|
Ben Odeon Müzik’i Türk pop müziğinin hafızası olarak görmüşümdür hep. Zaman zaman bir fare olup Odeon’un arşivi içinde gönlümce dolaştığımı; günlerce bir şekilde yayınlanamamış o çok özel şarkıları, yorumları dinlediğimi hayal ederim. Hayaliyle bile dişlerim kamaşır...
Malumunuz Odeon Müzik; fareliğin lüzumu yok dedi ve koleksiyon niteliği taşıyan birçok konsept iş çıkardı arşivinden bugüne kadar. Nilüfer’in ilk üç uzunçalar kayıtlarını içeren üç CD’lik çalışma da bunlardan biriydi.
Şimdi sırada ‘Sürprizler’ var.
Dünya müzik sektörünün sıklıkla yaptığı işlerden biridir ‘unreleased (yayınlanmamış)’ kategorisinde ürünler vermek. Kimi zaman ‘collectors’ edition (koleksiyonerlere özel)’, kimi zaman ‘rarities (nadir bulunan)’ olur adı lakin amaç aynıdır: yaptığı işlerle hep merak edilen, takip edilir hale gelmiş bir ismin; kıyıda köşede kalmış, o ya da bu sebeple yayınlanmamış kayıtlarını bir araya toplamak.
Bu anlamda Nilüfer’in ‘Sürprizler’i Türkiye için bir ilk.
Albümde hem sadece 45’lik plakların B yüzlerinde olup long-play’lere girememiş, hem de demo kayıt seviyesinde kalıp raflara kaldırılan şarkılar var.
Hepsi özenle elden geçirilmiş ve bu on üç şarkı bir CD’de toplanmış. Buyurun size Nilüfer’den en eski yeniler.
Örneğin zamanında Tanju Okan ve Modern Folk Üçlüsü ile birlikte seslendirdiği ‘Kim Ayırdı Sevenleri’nin tamamıyla Nilüfer tarafından seslendirilen bir versiyonu olduğunu ben kendi adıma bilmiyordum.
Keza ‘Otuz Beş Yaş’ı da hepimiz Hümeyra şarkısı olarak biliriz. Meğer aynı şarkıyı o yıllarda Nilüfer de seslendirmiş. Ancak yapımcılar Hümeyra versiyonunu plak yaparken, Nilüfer versiyonunu rafa kaldırmışlar. Nerden nereye; kısmet bugünlereymiş.
Yeri gelmişken bir noktanın altını da çizmek istiyorum. Biz müzik yazarları çoğu zaman yazdığımız konuyla ilgili ön araştırma yaparız. Ancak tabii gönül ister ki, albümlerle birlikte gönderilen basın bültenlerinden de feyiz alabilelim. Çoğu zaman beylik laflar, fasaryadan iddialarla doludur bu bültenler.
CD’yi satın aldığınız takdirde siz de okuyacaksınız; Nilüfer’in ‘Sürprizler’inin kitapçığının içinde meslektaşım ve ağabeyim Naim Dilmener’in albüm hakkında yazdığı bir yazı var. ‘Bu iş nasıl yapılmalı’ya güzel bir örnek teşkil ediyor. Üşenmeyin ve okuyun lütfen.
Mucizeler Komedisi
Bu yazıyı okuduğunuzda büyük olasılıkla henüz izlememiş olacaksınız ‘Mucizeler Komedisi’ni. Ben izledim ve çok beğendim. Yok şaşırmayın; ben de her konuda bilgi ve fikir sahibi olan köşe yazarı büyüklerim gibi işi Brodway müzikalleri ile kıyaslamaya falan götürmeyeceğim. Ancak izlerken aklımdan şu geçti; müzik kanallarında, magazin programlarında kendi kalıplarımıza sığdırmaya çalışarak anlamaya çalıştığımız ‘popçu’ların farklı renklerine şehadet etmek ve bir kez daha düşünmek için bence bulunmaz fırsat Mucizeler Komedisi. Çaycı Sütiye tiplemesiyle devleşen Özlem Tekin’i; Melek Pamela ile Mirkelam’ı izleyin lütfen. Şarkılarını dinleyin. Tabii siz bilirsiniz; yok ben almayayım diyorsanız; ‘rock’çı Özlem’, ‘koşan adam Mirkelam’ ve ‘çılgın Pamela’ seviyesinde de algılamaya devam edebilirsiniz dünyayı. |