İngiltere'de yayımlanan The Times gazetesi, “Türk Lokumu... Üyelik müzakereleri uzun, zor ve gerekli olacak” başlıklı başmakalesinde, “kararın, Türkiye'nin 500 yıl boyunca uzak durduğu kıtaya dönüşü anlamına geldiğini” yazdı.
AB'nin sınırlarını Ortadoğu'ya uzatması anlamına gelen kararın AB'nin sadece stratejik dengelerini değil, kültürünü, karakterini ve geleceğini de değiştireceğini belirten gazete, müzakerelerin uzun ve zor olacağını, Türkler dahil kimsenin 10 yıldan önce sonuç beklemediğini kaydetti.
AVRUPA'DA SOSYAL GERİLİM RİSKİ
Türkiye'nin önüne konulan şartların arkasında yatan nedenin AB hükümetlerinin seçmenin hışmından korkması olduğunu belirten gazetenin başyazarı, asıl meselenin İslam olduğunu, Müslüman bir ülkenin kabulüyle Avrupa'da sosyal gerilimin yükselmesinden endişe edildiğini savundu.
The Times'ın başyazarı, Türkiye'nin çağdaş İslam'ın laik bir devlet yaratma yeteneğinin en iyi örneği olduğunu ve Birliğe kabulünün de AB'nin küresel değerlere ve farklılıklara duyduğu saygının göstergesi olacağını belirtti.
OSMANLI ASIRLARCA AVRUPA'YI ŞEKİLLENDİRDİ
Başyazar, makalesini, “Osmanlı İmparatorluğu asırlarca Avrupa'yı şekillendirdi ve onun mirasını paylaştı. Türkiye'nin çağdaşlığı, enerjisi ve yaratıcılığı da yarının Avrupası için gerekli” diye tamamladı.
The Daily Telegraph gazetesi başmakalesinde “Sebatkar Türkiye ayağını Avrupa kapısından içeri attı” başlığını kullandı.
Türkiye'nin AB'nin en ısrarlı müracaatçılarından biri olduğu ve ülkenin AB kapısından geçişinin zor olacağı belirtilen makalede, Brüksel'de verilen karar “tarihi” olarak nitelendirildi.
ANLAŞMANININ MİMARLARINDAN BİRİ BLAIR
AB zirvesinde sağlanan anlaşmanın mimarlarından birinin İngiltere Başbakanı Tony Blair olduğu kaydedilen makalede, Blair'in kararın Müslümanlarla Hıristiyanları bir araya getiren tarafına vurguda bulunduğu belirtildi.
“Medeniyetler çatışmasının daha gürültülü hale geldiği dünyada, AB liderleri Türkiye davasında ısrarlı olmalı” denilen makalede, Kıbrıslı Türklerin de ödüllendirilmesi istendi ve bunun bir finansal destek şeklinde olabileceği ifade edildi.
BBC: KARAR KIBRIS’I TANIMAYI KABUL ETMEK
İngiliz yayın kuruluşu BBC de zirvede Türkiye’nin Kıbrıs ile ilgili olarak kabul ettiği paragrafın getirdiği soru işaretlerine değindi. Gazetede, "Pek çok Türk, Kıbrıs Rum hükümetini herhangi bir biçimde tanımayı kabul etmenin Ada’nın kuzeyindeki Kıbrıslı Türkleri satmak anlamına geleceği kaygısı duyuyor" denildi. Haberde, kabul edilen paragrafın, Rum hükümetinin "fiili tanınmasını kabul etmek" anlamına geleceği, ancak bu fikri kamuoyuna satmak için Türkiye’ye daha fazla zaman verdiği ifade edildi.
AVRUPA'NIN ÇIKARI
“Türkiye'nin umutlarının boşa çıkarılmaması Avrupa'nın da en önemli çıkarıdır” başlığını kullanan The Independent gazetesi, başmakalesinde, “Türkiye belki AB içindeki yerini henüz garantilemedi, ama o yolda önemli bir adım attı” görüşünü dile getirdi.
“40 yıl süren hataların ardından AB liderlerinin nihayet doğru bir karar verdiklerini ve Ankara'yı müzakere masasına çağırdıklarını” kaydeden gazete, “Yeniden duraklamak AB'nin inandırıcılığında büyük bir delik açacak ve Müslüman dünyasına son derece tahrip edici bir mesaj gönderecekti” ifadelerine yer verdi.
Türkiye'nin üyeliğine bazı karşı çıkışları da haklı bulan gazetenin başyazarı, bunların başında Türkiye'nin demokratik reformları sürdürüp sürdüremeyeceği sorusunun geldiğini öne sürdü.
MÜSLÜMANLARLA KÖPRÜ
Ancak uzun müzakere döneminin bu korkuları bertaraf etmeye yeteceğini belirten başyazar, “AB liderlerinin şimdi kendi haklarını anlaşmayı desteklemeye ikna etmek gibi bir ahlaki sorumlulukları var. Herkes Türkiye'yi Avrupa demokrasileri kulübüne sokmanın meyvelerini aklında tutmalı. Bu, her şeyin üstünde bir fırsat. Avrupa için Müslüman dünyasını kucaklama, Avrupa devletlerinin her biri için de kendi içlerindeki Müslümanlarla kopukluklara birer köprü oluşturma fırsatı” diye yazdı.
The Guardian gazetesi Türkiye-AB ilişkilerinde asıl zor dönemece şimdi girildiğini savundu. Gazetenin başyazısında kararın önemine dikkat çekildikten sonra, “Bu, halihazırda Batılılaşmaya verdiği hizmetlerle ülkesinde Mustafa Kemal Atatürk ile mukayese edilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için onur verici bir an olmalı” ifadelerine yer verildi.
Müzakerelerin uzun ve zorlu olacağı belirtilen yazıda, kalıcı kısıtlamalar ve önşartların hiçbirinin dün çözülemediği, bunların arasında Kıbrıs konusunun önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.
"BU KARAR AB'Yİ DEĞİŞTİRECEK"
Her şeye rağmen AB tarafından yapılan teklifin bugüne kadar Türkiye'nin aldığı en iyi teklif olduğu görüşünün dile getirildiği yazıda, daha sonra şu ifadelere yer verildi:
“Dünkü kararla AB kendisine nefes alma zamanı sağlayacak bir 10 yıl kazanmış oldu. Böylece hem Müslüman, hem de demokratik olan bir ülkeyle müzakere etmenin kazanımlarını elde edecek. Ancak AB'ye giriş kapısının Türkler tarafından acılı şekilde açıldığı ve onu yeniden çarparak kapatmanın çok fazla çaba gerektirmeyeceği unutulmasın.”
Financial Times gazetesinin başyazısında da, AB'nin dün atmayı başardığı adımın tarihi bir önem taşıdığı belirtildi. 41 yıl AB'nin bekleme odasında tutulan Türkiye'nin nihayet müzakere tarihi aldığı kaydedilen yazıda, “Bu karar AB'yi değiştirecek, Türkiye'de bir dönüşüm yaratacak” denildi.
SCHRÖDER: TARİHİ ADIM
Alman televizyonları, AB zirvesinde alına kararla ilgili gelişmeleri aktarırken, Erdoğan'ın Brüksel'den dönüşünde Türkiye'de coşkuyla karşılandığını belirttiler.
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in, “Türkiye ile müzakereler tarihi bir adım” şeklindeki sözlerini başlığa çıkardı.
Erdoğan'ın yeni bir zaferle Türkiye'ye döndüğünü kaydeden gazete, Erdoğan'ı, “üyeliğin mimarı” olarak niteledi.
Gazetenin başka bir haberinde, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'e, önümüzdeki yıllarda özellikle Türkiye ile müzakereler konusunda çok önemli görevlerin düştüğü ifade edildi.
B.Z gazetesi, Türkiye ile müzakerelere 3 Ekim 2005 tarihinde başlanması kararını “Avrupa Türkiye'yi kucaklıyor” başlığıyla verdi.
TÜRKLER MEMNUN
Başbakan Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Schröder ile kucaklaşmasını gösteren bir fotoğrafa da yer veren gazete, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Birlik partilerinden (CDU/CSU) politikacıların bile kararda olumlu yanların olduğunu söylediklerini kaydetti.
Gazetenin görüşlerini aldığı Berlin'de yaşayan bazı Türkler, kararı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını ifade ettiler.
Bild gazetesi de Erdoğan ve Schröder'in birlikte görüldüğü bir fotoğrafa yer verdi. “Bu kucaklaşma bize neye mal olacak?” başlığını kullanan gazete, Türkiye'nin üyeliğinin AB'ye yılda 16,5 ila 27,5 milyar euroya mal olmasının, ayrıca AB ülkelerine 2,7 milyon Türkün çalışmaya gitmesinin beklendiğini yazdı.
YOL AÇILDI
Berliner Morgenpost gazetesi, “Müzakere yolu açıldı” başlığıyla verdiği haberde, Kıbrıs sorununun çözümünün özellikle Türkiye için büyük öneme sahip olduğunu belirtti.
Türkiye ile müzakerelerin kesilmesinin mümkün olabileceği ve AB'nin bazı konularda Türkiye'ye kısıtlamalar da getirebileceği belirtilen haberde, buna rağmen Türkiye'ye tam üyelik hedefiyle tarih verildiği, müzakerelerin başarısız olması durumunda bile Türkiye'nin Avrupa yapılarına köklü bir şekilde bağlanması yönünde karar alındığı ifade edildi.
Haberde, AB Konseyi kararının Türkiye'de hem büyük bir coşkuyla, hem de şüpheyle karşılandığı, bazı vatandaşların sonuçta AB ülkelerinin Türkiye'nin üyeliğini yine de engelleyecekleri görüşünde oldukları belirtildi.
Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumunda ise Türkiye ile Avrupa arasında yıllardan bu yana süren çatışmalı tarihin, en yoğun yakınlaşma dönemine girdiği, ancak bu yakınlaşmanın geleceğinin belirsiz olduğu görüşüne yer verildi.
NEW YORK TIMES: ÜYELİK MÜZAKERELERİ UZUN VE ZOR BİR SÜREÇ OLACAK
ABD'de yayımlanan New York Times gazetesi, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin uzun ve zor bir süreç olacağını yazdı.
AB zirvesinde Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesine geniş yer ayıran gazete, Türkiye'nin bütün yasalarını, basit bir gıda maddesinin etiketlenmesinden ulusal bütçe gibi karmaşık bir konuya kadar, AB'nin yüzlerce düzenlemesine uyarlaması gerekeceğine dikkati çekti.
Yüksek enflasyon ve istikrarsızlığın hakim olduğu geçmiş yıllara göre son yıllarda patlama kaydeden Türk ekonomisinin de AB'nin asgari standartlarına ulaşmak için daha katetmesi gereken uzun bir yolu olduğunu belirten gazete, AB'nin Türkiye'den, diğer aday ülkelere oranla daha fazla şeyler yapmasını istediğini kaydetti.
New York Times, 2004 Mayıs ayında AB'ye üye olan 10 ülkenin toplam nüfusuna eşit bir nüfusa sahip olan Türkiye'nin, AB'ye üye olacağı dönemde Avrupa kurumlarında siyasi ağırlığının Almanya'yı bile geçecek noktaya ulaşacağını belirtti.
WASHINGTON POST: KIBRIS KARARI BİR ÇEŞİT FİİLİ TANIMA
ABD’nin Washington Post gazetesi, Brüksel’deki görüşmelerde Kıbrıs’ın Türkiye tarafından tanınması konusunda bir kriz yaşandığını ancak sorunun Türkiye’nin uyum protokolünü yeni AB üyelerini de kapsayacak biçimde genişletmeyi kabul etmesiyle çözüldüğünü anımsattı.
Bunun bir çeşit de facto (fiili) tanıma olduğunu yazan gazete İskandinavyalı bir diplomatın "Bu, onların Kıbrıs’ı dolaylı olarak tanıdıkları anlamına gelir. Ama bu, zaman içinde yavaş yavaş halletmemiz gereken bir şey" sözlerine yer verdi.
INTERNATIONAL HERALD TRIBUNE: TÜRKİYE KIBRIS’I ZIMNEN TANIDI, ERDOĞAN İÇİN ZAFER
Merkezi Fransa’da olan ve dünya siyaset çevrelerinin etkili gazetesi International Herald Tribune gazetesi ise, Zirve’nin sonunda varılan uzlaşmada Türkiye’nin Rum Kesimi’ni zımnen tanıdığını ifade etti.
Gazetede, "Türkiye, müzakerelerin 3 Ekim 2004’te başlamasından önce Kıbrıs’a ilişkin sözlü ya da yazılı olmayan bir tanımayı işleme koymakta görüş birliğine vardı" denildi. Gazete, Zirve kararının Başbakan Erdoğan için bir zafer olduğu yorumu yaptı.