Başbakan Erdoğan, yarın yayınlanacak haftalık Alman gazetesi ”Bild am Sonntag”a verdiği demecinde, “AB tarafından haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?” şeklindeki bir soruya karşılık, “Bu soruyu 'hayır' olarak cevaplayamam. Türkiye'ye diğer üye adayı ülkelere göre daha sıkı şartlar getirildiği görüşündeyim. Diğer hiçbir ülke AB kapısında 41 yıl boyunca beklemek zorunda kalmadı. Tüm şartları yerine getirdik, buna rağmen Avrupalılar tereddüt ediyor. Buna ayrımcılık da denilebilir” dedi.
"ALMAN MUHALAFETİ HATALI"
17 Aralıktaki AB zirvesinde Türkiye'nin tam üyeliği değil, Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanması konusunda karar alınacağını hatırlatan Erdoğan, “Ancak tabii ki, bir an önce AB'ye girmek istiyoruz. Alman hükümetinin desteğine müteşekkiriz. Ancak maalesef Almanya'daki muhalefet üyelik isteğimiz ile iç politika yapabileceğine inanıyor. Bunu çok büyük bir hata olarak görüyorum” diye konuştu.
Erdoğan, Avrupalıların Türkiye'ye “hayır” demesi durumunda ne olacağı şeklindeki bir soruyu da, “Bu, Avrupa'nın, kültürler arasındaki anlaşmaya fazla bir değer vermediği şeklinde çok kötü bir sinyal olur. Ancak bundan her şeyden önce AB zarara uğrar. Çünkü Türkiye'nin kabul edilmesi Birliği çok daha güçlü kılacaktır” şeklinde yanıtladı.
TERÖR
Türkiye'nin üyeliğinin teröre karşı mücadelede de Avrupa'yı daha güçlü kılıp kılmayacağı şeklindeki bir soruya karşılık Erdoğan, şunları söyledi:
“Tabii ki. Terörizm, ancak tüm Avrupa'nın birlik olması ve çabalarını koordine etmesi durumunda yenilgiye uğratılabilir. Ayrıca hiç kimse Türkiye'nin teröre karşı mücadelede acı tecrübeler edindiğini unutmamalıdır. Türkiye, en fazla terör kurbanı veren ülkedir. Ülkemizin güneydoğusunda yıllardan bu yana 40 bin insanımızı kaybettik. Hala bu bölgelerde her hafta yeni kurbanlar oluyor.”
TÜRKİYE: ASYA-AVRUPA ARASINDA KÖPRÜ
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin neden AB üyesi olması gerektiği şeklindeki soruyu da, şöyle yanıtladı:
“Size bunun en önemli nedenini söyleyeyim: Türkiye, Avrupa ve Asya arasında bir köprüdür. Bu anahtar rolüyle ülkem kültürler arasında anlaşmaya katkıda bulunabilir. AB, Türkiye'nin üyeliğinden istifade edecektir.”
ÜÇ BEKLENTİ
AB hükümet ve devlet başkanlarından beklentilerinin ne olduğu şeklindeki bir soruya karşılık da Erdoğan, şöyle dedi:
“Birincisi: Türk hükümeti için tam üyelikten başka seçenek yok. 'İmtiyazlı ortaklığı' hiçbir zaman kabul etmeyiz.
İkincisi: Kopenhag kriterleri dışında hiçbir yeni siyasi talebi kabul edemeyiz.
Üçüncüsü: Üyelik müzakereleri hiçbir gecikme olmadan başlamalı, yani 2005 yılının ilk 6 ayı içinde.”