13/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
13.12.2004
Bu kez de aslanı kediye çevirdi
 

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın ‘Türkler ve biz, hepimiz Bizans’ın çocukları değil miyiz?’ şeklindeki sözleri hatırlatılınca avucunun kaşındığını hissetmişti.

Yaptığı kısa muhasebeden sonra Tunus’ta gazetecilere ‘Bana yine balataları sıyırtacaksınız’ diyerek, ‘Biz Osmanlı çocuğuyuz. Avrupa’nın ne çocuğu olduğunu Avrupalılar bilir’ şeklinde Chirac’a manalı bir mesaj göndermişti.

EN AÇIK SÖZLÜ BAKAN Ülkücü kökenli olan Tüzmen’in bu açık sözlülüğü, diplomatik dengelere, hassasiyetlere takılmayıp pattadanak konuşma huyu nereden geliyor?

Tüzmen, nevi şahsına münhasır bir bakan. Örneğin, en sevdiği balık köpekbalığı. Üstelik, havuza dalıp köpekbalığına parmağıyla dokunacak kadar gözüpek biri.

Tüzmen’in cesaretinin bir başka örneği daha ortaya çıktı: aslanları sevmek.

ÜÇ JAPONU YEMİŞLER

Tüzmen,
Güney Amerika’ya yaptığı bir gezide bir aslanı yoğurup nasıl kedi haline getirdiğinin öyküsünü geçenlerde şöyle anlattı:

‘Resmi görüşmeleri bitirdik, öğleden sonra boşluk kaldı. Safari diye adlandırdıkları yerler var. Aracın içinde gezdiriyorlar. Hayvanlar, aslanlar açık ortamda dolaşıyor. ‘Camları açmayın’ diye ikaz ettiler. Çünkü aslanlar fotoğraf için inen üç Japonu yemişler.

Yöneticiye
‘Ama benim temas etmem, dokunmam lazım. Ben bundan bir şey anlamam. Ben aslanları kafesinde görmek, dokunmak istiyorum’ dedim. ‘Çok tehlikeli olur’ deyip, yanaşmadı.

YA BU EL GİDER...

Alttan girip üstten çıktım. Neyse en sonunda kabul etti,
‘Ama dokuz aylık bir yavru aslan olacak ve ben de geleceğim’ dedi. Açtılar kafesi, biri kenarda oturuyor, diğeri kayanın üzerinde heykel gibi duruyor. Görevliye ‘Yakalamak isterim’ dedim. ‘Çok yavaş hareket edin, tereddütlü gözükmeyin’ dedi. Yanına yanaştım, oralı olmuyor. Elimi kaldırdım, direkt bir hareketle kafasına koydum. Bu sırada kendi kendime dedim ki, ‘Kürşad bu el ya gider ya yerinde durur...’

KEDİ GİBİ YOĞURDUM

Ben aslanı yumuşak sanıyordum, tüyleri bayağı sertmiş. Biraz daha sevdim, ön tarafına kaydım. Ardından bıyıklarını sevdim. Bıyıkları sevince şöyle bir kalkıp gerindi. Geldi ayağımın kenarına, iki üç dakika sonra hayvanı yatırdım. Mır mır mır... Şöyle bir açtım, sonra kedi gibi yoğurdum. Hayvan pelte haline geldi. Sonra bir de fotoğraf çektirdim.’

Gazeteciler hemen itiraz ettiler: ‘Sayın bakanım, yapmayın muhakkak aslanı önceden uyuşturmuşlardır...’

BALATALARI SIYIRDI Tüzmen, ‘Hayır’
diye ısrar etti: ‘Uyuşturulmamıştı. Bizim raconumuzda uyuşturulmuş hayvan sevmek yazmaz...’

Köpekbalığına parmakla dokunan, aslanı sarman kediye çeviren Tüzmen, Chirac’tan mı çekinecekti? Nitekim, sıyırıverdi balataları...

Adrenalin tutkunu

PROFESYONEL dalgıç olan Kürşad Tüzmen, Dış Ticaret Müsteşarı olarak görev yaptığı 2001 yılında gittiği Güney Afrika’nın Cape Town kentinde, köpek balıklarının bulunduğu akvaryuma girmişti. Bir süre birlikte yüzdükten sonra köpek balığına dokunan Tüzmen’in tehlikeli hayvanlara ilgisinin bununla sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Tüzmen Güney Amerika gezisinde de, kafesine girdiği bir aslanı, kendi deyimiyle ‘Kedi gibi yoğurup pelte haline’ getirmiş.

Diş... CMK CİK

ADALET Bakanı Cemil Çiçek, 17 Aralık zirvesi öncesi en yoğun etkinlik gösteren hükümet üyesi. AB İlerleme Raporu’nda da söz edilen ve hükümetin 17 Aralık’a kadar çıkarmayı söz verdiği tasarıların tamamı Çiçek’in bakanlığı ile ilgili. Durum böyle olunca Çiçek, bütün mesaisini ya Meclis’te ya da Bakanlık’ta bu yasa tasarıları ile ilgili çalışmalarla geçirmek durumunda kaldı.

BUZ MASAJI YAPTI

Öyle bir mesai uygulandı ki, TBMM Adalet Komisyonu’na bile diş ağrısı çekerek katıldı. Zaman zaman, komisyon çalışmalarına yanağına dayadığı buz torbaları ile devam edebilen Çiçek, artan zamanlarda da katılmak zorunda olduğu davetlere icabet ediyor. TEMPO Dergisi’nin 17’nci yılı nedeniyle düzenlenen resepsiyana da katılan Çiçek’e, dişçiye gitme fırsatı bulup bulmadığını sorduk.

ZİRVEYİ BEKLİYOR

Çiçek,
sol yanağını göstererek, ‘Burası CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) ağrısı. O yanağın sırası geçti’ dedi. Sonra da sağ yanağını göstererek, ‘Bu yanağım da CİK (Ceza İnfaz Kanunu). Şimdi burası da ağrıyor. Pazartesi günü bunu da halledersek, o zaman ağrılar geçmiş olacak’ diye devam etti. Çiçek, CİK de Meclis’ten geçtikten sonra 17 Aralık’ın geleceğini, kendisinin de ancak o günden sonra dişçiye gitmeye fırsat bulacağını belirterek, ‘Anladığınız gibi bizim diş ağrıları da 17 Aralık Zirvesi’ne bağlı’ diye espri yaptı.

Baykal’a yaptığı iltifatı eşinden esirgiyormuş

MALİYE Teftiş Kurulu’nun kuruluşunun 125. yıldönümü dolayısıyla verdiği resepsiyon, CHP Lideri Deniz Baykal, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile eşi Ahsen Unakıtan arasında ilginç diyaloglara sahne oldu. Eşiyle birlikte salonda konuklara hoşgeldiniz turuna çıkan Ahsen Unakıtan, Baykal’a yönelip elini sıkarken, önemli bir iltifatta bulundu: ‘Televizyonlarda göründüğünüzden daha gençmişsiniz.’

Baykal,
memnun bir yüz ifadesiyle bu iltifata karşılık verdi: ‘Bunu sizden duymak ne güzel.’

Maliye Bakanı Unakıtan bu diyaloglara tanık olunca Baykal’a şikáyeti bastı: ‘Valla bizim hanım bana evde hiç böyle şeyler söylemiyor...’

Durumu kurtarmak ve ortaya çıkabilecek ‘krizi’ yatıştırmak Baykal’a düştü:

‘Öyle demeyin, ikinizin ilişkinizin ne kadar iyi olduğunu biliyoruz.’
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com