11/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Avrupa Birliği Son Güncelleme 04:14
11.12.2004
Çiçek: Her şeye rağmen AB demiyoruz

Ankara

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ni önemsediğini ancak “her şeye rağmen Avrupa Birliği demek gibi bir saflığı olmadığını” söyledi.

Adalet Bakanlığı, Türk Parlamenterler Birliği ve ASSER Enstitüsü'nün işbirliğiyle düzenlenen “AB'ye Katılımın Yeni Üye Devletlerin Ulusal Hukuk Düzenlerine Etkisi” konulu uluslararası seminer TBMM'de gerçekleştirildi.

   

Seminer'in açılışında konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin 17 Aralık tarihini heyecanla beklediğini, gelecek haftanın Türkiye açısından da AB ülkeleri açısından da önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:

   

“Bunun her iki taraf için de bir fırsat olmasını temenni ediyorum. Önem verdiğimiz için tabiatıyla biraz heyecanlıyız. Bu noktadaki samimi duygularımızı çok anlaşılabilir bir tarzda ortaya koyduk, koymaya çalışıyoruz. Ama şunun da çok bilinmesi lazım ki, Türkiye AB'yi önemsemektedir ama 'Her şeye rağmen AB' demek gibi bir saflığı da yoktur. Bunun altını çiziyorum; herkesin bunu çok iyi anlaması lazım. AB bizim için önemli, ama her şeye rağmen AB... Bizim gündemimizde böyle bir konu yok.”

   

“BAŞI DİK OLARAK”

   

Türkiye'nin AB ülkeleri ile “ahde vefa çerçevesinde” karşılıklı hakları ve yükümlülükleri tespit ettiğini belirten Çiçek,  Ceza İnfaz Yasası dışında Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu yasanın da Pazartesi günü çıkarılacağını söyledi. Çiçek, “Böylece Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti devleti, hükümeti ve Türk Parlamentosu olarak, iktidarı ve muhalefetiyle verdiği sözün arkasında duran, gereğini yapmış, başı dik olarak biz 17 Aralık gününü bekliyoruz” dedi.

   

AB'nin bazı ülkelerinden son günlerde gelen itirazları hatırlatan Çiçek, bunun belli bir yere kadar anlayışla karşılanabileceğini; o ülkelerin iç politika zaruretlerinden, Türkiye'nin AB'ye yapacağı katkıların yeterince kavranamamış olmasından kaynaklanan itirazlar olabileceğini belirtti.

 

17 ARALIK TESTİ

 

“Ama bundan ötesi bizim bakımımızdan anlayışla kabul edilebilecek bir husus değildir” diyen Çiçek, “Hele hele sanki bu itirazlar ilk defa vakıf olunmuş itirazlar gibi Türkiye'nin önüne getirilirse bu, AB ülkelerinin temsil temsil etmeye çalıştıkları, temsil ettikleri değerler açısından samimiyetini test etme anlamında bir önemli tarih olur 17 Aralık. Bunun iyi bilinmesi lazım...” diye konuştu.

   

TÜRKİYE AVRUPA SİYASETİNİN UNSURU

   

Türkiye ile AB arasında varılan mutabakatın Kopenhag Kriterleri'nin yerine getirilmesini içerdiğini, bunun en önemli unsurunu oluşturan hukuk alanındaki değişimlerin de gerçekleştirildiğini anımsatan Çiçek, Türkiye'nin, uyguladığı normlar bakımından zaten Avrupalı olduğunu, AB ülkelerinde ne varsa Cumhuriyetle birlikte hukukuna yansıttığını söyledi. Şimdi yapılanın güncelleştirme olduğunu kaydeden Çiçek, siyaseten de Türkiye’nin Avrupalı olduğunu, 1856 Paris Anlaşması'nda bu hususun ifade edildiğini, sonraki süreçte de çoğu zaman Asya'nın değil Avrupa siyasetinin bir unsuru olduğunu anlattı.

   

Bugünün değerlendirmesi yapılırken, Türkiye'nin bugüne nereden ve nasıl geldiğinin de çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Adalet Bakanı Çiçek, özellikle soğuk savaş döneminde kendi güvenliği de dahil olmak üzere Avrupa'nın güvenliğine hiçbir Avrupalı ülkenin sağlamadığı katkıyı sağladığını vurguladı.

   

“MERKANTİLİZMİ HORTLATMANIN ANLAMI YOK”

 

Türkiye'nin uzun yıllardır Avrupa'daki birçok kuruluşa ve NATO'ya üye olduğuna dikkati çeken Çiçek, o zaman Avrupalı olup olmadığı tartışılmayan Türkiye'nin, şimdi “Avrupalı olur mu olmaz mı” tartışmalarına konu edilmesinin “merkantilist” bir değerlendirme olacağını belirtti.

 

Çiçek, “17 Aralık'ta tarih verilir ya da verilmez, önüne arkasına bir şey konulur ya da konulmaz; o, devlet ve hükümet başkanlarının işidir, ama merkantilizmi günümüzde hortlatmanın da bir anlamı yoktur. Ne diyeceksek ne söyleyeceksek net, açık söylememiz lazım. Çünkü bundan sonraki ilişkiler bu güven ya da güvensizlik esasına dayalı olarak sürdürülecektir” dedi.

   

“TÜRKİYE DÜN DE BÜYÜKTÜ BUGÜN DE BÜYÜK”

   

Kopenhag Zirvesi'nden sonra istenilenleri yapan Türkiye'ye şimdi, ”Türkiye büyük bir ülke” diye itirazların geldiğini belirten Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

   

“Türkiye hiçbir zaman küçük olmadı ki, dün de büyüktü bugün de büyük. Bu büyüklük ülkenin zaafı olmaz, tam tersi AB'nin büyük bir avantajı olur. AB bir stratejik güç, uluslararası politikada belirleyici bir aktör olacaksa Türkiye buna fazlasıyla katkı sağlayan bir ülke olarak Avrupalı dostlarının yanında yer alacaktır.”

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com