20/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 05:08
20.12.2004
Meclis'te AB gerginliği

Ankara

Meclis'te 2005 bütçe görüşmelerine Avrupa Birliği tartışması damgasını vurdu. Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Baykal arasında orjinal metin tartışması yaşandı. Baykal, "Serbest dolaşımdaki 'karşılıklı mutabakat' gerçeği yansıtmıyor" dedi. Erdoğan, CHP liderinin yanlış bilgilendirildiğini söyledi.

Sayın Başbakan'ın gerçeklerden ne kadar kopuk değerlendirme yaptığını anlatmaya çalışıyorum. Ucu açıklık tam bir yanılgıdır. Sadece Türkiye'ye özgüdür. Serbest dolaşımdaki "karşılıklı mutabakat" gerçeği yansıtmıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki 2005 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı üzerinde konuşan Başbakan Erdoğan, muhalefet lideri Deniz Baykal'ın AB zirvesinden çıkan kararla ilgili eleştirilerine yanıt verdi.

Meclis'in gündeminin bütçe görüşmeleri olmasına karşın CHP lideri Baykal'ın AB üyeliğiyle ilgili konuları değerlendirdiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, CHP liderinin nihai metinle ilgili yanlış bilgilendirildiğini belirtti. Erdoğan, ''üzüldüğüm nokta şudur; eğer Dışişleri Bakanlığı'nın sitesine girilip de o günün akşamında orayı bir yoklayıverseydiler, orada kesin son zirve neticesini alma fırsatı olurdu. O fırsatı bulamadılar ve yanlış bir bilgilendirme ile bugün zirve sonuçlarını çok farklı bir şekilde burada değerlendirmeye, yorumlamaya kalktılar" dedi.

BAYKAL'DAN ELEŞTİRİ BOMBARDIMANI

Bütçe görüşmelerinde kürsüye ilk olarak gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Avrupa Birliği (AB) konusunda Başbakan Erdoğan'a çattı ve şöyle dedi:

"Sayın Başbakan 'Net bir müzakere tarihi alınmıştır' diyor. 3 Ekim 2005, ama bunun net bir tarih olduğunu söylemek mümkündür değildir. Bu, şarta bağlı bir tarihtir. Türkiye'nin Güney Kıbrıs'ı tanıyacak şekilde protokolü imzalaması halinde yürürlüğe girecektir. Bu şarta bağlı. O nedenle net değildir bu tarih. Sayın Başbakan, 'tanıma' değildir diyor. Sayın Başbakan, yavaş yavaş bu imzayı imzalamaya hazırlıyor kendini. Bu tanıma olmayacaksa, niye bu kadar kendinizi üzdünüz? Eğer tanıma olmayacaksa niye direniyorsunuz o zaman?

İKİNCİ SINIF ÜYELİK

"Bu cümleler, siz kendinizi avutun diye konuldu" diye konuşan Baykal, şöyle devam etti:

"Sizin asıl üzerinde duracağınız, hiçbir başka ülkeye uygulanmayan haksız düzenlemelerin getirilmiş olması. Türkiye'yi ikinci sınıf bir üye olarak düşünme ithamı, CHP'ye ve onun genel başkanına yapılamaz! Türkiye'de ikinci sınıflığı hiçbir şekilde içimize sindirmemiz söz konusu değildir. Maalesef acı gerçek odur ki, ikinci sınıf üyeliğin öngörüldüğü bir tablo ortadadır. Sayın Başbakan "10 yıl sonra kim öle kim kala" diyor. Diplomatik sorunlar bu mantıkla konuşulmaz. Bu anlayışla değerlendirilmez.

BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN YANIT

Baykal'ın ardından kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, eleştrileri yanıtladı. Erdoğan, "Kendinizi ikinci sınıf olarak görüyorsanız, bunu bilemem. Bu birinci sınıf bir başarıdır. Türkiye birinci sınıftır ve bunun gereğini ortaya koymuştur" dedi.

"Bunu Brüksel'de kanıtladık. Bu milletimizin hassasiyetidir" diyen Erdoğan, "iki yılda yaptıklarıımız küçümsenemez. 17 aralık başarıyla sonuçlanmasaydı, bu sefer de muhalefet metni neden imzalamadınız diyecekti" diye konuştu.

Bu başarının Türk milletinin başarısı olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "artık Türkiye net bir tarih almıştır. Bu tarih 3 ekim 2005'tir. Bu tarihle ilgili bir de hedef vardır, bu hedef tam üyeliktir" dedi.

KIBRIS KONUSU

Güney Kıbrıs konusunun bir kenara koyulamayacağını belirten Erdoğan, "Güney Kıbrıs, veto hakkını kullansaydı tarih alamazdık. Görüşmelerde müthiş bir strateji uygulandı. Temsilciler başarmıştır ve netice alınmıştır "diye konuştu.

Başbakan, "Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile uyumu göz önüne alınarak, milli davamız en iyi şekilde korunmuş ve güçlü bir adım atılmıştır. Milletimiz bu konuda müsterih olmalıdır. Ortada ciddi bir sorun yoktur" dedi.

Protokolün imzalanmasının 'tanıma' anlamına gelmediğini hatırlatan Erdoğan, "Türkiye, 25 üyeli bir ortaklığa girmiştir. Bu ortaklıkta Türkiye'nin üyelerden birini tanımadan müzakere etmesi, milli çıkarlarımızı koruma hassasiyetidir. Tanıma konusunda, karar alan ülke bu kararını siyasi bir beyanla ortaya koymalıdır. Bu da karşı ülke tarafından kabulü ile mümkündür. Kararların imzalanmasında Güney Kıbrıs tanınmamıştır" dedi.

BAYKAL İKİNCİ KEZ KÜRSÜDE

Başbakan Erdoğan'dan sonra ikinci kez söz alan CHP Lideri Baykal, Erdoğan'ın AB konusunda yaptığı değerlendirmelerin resmi gerçeklerle örtüşmediğini iddia etti.

Başbakan Erdoğan'ın bu konunun çok konuşulmasından şikayetçi olduğunu öne süren Baykal, bu durumu anlayamadığını ifade etti. Baykal, şunları söyledi: “Başbakan konunun anlaşılması için (Dışişleri Bakanlığı'nın sitesi var, orada okuyun) diyor. Ne benim, ne arkadaşlarımın bu konuda bir sıkıntısı yok. Bu şikayet şahsi bir şikayet değil. Sorun Türkiye'nin bu konuda gerçekleri bilememesi...

(Yaptığım açıklamalarla ilgili yanlış tercüme var) diyorlar. Bu büyük bir talihsizliktir. Söylediklerimizin bir tanesinin bile yanlışlığı ortaya konamamıştır. Ama sayın Başbakan'ı dinleyince bir umutsuzluğa kapıldım. Başbakan'ın söyledikleri hala resmi gerçeklerle örtüşmüyor. Başbakan raporda yer alan ucu açık tanımlarının fasıllarla ilgili olduğunu zannediyor. Bu tam bir yanılgıdır. Tanım fasıllarla ilgili değil, müzakerelerin özü ile ilgilidir.

Serbest dolaşımla ilgili olarak da karşılıklı mutabakatla bu kısıtlanmanın sağlanacağı kanısında olan Başbakan'ın söylediklerinin gerçekle ilgisi yoktur. Ne yazık ki bu süreç Başbakan'ın bu yanlış bilgilerle ve birçok konudan habersiz olduğu bir ortamda yürütülmüştür. Yazıklar olsun Türkiye'ye...”

Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, müzakerelerin başlaması için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tanınması şartının, “Kıbrıs'ı tanıma” anlamına gelmeyeceği yolunda açıklamalarda bulunduğunu ifade ederek, ”Anlaşılan sayın Başbakan bu tanımayı gerçekleştirecek. Sayın Başbakan madem bu tanıma değil, niye orada imzalamadınız” diye sordu.

“İKİNCİ SINIF ÜLKE OLMAYI REDDEDİYORUZ”

Başbakan Erdoğan'ın, CHP ve kendisi ile ilgili olarak (İkinci sınıf ülke olmayı kabul ediyorlar) anlamına gelen değerlendirmelerde bulunduğunu söyleyen Baykal, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunu kesinlikle reddediyor ve iade ediyoruz. Bu itham CHP ve onun genel başkanına yapılmaz. Biz Türkiye'yi birinci sınıf ülke yapma mücadelesini veren bir geleneğin devamıyız. Ama o ihtimal ortada ve altında sizin imzanız var.

Sayın Başbakan Brüksel'de bir gazetecinin tam üyelikle ilgili sorusuna (10 yıl sonra kim öle kim kala) diye yanıt vermiştir. Diplomatik sorunları bu mantıkla aşmak mümkün değildir. Bu düşünceyle yola çıkarsanız bunun vebalinden de kurtulamazsınız.”

 
(Hürriyetim)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com