını kabul etmem söz konusu değil,
Üzerinde anlaşma sağlanmamış bir çözümü referanduma götürmeyi kabul etmem söz konusu değil.”
"VETO KULLANSAYDIK, TÜRKİYE'YE İŞGAL POLİTİKASINI
SÜRDÜRME BAHANESİNİ VERECEKTİK"
Tasos Papadopulos, “AB zirvesinde veto kullanmanın Türkiye'ye Kıbrıs'ta işgal politikasını sürdürmesi için bahane vermek anlamına geleceğini” söyledi.
Atina'da yayımlanan haftalık ekonomi ve siyasi İmerisia gazetesine demeç veren Papadopulos, AB zirvesi ve Kıbrıs sorununa çözüm getirilmesi konularına değindi.
Hedefin AB aracılığıyla adada işler ve kalıcı bir çözüm bulunması olduğunu savunan Papadopulos, “Vetonun buna yardımcı olmayacağını, ancak Türkiye'nin AB ile Kıbrıs'a (Rum kesimi) karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye mecbur olması için veto kullanma hakkının ellerinde bulunmaya devam ettiğini” söyledi.
"ANNAN PLANI BU HALİYLE HALKIN ÖNÜNE GELEMEZ"
Annan planının mevcut haliyle Rum halkının önüne getirilmesinin söz konusu olmadığını kaydeden Papadopulos, “Temel hedefimiz tarafların onayına sunulmadan önce, başkaları tarafından empoze edilmemiş, ancak önceden üzerinde anlaşmaya varılmış bir çözüm bulmaktır” dedi.
"EVET-HAYIR"
Rum lider, Kıbrıs meselesinin çözümü için yeni müzakerelere katılıp katılmayacağı yönündeki soruya ise buna “bir evet veya hayır” ile yanıt verilmesi için erken olduğunu, çünkü bunun gündem, süreç, esaslı müzakere çerçevesi ve olanaklarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.
Papadopulos, “Kıbrıs meselesinin çözümünün şu ana kadar BM çerçevesinde arandığını, ancak bu aşamada AB'nin rolünün ne olacağı” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“AB Komisyonu'nun hukuk bölümü, Annan planının AB müktesebatı ile uyuşmadığı görüşündedir. Her durumda Avrupa gelişmelere ilgisiz kalamaz. Zaten Yunanistan, Kıbrıs (Rum) ve İngiltere AB üyesidirler, Türkiye de artık eşikte bulunmaktadır.”
BEYAZ SARAY
Kıbrıs'ta yeni bir müzakere süreci başlaması halinde güvenlik ve iç anayasal düzen konularının büyük önem taşıyacağını belirten Papadopulos, bunların yanı sıra karar alma mekanizmasında siyasi eşitlik ve para politikası konularının önemli olduğunu vurguladı.
“Beyaz Saray'ın Annan planının geçerliliğini koruduğu” şeklindeki tezini de yorumlayan Papadopulos, “Bu ABD'nin kesin tezidir ve zaman zaman ısrarla dile getirilmektedir. Belki de yazar sendromundan etkileniyorlar, çünkü yüksek düzeyde hükümet yetkilileri bu planın şekillenmesinde katkıda bulundular” dedi.