AB liderleri, 16 Aralık’ta zirvenin ilk gününde Perşembe günü akşam yemeği sırasında Türkiye ile ilgili karar metnini tamamlamaya çalışacaklar. Bunun ardından AB Dönem Başkanı Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende, yemeğin sonucunu Brüksel’de bulunacak olan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki heyete aktaracak.
Üst düzey bir AB yetkilisi "Herşey iyi giderse Helsinki Zirvesi’nde olduğu gibi sabah kahvesi öncesi karar metni faks edilebilecek" diye konuştu.
PROTOKOL MÜZAKERELERDEN ÖNCE İMZALANMALI
Kıbrıs konusunda Türkiye’den beklenenin, Ankara Antlaşması’nı yeni AB üyelerine uyarlayan protokolü imzalamayı taahhüt etmesi olduğunu ifade eden diplomat "Tanımayı talep etmiyoruz. Bu aşamada çok fazla ve çok erken olurdu" dedi. Aynı diplomat, Başbakan Erdoğan’ın protokol yapmayı kabul etmemesi halinde "büyük bir sorun" yaratılmış olacağını savundu.
Türkiye için söz konusu protokolü imzalamayı kabul etmeyi "küçük bir adım" olarak nitelendiren diplomat, protokolün müzakerelerin başlamasından önce imzalanmasını beklediklerini, protokolü imzalamanın Rumları tanıma anlamına gelmediğini dile getirdi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, bir destek ifadesi olarak zirveye davet edildiğini kaydeden diplomat, Balkenende’nin Rum Kesimi’ne yaptığı ziyaretin ardından Rumların veto hakkını kullanmayacaklarına güvendiklerini söyledi.
Diplomat, mükazerelerin tarihinin henüz kararlaştırılmadığını belirterek ancak 2005 yılının ikinci yarısında olacağının giderek daha netleştiğini söyledi.
MÜZAKERELERİN TEK AMACI ÜYELİK
Müzakerelerin tek amacının üyelik olacağını vurgulayan diplomat, Avrupa Parlamentosu’ndaki Hristiyan Demokratların "imtiyazlı üyelik" mücadelesini kaybettiklerine, AP’de eskiye oranla Türkiye lehinde değişiklik olduğuna dikkat çekti.
SERBEST DOLAŞIM HAKKI
Serbest dolaşımı için öngörülen "kalıcı koruyucu önlemler"in, ancak ciddi bir göç akımının saptanması halinde gündeme gelebileceğini ve ancak geçici süreler için uygulanabileceğini ifade eden diplomat, yine bu tür sınırlamanın bir müzakere kararında ilk kez dile getirildiğini de belirtti.