Türkiye'den Avrupa'ya göç edilmemesi konusunda “kalıcı korumanın” yasal olmayacağını söyleyen Demiralp, bunun AB'nin mal, hizmet, sermaye ve insanların serbest hareketi temeline dayanan “dört özgürlük” ilkesine karşı çıkmak olacağını ifade etti.
Göç konusunda kendilerine (AB tarafından) yasal bir görüş bildirildiğini belirten Demiralp, bunun AB yasalarına aykırı olduğunu, kabul etmeyeceklerini, bunu reddettiklerini kaydetti.
AB'ye mayıs ayında katılan 10 ülkeye belli bir dönem için göç konusunda sınırlama getirildiğini hatırlatan Büyükelçi, ancak kalıcı sınırlamanın yasal olmadığını belirtti.
Portekiz, İspanya ve Yunanistan AB'ye kabulü döneminde yaşadıkları deneyimi örnek gösteren Demiralp, “Türkiye'de ekonomi daha da iyi olursa hiç kimse Belçika'ya yağmur altında yaşamak için gelmeyecek, tam tersi Türkiye'ye insanların akını olacak. Halen 30 bin emekli Almanın Türkiye'de yaşadığını unutmayın” dedi.
Demiralp, Türkiye'den Avrupa'ya yasadışı göçün bir sorun olduğunu kabul ettiğini, ancak AB üyeliğinin bu sorunu çözeceğini kaydetti. Büyükelçi, şimdi Türkiye'den Avrupa ülkelerine devam eden göçün, ailelerin birleşmesine dayanan gizli bir göç olduğunu ifade etti.
Fransa'nın Le Figaro gazetesinde yayımlanan ve Fransızların yüzde 67'sinin Almanların yüzde 55'inin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu gösteren kamuoyu araştırmasına da değinen Demiralp, Ankara'nın bir imaj sorunuyla karşı karşıya olduğunu kabul ettiğini belirtti.
Demiralp, “Avrupa halkına Türk halkının kendileri için bir problem olmayacağını anlatmaya ihtiyacımız var. Tabii ki Türkiye'nin imajı konusunda çalışmak zorundayız, bu çözmemiz gereken bir sorun” dedi.