|
Bayram AYDIN - Evren ALANLI
‘Bir ara eleştiri yağmuru altında yapayalnız kaldım. Sportif tenkitlere açığım ama, bazı yapılanlar kişiliğimi zedeledi. Futbol açısından sorun yok ama, bu basın ile bitip gideceğim.’
FENERBAHÇE Teknik Direktörü Christoph Daum, dün yaptığı basın toplantısında hem ilk yarıyı değerlendirdi, hem de ilginç mesajlar vererek yeni bir gündem yarattı. Medyayı suçladığı konuşmasında, ‘Bir ara eleştiri yağmuru altında yapayalnız kaldım. Lyon ile yaptığımız ikinci maçtan sonra bu yağmur dindi’ diyen Daum, daha sonra esprili bir dille, ‘Futbol açısından sorun yok ama, bu basın ile bitip, gideceğim!’ ifadesini kullandı. İki kulvarda birden mücadele eden takımının sezonun ilk yarısını başarıyla tamamladığına işaret eden Daum, şöyle konuştu:
‘Yönetim kurulumuz bize tüm imkanları sağladığı için buradayız. 1.5 yıl içinde muhteşem başarı yakaladık. Kısa zamanda bu genç takımla nerelere geldiğimizi herkes görüyor. Bir İngiliz deyimi vardır; ‘Resim, nerede olduğunuzu gösterir.’ Yani, kısacası tablo ortada.
Bu sene Türkiye Ligi’nde işimiz geçen yıla göre daha zor. Bir önceki sezon ligde yedinci olmuş bir takım ile yola çıkmıştık. Şimdi ise rakiplerimiz, şampiyon bir takımla karşılaşacaklarının farkında. Bu nedenle bizi daha farklı bir mantıkla kovalıyorlar.
Yeni oyuncuların uyumu çok iyi. Genelde ‘Takımda aynı ülkeden çok sayıda yabancı oyuncunun bir arada bulunması sorun yaratır’ mantığı kafalarda vardır. Ama bizde böyle bir sorun yok.
Şampiyonlar Ligi’nde 9 puan toplamak büyük bir başarıdır. Gruptan üçüncü olarak çıktık. Dolayısıyla gerçekçi hedefimize ulaşmış olduk. Hayali hedefimiz ise gruptan çıkmaktı. İleriki senelerde bunu başarmak için eksik noktalarımızı geliştirerek başarıyı yakalayacağız.
Üzücü olan olay, eleştiri yağmurunun sürdüğü dönemlerde kimsenin buna karşı çıkmamasıdır. Bir ara eleştiri yağmuru altında yapayalnız kaldım. Lyon ile yaptığımız ikinci maçtan sonra bu yağmur dindi. Derbileri kaybettiğimiz için değil, farklı konularda eleştirildim. Sportif tenkitlere açığım ama, bazı yapılanlar kişiliğimi zedeledi. Şampiyonlar Ligi’nde bir üst turun hayal olduğunu söylediğimde, ‘Takımına güvenmiyor’ dediler. Gerçekçi olup, ‘Hedef üçüncülük demeliydim.’
Artık hedeflerimi sabitleştirip, arkasında duracağım. Galatasaray ve Beşiktaş’ın başarısını küçümsemiyorum ama, her iki derbide de kendi kendimizi yendik. Kapasitemizin çok altında oynadık. Bir sezonda tüm derbileri kazanırsak, 18 puan toplarız. İlk yarıda 3 derbide 3 puan aldık. İkinci yarıda, bu maçların hepsini içerde oynayacağız ve 9 puan toplayabiliriz.
Derbileri kazanıp şampiyonluğu kaçırmak mı güzel, yoksa derbileri kaybedip, hedefe ulaşmak mı? Şampiyon olamadıktan sonra derbi galibiyetlerinin ne anlamı var. Bir hocanın kalitesi sadece derbi maçlarıyla ölçülemez. Böyle yapanlar, geçmişe bakarlarsa, ne denli yanlış yaptıklarını anlarlar. Ama, sanırım Türkiye’de usul böyle.
DAUM’DAN ESPRİLER
Servet de aynı sizin gibi bakıyor
YAKLAŞIK 1.5 saat süren basın toplantısı sırasında oldukça neşeli olduğu görülen Christoph Daum, sık sık espri yaparak, ortamı neşelendirdi. Toplantının uzamasıyla birlikte basın mensuplarının gevşediğini gören Daum, bir ara muhabirimiz Evren Alanlı’ya, ‘Uykunuz mu geldi?’ diye sordu. Ardından, hemen karşısında oturan Milliyet Gazetesi muhabiri Yusuf Kobal’a dönerek, ‘Sizi sıkıyor muyum arkadaşlar? İşte bizim Servet de takım toplantılarında aynen sizin gibi bakıyor bana’ dedi. Daum, futbolcularının değerlendirmesini yaptığı toplantının son bölümünde, ‘Unuttuğumuz kimse kaldı mı?’ diye sordu. Arka sıralardan bir gazeteci, ‘Hocam bir tek Lefter kaldı’ yanıtını verince, salonda kahkaha tufanı koptu.
Kıymetim, gidince anlaşılacak
‘Makul paralarla kurulan bu takımın bunları başarması mucizedir. Ben gittikten sonra ne yapmaya çalıştığım anlaşılacak ve o zaman daha çok kıymete bineceğim.’
CHRİSTOPH Daum, Fenerbahçe’de çok önemli bir başarıya imza atmasına rağmen, yeterince takdir görmediğini ileri sürerek, ‘Ben gidince kıymetim anlaşılacak’ dedi. Alman çalıştırıcı, şöyle konuştu:
‘Bu takım makul paralarla kuruldu. Eskiden harcanan milyon dolarları düşünün, bir de bu takıma bakın. Bu takımın bunları başarması mucizedir. Bizim nasıl bir mucizeyi gerçekleştirdiğimizi yurt dışındaki herkes kabul ediyor. Eğer Avrupa’da bir takımla bu başarıyı elde etseydim, çok daha farklı yerlerde olurdum. Ben Bayer Leverkusen’de iken de aynı şekilde genç bir takımı devralmıştım. 2-3 yıl içinde o takımı belli yerlere getirdim. Ben ayrıldıktan sonra Leverkusen Şampiyonlar Ligi’nde final oynadı. Fenerbahçe’den gittikten sonra da, ne yapmaya çalıştığım anlaşılacak ve o zaman daha çok kıymete bineceğim. Hayat zaten hep böyle değil mi?’ |