|
Ersin KALKAN
Annesi öldüğünde üç, babası tecavüz ettiğinde 11 yaşındaydı. Tecavüzle yetinmeyen babası onu Eskişehir’de erkeklere satmaya başladı. Daha iyi müşteri bulmak için İstanbul’a getirdi. Ö.K. vicdan sahibi bir müşterisi sayesinde tam kurtulmak üzereyken, yine babasının elinde kaldı.
Aylar sonra cesaretini toplayıp kaçtı, şansı yaver gitti ve kurtuldu. Şimdi 15 yaşında. Babası ve bir tecavüzcü tutuklandı. O ise yarına hálá endişeyle bakıyor.
Henüz 15 yaşında küçük bir kız Ö.K. Gümüşhane doğumlu. Babasının adı Ali Haydar K. Annesinin adını bilmiyor. Babası annesiyle imam nikahıyla evlenmiş. Minik Ö.K. yaşını tamamlamadan ailesi Erzincan’a göç etmiş. Ömrünün ilk üç yılını geçirdiği bu kenti hayal meyal hatırlıyor. Annesine dair iki ses var aklında: İlki ninnileri. İkincisi gök gürültüsünü andıran büyük bir patlama. Son anı ise patlamadan sonra gelen uzun sessizlik. Yıllar sonra hafızasındaki bu seslerin sırrına doğru yolculuk yaptığında, 1992’deki Erzincan depremine kadar uzandı. Yıkıntıların arasından yaralı çıkarmışlardı onu. Kucaklayarak koruyan annesi ise ölmüştü.
Babası Emine isimli bir başka kadınla evlendi. Eskişehir’e taşındılar. Üvey anne tarlalarda, babası inşaatlarda çalışmaya başladı. Üç çocukları oldu. Ö.K.’nin nüfus kayıtlarına anne olarak Emine K. yazıldı. Küçük kız, kendine diğer kardeşlerinden farklı davranmayan kadını anne bildi. Altı yaşında okula başladı, öğretmenlerince çok seviliyordu.
Ortaokula başladığı yıl yani 11 yaşındayken, üvey annesinin evde olmadığı bir gün babası Ali Haydar’ın tecavüzüne uğradı. Annesine olayı anlatmaması için babası boğazına bıçak dayayıp tehdit etmişti. Ertesi gün okula ağlayarak gitti.
Tecavüzler sürdü. Ağlıyor, korkusundan derdini kimseye açamıyordu. Üç-dört ay sonra, yine annesinin tarlada olduğu bir gün babası yanında birileriyle geldi eve. Kızını para karşılığı satmaya başlamıştı.
İSTANBUL’DA DAHA İYİ MÜŞTERİ BULURUZ
Avukat olma hayaliyle okula giden kız derslerden uzaklaştı, orta ikide okulu terk etti. Evde babası tarafından satılması sürüyordu. 2003 yazında, olay sezilir gibi olunca Ali Haydar K. kızını alıp İstanbul’un yolunu tuttu. Eskişehir’den ayrılırken karısına, ‘İstanbul’da iş buldum sonra sizi de yanıma alacağım’ demişti. Sonrasını Ö.K. anlatıyor:
‘İstanbul’da sana daha iyi müşteri buluruz, demişti. Yine de sevinmiştim. Çünkü filmlerde gördüğüme göre orada deniz vardı. Plan kurmuştum. Babamdan gizli bir limana inecek ve bir gemiye binip uzaklara gidecektim. Büyük erkeklerin, dayağın olmadığı, çikolatanın, şarkıların ve sevginin bol olduğu bir başka limanda inecektim. İstanbul’a gelince babam Maltepe’de bir ev kiraladı. Beni erkeklere satmaya devam etti.’
DENİZİ GÖRÜYOR AMA KIYISINA GİDEMİYORDU
Uzaktan denizi görüyor ama korkusundan kıyıya inemiyordu. Eve yerleştiklerinin ikinci günü, baba ilk ‘iyi müşteri’sini getirdi. Sonraki günlerde müşteriler hiç eksilmedi. Kiminin sadece ismini hatırlıyor, bazılarının telefon numaralarını. ‘Sultanbeyli’den gelen Diyarbakırlı Cemil, sanırım araba alıp satıyordu’ diyor, ardından telefon numarasını veriyor. Babası birkaç ay sonra müşterilerle ve kardeşleriyle görüşmesi için bir cep telefonu aldı. Telefon ekranından hatırlıyor numaraların çoğunu.
İstanbul’daki altıncı ayında deniz kıyısına gidebildi. ‘60 yaşlarında, kerli ferli bir amcanın siyah Mercedesiyle’ Maltepe’den geçerken yalvarmış sahile inmek için. Adam da insaf edip Ö.K.’yi indirmiş kıyıya. Ne liman görmüş gecenin karanlığında ne de kıyıda demirlemiş bir yelkenli. Böylece, denizden de kesmiş umudunu.
GEL POLİSE GİDELİM SENİ BU HAYATTAN KURTARAYIM
Evdeki hareketlilik komşuların dikkatini çekince Sarıgazi’ye taşındılar. Yeni evlerinde durum daha vahim hale geldi. Müşteriler arttı. Yüzlerce kişinin tecavüzüne uğradı. İş olmadığı saatlerde gittiği parkta Hüseyin’le tanışması bir umut ışığı yaktı hayatında. El ele tutuşup yürüdüler, sohbet ettiler. Hüseyin durumu bilmiyordu. Cinsel ilişkiye girmediler. Fakat babası Hüseyin’in varlığından haberdar oldu. Kızını tehdit edip, bağlantılarını kesti.
2004 Mayısı’nda evlerine B.G. adında 24-25 yaşlarında bir genç adam geldi. Parayı verip odaya geçti. Ö.K’yi görünce hayretle donakaldı. ‘Ama... Sen daha çocuksun’ dedi. Ağlamaya başlayan küçük kızın yanına oturup onu teselli etti. İki saat kadar sonra babası kapıyı çalıp ‘Süre doldu’ diye bağırana kadar her şeyi öğrendi. Küçük kıza elini bile sürmeden ayrıldı.
Birkaç gün sonra yine geldi. Parayı ödedi. Odaya geçti. Ö.K.’ye ‘Her gece rüyama giriyorsun. Gel birlikte polise gidelim ve seni bu hayattan kurtarayım’ dedi. Ama o babasından ölümüne korkuyordu.
YETİŞİN, ADAM KIZIMA TECAVÜZ EDİYOR!!!
B. G. evi 3-4 günde bir ziyaret etmeyi sürdürüyordu. Parasını ödüyor, sohbet edip gidiyordu. Sonunda küçük mağdur, polise gitmeye ikna oldu. Ancak babası şüphelenmiş ve bir süredir kapı arkasında onları dinlemeye başlamıştı. Bir sonraki gelişinde, Ümraniye Tavukçu Yolu üzerindeki karakola koşup ihbar etti: ‘Yetişin, evimde bir adam var, kızıma tecavüz ediyor.’
Evi polis bastı. B.G. gözaltına alındı. Baba kızının başına silahını dayayıp ‘Tecavüz ettiğini söylemezsen çıkışta beynini dağıtırım’ dedi. Ö.K. korkusundan isteneni yaptı. B.G. 2004 Haziranı’ndan bu yana hapiste.
PARKTA RASTLADIĞI ÇOCUKLU KADIN
Babası hemen ertesi gün Ümraniye’de bir başka ev buldu, hemen taşındılar. Ö.K. çaresiz kalmıştı. Temmuz ortalarında bir akşam evden kaçtı. Maltepe’deki bir parkta soluğu aldı. Bir banka oturup başladı ağlamaya. 2-3 yaşlarında bir çocukla birlikte parktan geçen bir kadın, N.B. ilgilendi küçük kızla. Neden ağladığını sordu, anlattıklarını sabırla dinledi. Duyduklarından çok etkilendi ve ‘Haydi kalk bize gidiyoruz’ dedi.
20 yaşındaki Bulut da ailesinin kurbanıydı. 15 yaşında ailesinin zoruyla evlendirilmiş, dört yıl dayandıktan sonra eşinden boşanmaya karar vermişti. 2.5 yaşındaki oğlunu alıp sığındığı ailesi yeniden evlendirmeye kalkınca Maltepe’deki evi tutmuştu. İlkokulu bitirdiği yıldan bu yana tekstil atölyesinde çalışıyordu. Bir de kader arkadaşı vardı. 31 yaşındaki E.K. O da 19 yaşında evlenmiş, iki çocuk sahibi olmuştu. 5 yaşındaki kızını geçen yıl kaybettikten sonra oğlunu babasının yanında bırakıp konfeksiyon atölyesinden arkadaşı N.B.’nin yanına taşınmıştı. Otobüslerde hosteslik yaparak geçimini sağlıyordu. Atölyeden tanıdıkları 70 yaşında, yalnız yaşayan, emekli arkadaşlarını da eve almışlardı. 2,5 yaşındaki çocuğa o bakıyordu.
DUYDUKLARIMIZ VAHŞİYDİ ONA O ZAMAN İNANDIK
N.B., önce Ö.K.’ye polise başvurup babasından şikayetçi olmasını önerdi. Korktuğunu görünce üstelemedi. ‘İstersen yanımızda kalabilir ve benim çalıştığım atölyede konfeksiyonculuğu öğrenebilirsin. Ya da evde kalıp oğluma bakabilirsin’ dedi. Ö.K. babasının korkusundan sokağa çıkmaya bile korkuyordu. Çocuğa bakma teklifini kabul etti. N.B. de ona ayda 250 milyon lira maaş bağladı. Yıllar sonra ilk defa bu evde sevginin varlığını hissedecekti.
Kaçarken yanına aldığı cep telefonuyla arada bir üvey annesi ve kardeşleriyle konuşuyordu. Bir akşam telefonu çaldı. Arayan babasıydı. Konuşmalarına tanık olan E.K., ‘Bize anlattığı hayat hikayesi o kadar vahşiydi ki, abartılı bulmuştuk. O akşam babasıyla konuşurken tüm söylediklerinin doğru olduğuna inandık’ diyor.
‘Babası geri dönmesi karşılığında iş bulmayı, evlendirmeyi teklif ediyordu. Konuşmanın bir yerinde Ö.K. şöyle bağırmaya başladı babasına: Sen beni öz kızın olduğum halde daha 12 yaşındayken tecavüz edip, başka erkeklere para karşılığı pazarlamadın mı? Sana nasıl güvenebilirim? İşte bu söylediklerini duyunca aksini düşündüğümüz için utandık.’
BABASI EVİ BASINCA CAMDAN ATLAYIP KAÇTI
Bir gün, kardeşleriyle telefonla konuşurken Ö.K.’nin kontörü bitti. Aramaları için kaldığı evin telefonunu verdi. Numarayı ele geçiren babası 118’den adresi alarak eve baskın yapınca Ö.K. pencereden atlayıp canını kurtardı. Ama polis devreye girdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü olaya el koydu. Soruşturmayı üstlenen Başkomiser Gonca Yangel, Ö.K.’nin verdiği bilgi, adres ve telefon numaraları doğrultusunda geniş kapsamlı bir araştırma başlattı. Sayesinde ilk kez küçük kız devletin varlığını ve koruyuculuğunu hissedecekti.
Başına gelenleri anlattığı sırada Ö.K.’nin telefonu çaldı. Arayan, daha önce evlerine gelip tecavüz zincirine katılan B.A. isimli galericiydi. Buluşmak istiyordu. Başkomiser Yangel işaretle kabul etmesini söyledi. Ümraniye’de bir pastanede randevulaştılar. Önce B.A. ardından Eskişehir’de yakalanan baba Ali Haydar K. gözaltına alındı. Her ikisi de tutuklanıp cezaevine gönderildi.
Operasyon kapsamında Ö.K’yle ilişki kuran dört kişi daha gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Tutuklu iki sanık 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Küçük kıza ilk yardım elini uzatan B.G. hálá hapiste. 26 Aralık’ta duruşmaya çıkacak. Ö.K. ise Beyoğlu’nda gece kulüplerinin, barların ve pavyonların bulunduğu bir sokaktaki ‘Kız Çocuklarını Koruma Merkezi’nde devlet koruması ve gözetimi altında.
Ö.K. DEVLETİN KORUMASI ALTINDA
Biri ona tecavüz eden ve erkeklere satan babası, diğeri onunla ilişki kurmak isteyen yüzlerce adamdan biri. İkisi de 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Küçük kıza ilk yardım eli uzatan B.G. hálá hapiste. 26 Aralık’ta duruşmaya çıkacak. Ö.K. ise ‘Kız Çocuklarını Koruma Merkezi’nde devlet koruması ve gözetimi altında. |