Deniz Baykal, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği ve Genel Sekreter Önder Sav ve dış politika kurmaylarının da katıldığı basın toplantısında, AB zirvesini değerlendirdi.
AB’nin Türkiye’ye haksızlık yaptığını ifade eden Baykal, "Bizim önerimiz bu konuda müzakerelerin dondurulmasıdır. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye, AB’yi tam üye olarak içine alma kararlılığını ilan etme durumunda değildir" dedi.
AB’nin de Türkiye’yi tam üyesi olarak öngörebilir bir noktada olmadığını ifade eden Baykal, "Güzergah, Türkiye’nin AB’nin tam üyesi haline dönüştürmeye elverişli değildir. Bu güzergahla oraya varılmaz, varılacak olsa o mücadele göze alınabilir. Ama üyelik müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanması sadece bizim elimizde olan bir şey değildir" diye konuştu.
Baykal, Türkiye’nin tam üyelik dışında bir ilişkiyi kabul edeceğini bu aşamada ilan etmenin de doğru olmayacağını vurguladı.
"RUM KESİMİ GİZLİ DİPLOMASİ YÜRÜTTÜ"
Kıbrıs Rum kesiminin tanınmasının ön koşul olarak sunulmasını değerlendiren Baykal, bu tutumun "yadırgatıcı" olduğunu ifade etti. Rum kesiminin bu konudaki "veto tehdidini" zaman zaman dile getirdiğini, ancak kimsenin buna olanak vermediğini kaydeden Baykal, "Güney Kıbrıs Rum kesimi, bu konuyu bir veto haline getirebileceği iddiasını sessizce, gizli perdeler arkasında yürüttüğü girişimlerle ortaya koymuştur. Gizli diplomasisinin sonucunda Türkiye’nin AB ile müzakerelere başlaması için Kıbrıs Rum Kesimi’nin tanınması konusunu ön şart olarak kabul ettirmiştir" dedi.
"BRÜKSEL’E GİTMEME KARARIM İSABETLİ"
Baykal, Başbakan Erdoğan’ın Brüksel’e birlikte gitme teklifini kabul etmemesinin de "isabetli" olduğunu dile getirdiği toplantısında, hükümetin CHP’nin uyarılarını dikkate almadığını belirtti.
Baykal, "Eğer biz, gerekli işbirliğine girmiş olsaydık elbette orada beraber olurduk" dedi.
Baykal, bir soru üzerine de Başbakan Erdoğan’ın müzakerelerde istenilen sonucun alınamaması durumunda Türkiye’ye dönme kararını "olumlu" bulduğunu bildirdi. Baykal,"Bize bir tavır dayatılıyorsa, kabul etmek mümkün değildir" dedi.