|
Batı bölgeleri tekrar ısınmaya başlıyor. Sert esen gözü yaşlı lodos Marmara, Ege ve Akdeniz’de fırtınaya dönebilir. Bu arada yine uzak bir tahmin, değişimleri CNN TÜRK’ten alabilirsiniz, ama önümüzdeki haftanın ortalarına doğru yine bir soğuk gelebilir.
Geçtiğimiz haftalarda okyanusların karbondioksit deposu olduğuna değinmiştim. Okyanustaki karbondioksiti emen deniz canlılarının artmasıyla, okyanusların atmosferden daha fazla karbondioksit çekilebileceğinden ve dolayısı ile küresel ısınmanın önüne geçilebileceğinden bahsetmiştim:
‘Geçtiğimiz yıllarda Amerikalı oşinograf John Martin, küresel ısınmayı durdurmak, daha doğrusu sera etkisini ortadan kaldırmak için, basit ama etkili bir yöntem geliştirdiğini açıkladı. Okyanus bilimci Martin’in yola çıkış noktasında, deniz canlısı planktonların, karbondioksit ile besleniyor olmaları vardı. Martin’in iddiası okyanuslara bırakılacak tonlarca demirin küresel ısınmayı durdurabileceğiydi. İddiaya göre demir eksikliği ile oluşamayan planktonların sayısı bu takviye sayesinde artacak ve planktonlar da beslenmek için okyanus suyundaki karbondioksiti tüketecekti. Sonuçta da okyanuslardan atmosfere yayılan ve sera etkisini artıran karbondioksit oranı azaltılmış, ya da okyanusun atmosferden emdiği korbondioksit oranı artırılmış olacaktı.’
Atmosfere her yıl 8 milyar ton karbon salıyoruz. Bu gazın yaklaşık yarısı küresel ısınmaya neden olacak şekilde atmosferde kalıyor. Ekosistemdeki garip bir denge sonumuzun süratli gelmesini engelliyor. Bu da küresel ısınmaya neden olan payın dışında kalan diğer yarının ormanlar, bataklıklar, otlaklar ve tabii ki okyanuslarda depolanması ile oluyor.
Uzmanlar depolanmanın sürekliliğinden emin değil. Peki, ya bundan sonra ormanlar, bataklıklar, okyanuslar, otlaklar daha fazla depolamayı reddederse? 400 bin yılda yayılan karbondioksitten fazlasını biz son 150 yılda atmosfere saldık. Şuursuzca atmosfere saldığımız karbondioksiti yutan, belki de bize zaman kazanmamız için omuz veren okyanuslara, bu okyanusların depoladığı karbondioksiti işin içine katmadığımız halde manzara bu. Garantisi olmayan bu destek ortadan kalkar ise felaket senaryoları 40-50 yıl içinde gerçekleşebilir. Artık yaşanan ve yaşanması beklenen hava olaylarına senaryo gözüyle bakmamak gerekiyor, her yıl küresel ısınma nedeni ile onbinlerce insan gözler önünde ölüyor ve bu sayı yıldan yıla katlanarak büyüyor. |