|
Suat KAVUKLUOĞLU
Onu Sezen Aksu konserlerinde elinde davulla bağıra çağıra şarkı söylerken hatırlayabilirsiniz. 1988’den beri şarkı söylüyor. Belki çok daha önce bir albümü olabilirdi ama o kendini iyi hissedeceği günü bekledi. Geçtiğimiz günlerde TMC etiketi ile yayınlanan Nihayet albümü artık bu zamanın geldiğini müjdeliyor."
Yeşillere bürünen albüm kapağındaki gibi şarkılardaki hüzne de kayıtsız kalmak zor. Hele Sezen Aksu imzalı ‘Duvar’ karşısında duvara toslamanız işten bile değil. Albümde Sinan Akçıl ve Müfide İnselel’in yenilikçi duruşu da unutulmamalı.
Çok daha önce bir albümü olamaz mıydı Zeynep Casalini’nin?
-Belki de bu, hırslı bir yapıya sahip olmamamla ilgili. Hiç acele etmedim, bir an önce albümüm olsun diye debelenmedim. Çalıştığım insanlar da birlikte olmaktan keyif alacağım insanlar olmalıydı. Böyle bir buluşma ancak şimdi TMC ile birlikte mümkün olabildi. Bu ruhu yakalayamasaydık albüm falan yapmazdım.
Albüme gelen ilk tepkiler; eli yüzü düzgün bir pop albümü olduğu yönünde.
-Müzik piyasasında çok kötü işler yapılıyor ama çok iyi işler de çıkıyor: Şebnem Ferah, Mor ve Ötesi, Kenan Doğulu, Pamela, Özcan Deniz. Aslında piyasa adına benim umudum hep var.
Nasıl sıyrılacaksınız ya da konumlanacaksınız bu saydığınız isimlerin içinde?
-Benim aralarından sıyrılayım diye bir derdim yok. Ancak onların arasında anılmayı isteyebilirim. Zannediyorum yaptığım işle bu isimlerin arasına girmemem için bir sebep yok.
Nasıl bir albüm oldu bu?
-Kendime ben ne söylemek istiyorum, diye sordum. Hayatta benim de kullanabileceğim sözler, dinleyince keyif alacağım müzikler olmalıydı. Gidip arkadaşım Müfide İnselel’in kapısını çaldım. O da beni Sinan Akçıl’la tanıştırdı. Ben ona nasıl bir şey istediğimi anlattıkça, ‘İnanamıyorum ben de tam böyle bir şey yapmak istiyordum’ dedi.
Kimdir bu Sinan Akçıl?
-Sinan, 24 yaşında çok yetenekli bir müzisyen. Onun müzikal zekasına çok güveniyorum, Demet’in albümünde de şarkıları vardı. Bana önce ‘Amacım Yok’u dinletti. Çok etkilendim ve ‘tamam, budur’ dedim. İstediğim şey, modern yapılı ama arabesk motifleri de barındıran ama pop caza da uzanan bir şeydi.
‘Duvar’ın altında Sezen Aksu’nun imzası var.
-Albüm için yaptığımız şarkıları alıp Sezen’e gittim. ‘Sezencim, bak bunları bunları yaptım’ dedim. O da dinledi ve ‘Bana Alper’le (Narman) Fettah’ı (Can) çağırın’ dedi. Çocuklar geldi. Şarkının bir iki dizesi hazırmış. Sonra Sezen’le oturup şarkıyı bir saat içinde yapıverdiler.
Entelektüel bir ortamın içindesiziniz...
-Gerçekten de öyle. Ama ben onların gözüne gireyim diye bir şey yapmadım. Öncelikle kendim beğeneceğim şeyler yapmak istedim. Gerçi ister istemez hep aklımın bir ucunda Murathan (Mungan) ya da Yıldırım (Türker) beğenecek mi acaba, Sezen (Aksu) ne diyecek gibi şeyler uçup durdu. Şimdi bakıyorum onlar da beğenmiş. Ama onların tarafsız da olabileceğine inanmıyorum çünkü ben onların elinde büyüdüm.
Bütün bunların ötesinde nasıl bir hayat düştü sizin payınıza?
-En büyük yalnızlığım babamın yanımda olmaması ve beni aramamasıydı. Çok sonraları bu eksiklikten kurtulabildim. Her ilişkimde yaşadığım ‘ya giderse’ korkusu sanırım hep bu durumun bir sonucu. Ama öte yandan da bu beni çok çabuk büyüttü. Evet, canın acıyor ama bir bakıyorsun yapabiliyorsun. Annem beni başı dik büyüttü.
ZEYNEP CASALINI
Anne Oyuncu ve şarkıcı Deniz Türkali
Baba İtalyan şarkıcı Ernesto Casalini
Dede Yazar Vedat Türkali
Yakın çevre Sezen Aksu Murathan Mungan |