19/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
19.12.2004
İnsan türü 7.5 milyon yıldır var, Apollon kelebeği 150 milyon yıldır
 

Ayten SERİN

Dr. Oktay Onaran aslında bir dahiliye uzmanı ama 35 yıldır kelebek topluyor ve kelebekler üzerine araştırmalar yapıyor. Bu işte o kadar mesafe kat etmiş durumda ki, Japonlar yeni keşfedilen bir türe onun adını verdiler.

150 milyon yıldır yeryüzünde bulunan Apollon kelebekleri Avrupa’dan sonra Türkiye’de de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalınca Bursa Belediyesi ile ortak bir proje başlattı. Hayali, 2 bin metrenin üzerindeki yüksek dağlarda yaşayabilen bu türün binlercesinin, yakında tekrar Uludağ’da uçuşmaya başlaması.

Aslında o bir doktor ama, kelebek ilgisi onu çok başka yerlere getirmiş. Hobi olarak devam ettirdiğini söylese de kelebek tutkusu hobiden çok vaktini alıyor Onaran’ın. Koleksiyonunda 20 bin kelebek var. Bunlardan 10 bin tanesi, bütün dünyadan topladığı Parnassiyus Apollon türünde. 35 yıldır kelebek biriktirmek için Türkiye’de gezmiş ve bu türün yaşadığı 13 nokta belirlemiş Onaran. Araştırmalara göre 120-150 milyon yıldır dünya üzerinde bulunan bu kelebekleri Uludağ’dan, Afyon Sultan Dağı’na, Kaçkarlar’dan Ağrı Dağı’na kadar her yerde kovalıyor. Bu işe o kadar dalmış durumda ki, Japonlar en sonunda buldukları yeni tür Apollon kelebeklerinden birine onun adını da eklemişler. Erzincan Akarsu’da bulunan bu yeni tür zooloji aleminde artık Parnassiyus Apollon Onarani olarak biliniyor.

Parnassiyus Apollonlar, Avrupa’nın değişik dağlarında, Türkiye’de, Kafkasya’da ve Himalayalar’a kadar uzanan dağ zincirinde bulunuyor. Doğal yaşam alanları 2 bin metrenin üzerindeki noktalar. Bu bölgelere ‘Paleatric’ bölge deniyor.

Bugün Parnassiyus Apollon’un Avrupa’da yaşayan türleri birbirine benzer türler. Dünya üzerinde sadece iki tane topotype’ın (orada oluşan alt türler) soyu devam ediyor ve bunların ikisi de Türkiye’de. Biri Bursa Uludağ’da yaşayan P. A. Graslini, diğeri de Ağrı Dağı zirvesinde yaşayan P. A. Kaşenskovi. 9-11 cm kanat mesafesiyle bunlar aynı zamanda dünyanın en büyük Apollon’ları. 120-150 milyon yıl öncesinde şu an bulundukları yerde oluşmuş ve hálá da yaşamlarını sürdüren türler. İnsan türünün dünya üzerindeki varlığı (sahelanthropus tchadensis) sadece 7 - 7.5 milyon yıla kadar gidiyor. Birkaç günlük ömrü olan bu kelebek türünün, 150 milyon yıl öncesinden beri yaşadığı düşünülürse değeri daha iyi anlaşılabilir.

Onaran, Avrupa’da sanayileşmenin bu kelebek türüne büyük zarar verdiğini söylüyor ‘Avrupa’nın hızlı sanayileşmesi sonucu, asit yağmurları ve çevre kirliliği ekolojik zinciri kırdı. Tırtılın yediği sedum bitkisi çok azaldı hatta yok oldu. Ve bu değer Avrupa’da yok oldu. Bu yüzden Parnassiyus Apollon, 1978 yılında Soyu Tükenme Tehlikesindeki Türlerin Ticaretine Dair Uluslarası Konvansiyon (CITES) listesinde ilk sırada korunma altına alındı ve ticareti yasaklandı. Koleksiyoncular bu türü çok seviyor ve bu türün en önemli iki üyesi şu anda Türkiye’de yaşıyor. Yani bu konuda lider ülkeyiz ve bu araştırmanın gözbebeğiyiz.’

KELEBEKLERİN DÜŞMANI ASİT YAĞMURLARI

Onaran, Parnassiyus Apollon Graslini ile ilk kez 1972’te Uludağ’da karşılaşmış. ‘Eskiden gittiğim bölgede 200- 300 tane Graslini uçarken asit yağmurları ve hava kirliliği yüzünden 1985’te sayı 1-2 taneye düşmüştü. Bu görünüşüyle de çok çekici bir kelebek ve inanın bu gidişe bir dur diyemediğim için oturup ağlardım. Avrupa’da kaybolduklarını biliyorum. Yeniden yaratmaya çalışıyorlar ama bir alt tür tamamen yok olduktan sonra yeniden yaşatılması çok zor. Avrupa’da 80’lerin ardından büyük özen göstermeye başladılar ve bunun etkisi bizde de hemen görüldü. En azından olumsuz etki durdu, tekrar kelebek üremeye başladı. Bugün geziye çıktığımda 13-14 tane görebiliyorum. Çok net olarak gözlemliyorum ki, tüm Türkiye’ye bakıldığında yok olma batıdan doğuya doğru gidiyor, olumsuz etkiler batıdan geliyor.’

Buna yerel idarelerin sahip çıkmasını istiyor Onaran ve sonunda sesini Bursa’da çıkan bir çevre dergisi olan Apemeia’nın yaptığı haber sayesinde duyurmayı başarıyor. Dergi kelebekler gibi Bursalı olan Onaran’ı buluyor ve bu kelebek hakkında geniş bir haber yapıyor. Sonunda birkaç ay önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin konudan haberdar olunca birlikte çalışmalara başlıyorlar.

Onaran proje için bahar aylarında Bursa’ya gidip geleceğini, öncelikle kelebeğin tarihi ve bilimsel değerini anlatan sunumlar yapacağını söylüyor. Sonrasında hep birlikte Uludağ’a çıkılacak, kelebeklerin yaşam alanı tel örgü içine alıcak.

‘Aslında bu bölge Uludağ Milli Parkı’nın hudutlarında ama özel olarak korunması gerekiyor. Mesela o bölgede koyun sürüsü otlatılmayacak, yukarıdan gözlemlenerek hayvan ve insan sokulmayacak. Bir yandan tırtılların besini olan sedum bitkisinin örneklerini kökünden çıkarıp İstanbul’da üreteceğiz bir yandan da kelebek türünün sayısının artması için özel olarak yetiştirilen ve yumurta -tırtıl- pupa evrelerini geçen Parnassiyus Apollon’lar bölgeye salınacak.’

Bir sonraki adım Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde bir müze kurmak, tanıtım yapmak ve belli bir noktaya gelinince de bölgeyi fotoğraf turizmine açmak. Onaran bu sürenin 3-4 yıl kadar kısa olabileceğini söylüyor. Bölgeyi ziyarete açmak için kaç tane kelebeğe ulaşmamız gerektiğini sorduğumuzda verdiği cevap, insanı kelebeklerin uçuştuğu kırlara çekecek cinsten: ‘Tepeden baktığımda pırıl pırıl kelebekleri uçarken görmeliyim. İşte o zaman.’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com