|
İşe gelmek zorunda olmayan yüzlerce çalışana sahip şirketlerin sayısı hızla artıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların her gün tecrübe ettiği gibi, 34 saati bulan işe gidiş-dönüş için yollarda harcanan zaman büyük bir kayıp oluşturuyor ve kaybolan zamanın telafisi yok.
Bu yüzden çalışanların işlerini evden yürütmek istemesi normal karşılanmaya başlanırken, işverenler de bu modelin kendileri için daha yararlı olabileceğini düşüncesini benimsemeye başladılar.
Nemertes araştırma şirketinin Nortel Networks için yaptığı araştırmaya göre, Avrupa genelindeki çalışanlarının yüzde 87’si şirket merkezine gelmeden çalışıyor. 2006 yılına kadar Avrupa’daki mobil çalışanların sayısının 94,8 milyon kişiye ulaşması tahmin ediliyor. Bu rakam çalışan nüfusun üçte ikisine denk geliyor. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik ülkelerindeki işyerlerinin yarısından fazlasının uzaktan çalışan elemanları var. 2006’ya kadar işyerlerinin yüzde 80’inin ofise gelmeden çalışan personeli olacak.
ARTIK HER YER OFİS
Bu şekilde çalışan şirketleri ifade etmek için kullanılan yeni bir ifade var: ‘Sanal Şirket’ (Virtual Enterprise). Sanal kelimesi, ‘sanki orada gibi ama değil’, ‘neredeyse gerçek’ anlamında kullanılıyor.
Son yıllarda, GSM, GPRS ve İnternet teknolojilerinin ilerlemesi ve yaygınlaşması ile ofiste bulunmak bir zorunluluk olmaktan çıkmaya başladı. Ancak bu kez de, ulaşmak istediğiniz kişiye işyerinin telefonundan, direkt hattından, faks numarasından, cep telefonundan, e.posta ile, MSN veya Yahoo Messenger gibi anında mesajlaşma programları ile ulaşmaya çalışmak bir zaman kaybına yol açmaya başladı. Aradığımız bir kişiye ulaşana dek belki de birkaç başarısız deneme yapmak zorunda kalıyoruz ve bunu da çağın gereği gibi algılamaya alışıyoruz.
Aslında ulaşmak istediğimiz ‘Ahmet beyin ev telefonu’ değil, ‘Ahmet beyin masasındaki telefon’ ya da ‘sekreteri’ de değil. Bir numara çevirirken aslında Ahmet beyin ‘kendisine’ ulaşmak istiyoruz. O halde, birçok numarayı defterlerimize kaydetmek, onları teker teker denemek gerekmeden doğrudan aradığımız kişiye ulaşabilmeyi istiyoruz aslında.
Bu amaca yönelik olarak geliştirilen ve iki yıldır da dünya çapında büyük bazı firmalar tarafından kullanılmaya başlanmış olan SIP (Session Initiation Protocol) teknolojisi gelecek vaat ediyor. Buna göre sadece SIP adresinizin olması başkalarının size ulaşabilmesi için yeterli oluyor. Örneğin bu sizin e.posta adresiniz olabilir. Bilgisayarınızı İnternet’e bağladığınızda ya da akıllı telefonunuzu açtığınızda İnternet sunucularına nerede olduğunuzu ve size nasıl ulaşılabileceği bilgisini de göndermiş oluyorsunuz.
Başka bir ifade ile oturum açmış oluyorsunuz. Ulaşmak istediğiniz kişilerin de SIP teknolojisini kullanıyor olması durumunda onların telefonda bir görüşme yaptığını daha numarayı tuşlamadan görebiliyor; telefon yerine alternatif bir yoldan, örneğin Anında Mesajlaşma penceresini kullanarak mesajınızı iletebiliyorsunuz. O kişi evinde olabilir, havaalanında uçağını bekliyor olabilir ya da başka bir ülkede otel odasında çalışıyor olabilir ama bunun bir önemi yok.
HEM UCUZ HEM PRATİK
Bu teknolojinin diğer bir avantajı da nerede olursanız olun, geleneksel telefonları şehirlerarası ya da milletlerarası ücret ödeyerek değil, şehir içi arama ücretine yakın bir ücretle arayabilmeniz. Şirkette olmadığınız halde şirketinizin hatları ile dışarıyı arayabilmek de mümkün olabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen Nortel Networks EMEA Kurumsal Ses Çözümleri Başkan Yardımcısı Paul Templeton ile Sanal Şirketler üzerine Hürriyet e.yaşam’a özel bir söyleşi yaptık. Templeton, Nortel Networks olarak SIP teknolojisine yatırım yaptıklarını, son iki yıldır da tüm dünyadan pek çok şirketin bu teknolojilerden yararlanarak üretkenliklerini artırırken, maliyetlerini düşürdükleri bilgisini verdi. SBC, Verizon, SaskTel, China Railcom, China Netcom, Bell Canada, British Telekom gibi endüstri liderleri on binlerce kullanıcıya SIP teknolojisine dayalı altyapılar sunduklarını; Fortune 500 listesindeki ilk 10 şirketten 9’unun her iş gününde (50 milyondan fazla port ve telefon hattı ile) Nortel Networks’ün teknolojisi üzerinden gerçekleştirdiğini anlatan Templeton, teknoloji ve insan kaynaklarının en etkili şekilde kullanılmasının, kurumların üretkenliğini artırırken, maliyetleri düşürüp, müşterilerine de en iyi şekilde hizmet sunabilmelerine imkán yarattığını söyledi. H.G. |