13/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa
13.12.2004
AB önceliğinden ABD’yi ihmal etmiş olabiliriz
 

Sedat ERGİN

Dışişleri Bakanı Gül, ABD ile ilişkilerde bazı sıkıntıların bulunduğunu doğruladı.

"Nasıl bizim PKK meselesinde bir hassasiyetimiz oluyorsa, onların da  bazı hassasiyetleri oluyor."

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ABD ile yaşanan son durumu, Ankara Temsilcimiz Sedat Ergin’e anlattı. Gül, ‘Şu anda ister istemez AB bizim birinci gündemimizi almıyor mu. Böyle olunca nasıl dostlar arasında, bir dostunuzu ihmal edip diğer dostunuza çeşitli sebeplerle biraz ağırlık verirseniz diğeri alınır, böyle de olabilir’ değerlendirmesinde bulundu.

DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül, ABD ile ilişkilerde siyasi düzeyde sıkıntılı bir durumun yaşandığını inkar etmiyor.

ABD cephesindeki rahatsızlıkların uzun bir listesi var. ABD Büyükelçisi Eric Edelman’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan altı hafta süreyle randevu alamaması, AKP Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın ABD ordusunu Felluce’deki sicili nedeniyle ‘soykırım’la suçlaması, AKP’li milletvekillerinin ekümeniklik tartışmalarıyla ilgili Washington’a rest çekmeleri bu listede akla ilk gelen kalemler.

PKK’DA HASSASIZ

Gül, ‘Tabii, zaman zaman bu tip şeyler karşılıklı oluyor’
dedikten sonra rahatsızlıkların yalnızca tek taraflı görülmemesi gerektiğini anlatıyor:

Bizim de PKK meselesinde çok hassasiyetimiz oluyor, onların da bazı hassasiyetleri oluyor. Geçmişe baktığımızda da zaman zaman böyle hassasiyetler olmuş. Onların beklentileri oluyor, bizim de beklentilerimiz oluyor. Bunların yarattığı çeşitli sorunlar oluyor.

YANLIŞ ANLAMA

Bakan, bununla birlikte söz konusu hassasiyetlerin aşılabileceği görüşünde:

‘Hassasiyetler olabilir. Ama birbirlerine stratejik ortaklık açısından bakan tarafların bunları aşması lazım. Aşarız da, aşıyoruz da... Yanlış anlamalar oluyor karşılıklı. Bunlar açıklığa kavuşuyor. Önemli olan ilişkilere, bütün ilişkilere verilen önem. Bu Türkiye açısından da çok önemli. Herhalde ABD açısından da çok önemli. Yani iki müttefik arasındaki olumsuzluğun kimseye faydası yok, öyle bir şey arzu etmeyiz.’

Gül, ardından son haftalarda Türk hükümetinin pek telaffuz etmediği bir hususu kayda geçirerek, ‘ABD ile stratejik ortaklığı muhafaza etmek istediklerini’ vurguluyor, Biz bu stratejik ilişkilerin herhangi bir şekilde zayıflamasını arzulamıyoruz. Bunu bir alternatif olarak da görmek istemiyoruz’ diye konuşuyor.

Dışişleri Bakanı, alternatiften söz ederken, galiba ‘AB ve ABD ile ilişkilerimizi birbirlerine alternatif olarak görmüyoruz’ mesajını vermek istiyor.

İlginçtir ki Gül, ABD tarafındaki hassasiyette son dönemde Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin ön plana çıkmasının da rol oynamış olabileceğini düşünüyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mark Grossman’ın geçen hafta Washington’da yaptığı bir konuşmadaki serzeniş dolu sözlerini hatırlattığımızda, Gül şöyle konuşuyor:

‘Herkes ister istemez çok hassas oluyor. Şu anda ister istemez AB bizim birinci gündemimizi almıyor mu. Böyle olunca nasıl dostlar arasında, bir dostunuzu ihmal edip diğer dostunuza çeşitli sebeplerle biraz ağırlık verirseniz diğeri alınır, böyle de olabilir. Ama, bizim hükümet olarak bakışımız, Türk-Amerikan ilişkilerini sağlıklı, kuvvetli tutarak, bu stratejik boyutu zaafa uğratmadan devam ettirmektir. Bu hem ülkelerimizin çıkarına, hem de dünyanın çıkarınadır.’

ELÇİYE ZEVAL OLMAZ

Gül,
ayrıca ilişkileri ele almak üzere önümüzdeki günlerde bürokratik düzeyde bazı ziyaretlerin gerçekleşeceğini belirtiyor.

Bakan, verdiği bu mesajlarla Türk-ABD ilişkilerindeki belirsizliği dağıtmaya çalışırken, Başbakan Erdoğan’ın bugün ABD Büyükelçisi Edelman ile yapacağı görüşme de önem kazanıyor.

Aslında Başbakan’ın Suriye Baas Partisi yöneticilerine randevu verirken, ABD Büyükelçisi’ne zaman ayıramaması bile Türk-ABD ilişkilerinin son haftalarda ne kadar dibe vurduğunun önemli bir göstergesini oluşturuyor.

Buna karşılık Gül, bu olayın büyütülmemesi gerektiği görüşünde:

‘Elçiye zeval olmaz. Elçi talimat alır, talimatın gereğini yapar. Elçiye zeval olmaz diye en iyi şekilde biz ifade etmişiz bunu.’

Her şeyi kontrol edemiyoruz

Dışişleri Bakanı Gül, Washington’un AKP hükümetinin Türk kamuoyundaki ABD aleyhtarı havayı dağıtmak için çaba sarf etmediği yolundaki eleştirilerine şu yanıtı veriyor:

Güzel de, ben yapmıyor muyum? Milletvekilimiz demeç verdi (Elkatmış’ın soykırım açıklaması) tuttum yazılı, sonra da sözlü açıklamalarda bulundum. Bu soykırım meselelerinin nereye kadar gidebileceğini, ne kadar yanlış şeyler olduğunu söyledim.’

Gül, AKP’den 100 dolayında milletvekilinin ekümeniklik tartışmasıyla ilgili olarak ABD Büyükelçisi Edelman’a gönderdikleri protesto mektubu konusunda şöyle konuşuyor:

Biz her şeyi kontrol edemiyoruz, ama hükümet olarak ona bile müdahale ettik. Ama, Türkiye’nin beklentilerine de bakmak lazım.’

Süper güçle ilişkiyi niye zayıflatalım

‘Biz ABD ile bunca yıllar müttefik olduk. En zor günlerde beraber olduğumuz bir ülke. Şimdi bugün daha süper bir ülke haline gelmişken, niye ilişkilerimizi zayıflatalım ki? Bunun bir faydası yok ki. Onlar açısından da, özellikle de Ortadoğu, Asya, İslam dünyasıyla Türkiye’nin eskiye giden ilişkileri çok büyük bir avantaj.’

Rayına oturttuk

Gül, geçen hafta görevine veda etmeye hazırlanan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yaptığı görüşmenin de ilişkilerdeki hassasiyetleri aşmak bakımından çok yararlı geçtiği kanısında: ‘Görüşmemiz gayet iyi geçti. Ayrılıyor şimdi, ama yine de meydanda olacak. Türk-Amerikan ilişkilerine çok büyük katkıları oldu. Türkiye’yi çok iyi anlayan bir kişi. İki ülkenin geçmişte bazı konuları ne kadar karşılıklı anlayış içerisinde hallettiğini, yeri geldiğinde her iki ülkenin çıkarına göre davrandığını örnekler vererek anlattı. Bunların çok farkında olan bir insan, tabii asker de olduğu için... Şimdi yine biraz yanlış anlamalar, böyle havalar olabilir ve konuştuk karşılıklı olarak. ’ Gül, görüşmenin sonucunu ‘Hem geleceğe baktık, hem de bugünkü yanlış şeyleri de rayına oturtturduk doğrusu’ diye özetliyor.

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com