|
Uğur ERGAN / BRÜKSEL
Türkiye, AB ile müzakere tarihini aldı; 3 Ekim 2005. Kıran kırana pazarlıkta istediğimiz her şeyi alamadık ama istedikleri her şeyi de vermedik. Sonucu Başbakan özetledi: Başardık.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Brüksel zirvesinden sonra bir basın toplantısı düzenleyerek ‘Hedef tam üyeliktir’ dedi. Erdoğan bir soru üzerine ‘Yüzde yüz başardık demiyorum, ‘başardık’ diyorum’ yanıtını verdi.
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi’ndeki gelişmelerden sonra kaldığı Conrad Oteli’nde bir basın toplantısı düzenleyerek ‘Hedef tam üyeliktir’ dedi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Beşir Atalay ile bazı parti yöneticilerinin bulunduğu toplantıda Erdoğan şunları söyledi:
SÜREÇ BAŞLADI
AB ile müzakere sürecine başlanılması için takvim başlamıştır. Hedef tam üyeliktir. Ve bu herhangi bir tereddüte yer verilmeyecek şekilde teyit edilmiştir. İkinci bir müzakere süreci ile ilgili yeni bir tarih tereddüdü de yoktur. Ancak bundan sonraki süreç daha zor ve engebeli olacaktır. Türkiye evvellallah interaktif insan potansiyeli ile bu güçlükleri de aşacaktır. 41 yıllık çabalarımızın semeresini aldığımız bir noktada bulunuyoruz.
KIBRIS’I TANIMA YOK
Ankara Anlaşması’nın AB’nin 25 üyeli yapısı dikkate alınarak Kıbrıs’a teşmili teknik bir prosedürdür dedik ve bu prosedür gereği uyum protokolünün varılacak mutabakat sonucunda imzalanması kesinlikle bir tanıma keyfiyeti değildir. Bunu konseyin zirve toplantısında yapmış olduğum son konuşmamda da kayıtlara geçirdim. Ayrıca, burada Sayın Balkenende çok açık, net, dönem başkanı olarak bunun bir tanıma olmadığını ifade etti.
KISITLAMALAR YUMUŞADI
Kalıcı kısıtlamaların ve müzakerelerin ucu açıklığının nasıl tanımlandığının sorulması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu: ‘Bunlar, gerekli görülmesi halinde taraflarca, eğer bir ihtiyaç olursa, tarafların mutabakatı ile o zaman bu koruma tedbirlerine başvururuz. Aksi takdirde, buna gerek yok, noktasına geldi. Ucu açıklık olayı ise zaten müzakerelerde, şu tarihte başlayacak, şu tarihte bitecek diye herhangi bir süreç olmadığından dolayı, ucu açıklık orada kalması, bu noktada tarafımızca bu şekilde olgunlaştırıldı.’
BAŞARDIK
‘Türkiye bu maratonun sonunda istediğini aldı mı, içinize sindi mi?‘ sorusuna Erdoğan şöyle dedi: ‘Bu tür şeylerde ölçü kazan kazan anlayışıdır. Burada tabii yüzde yüz beklediğinizi almak isterseniz, bu ifade çok mübalağalı olur. Fakat başardık diyorum.’
KIBRISLI KIZ
Danimarkalı bir gazeteci,’Tarih aldınız ama bu aynı zamanda tanımadığınız kişi ile buluşma tarihidir. Bu buluştuğunuz güzel kızın isminin Kıbrıs olduğunu duyunca ne yapacaksınız?’ sorusuna gülerek ‘Yok biz çoktandır tanışıyoruz. Münasebetlerimiz de gayet iyidir. Bundan sonra daha iyi olacaktır’ demesi salondakilerin gülüşmesine neden oldu.
ATİNA’YLA SORUN YOK
Erdoğan,Yunan Mega TV muhabirinin, bugünkü gelişmeler sonucunda Türk-Yunan ilişkilerinin nasıl etkileneceği biçimindeki sorusuna da ‘Yunanistan’la olumlu bir süreci yaşıyoruz. Her geçen gün dostumuz Yunanistan’la münasebetimiz gelişiyor, bundan sonra da daha başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin gayreti içinde olacağız’ diye yanıtladı.
Ayaklarımı yerden kesmeyi sevmiyorum
Başbakan, ‘Ayaklarınız yerden kesildi mi?’ diye soran Hürriyet’ten Vahap Munyar’a, ‘Ben ayaklarımı zaten yerden kesmeyi hiçbir zaman sevmedim, sevmiyorum. Grupta da arkadaşlarıma sakın ayaklarınızı yerden kesmeyin, uçmayın diyorum. Tabii uçuştan da kastımı anlıyorsunuz’ karşılığını verirken salondakileri güldürdü.
Brüksel- Ankara hattı
Özgür Gündem gazetesinin muhabiri basın toplantısında Başbakan Erdoğan’a ‘Brüksel-Ankara-Diyarbakır hattındaki Türkiye Cumhuriyeti Türk vatandaşları bazı beklentileriyle ilgili sorusuna Erdoğan şu karşılığı verdi: Bizim böyle bir farklı hattımız yok. Bizim sadece Brüksel- Türkiye hattımız var. Ve Türkiye’de 72 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımız, canımız ciğerimiz, başımızın tacıdır.’ Erdoğan’ın bu sözlerinin salondaki işadamları ve partililer tarafından yoğun alkışlarla karşılandı.. |