|
Zeynel LÜLE/BRÜKSEL
Türkiye’nin AB’ye girmesi halinde iddia edilenin aksine kokoreç yasaklanmayacak. Sadece sağlıklı koşullarda hazırlanmış olması şartı aranacak. Müzakere sürecinde 88 bin sayfadan oluşan AB mevzuatı Türkiye’nin yaşam biçimi haline gelirken, sağlıksız gıdalara ‘dur’ denecek.
MÜZAKERELERİN asıl hedefi, Türkiye’nin her alanda mevzuatını AB normlarına uyarlaması olacak. Bu bağlamda, Türkiye’de çok tartışılan, ‘AB’ye girersek, kokoreçimizi elimizden alacaklar’ söylemi de son bulacak.
Avrupa Birliği’nde hiçbir yiyeceğin yasaklanması söz konusu değil. Yeter ki bu yiyeceklerin ‘sağlıklı koşullarda’ hazırlanması sağlansın. AB heyetleri, bugün Türkiye’de ‘AB’ye ihraç edilen’ ürünlere yaptığı sağlık kontrollerini, artık sadece Türkiye’de satılan ürünlere de yapacaklar. Böylelikle AB uzmanları, şimdi Türk insanının mutfağına giren ürünlerin de ‘sıhhi’ olup olmadığını kontrol edecekler. Türkiye’de bu kontrolü yapacak olan laboratuarların kurulmasını sağlayacak.
88 BİN SAYFALIK MÜZAKERE
31 başlık altına yürütülecek olan ve son çıkan AB raporlarına göre, ‘Bütçenin belirlenmesi’ gerekçesiyle 2014’ten önce bitmeyeceği anlaşılan müzakereler boyunca 88 bin sayfadan oluşan ‘AB mevzuatını’ Türkiye’nin ‘yaşam biçimi’ haline getirmesi gerekecek. Müzakereler Türkiye’de yaygın şekilde düşünülen ‘al-ver’ biçiminde yürümeyecek. Genelde Ankara’nın AB’nin istediğini yapacağı bir süreç yaşanacak. Öncelikle ‘Tarama süreci’ devreye girecek. AB ile Türkiye mevzuatını karşılaştırılması anlamına gelen bu sürecin 6 ile 8 ay sürmesi bekleniyor. Daha sonra gerçek anlamda müzakereler başlayacak. AB içinde genel eğilim, müzakerelere ‘kolay konular’la başlanması. Müzakereler AB Komisyonu’yla yapılacak. Komisyon hazırlayacağı ‘raporlarla’, bir başlığın açılıp açılmayacağı konusunda AB Konseyi’ne bilgi verecek. AB Konseyi, bu rapor ışığında ve de ‘oy birliği’ ile başlıkların açılması ve kapanması konusunda tek yetkili merci olacak. Bu durum da, Türkiye’nin eksik olduğu belirlenen unsurları, AB ülkelerinin tümünü tatmin edecek şekilde yerine getirmesi anlamına geliyor. 31 başlıktan oluşan ve ‘sancılı’ geçmesi beklenen müzakere konuları şunlar: Tarım, Vergi, Sanayi, Bölgesel politikalar, Balıkçılık, Enerji, Ulaştırma, Çevre. |