08/12/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
08.12.2004
Oktay EKŞİ
Sadizmin Avrupa tipi
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

AVRUPALI olmanın yazılı olmayan kurallarından biri galiba bu:

Bir şeyi vermeniz mi gerekiyor, karşınızdakini kıvrandıracaksınız. Hani ‘işkence’ye çok karşılar ya... Ellerine fırsat geçince onlar sizi öylesine uğraştıracaklar ki işkence görmüşten beter olacaksınız.

Sonra verecekleri şeyin ucunu tekrar gösterecekler.

Ve tekrar geri çekecekler.

Taa ki ya siz ‘Lanet olsun’ diyesiniz, yahut onlar sizin patlamak üzere olduğunuzu fark etsin ve ‘Tamam, işte veriyoruz’ desin.

Bu süreci yani Avrupa sadizmini bir süredir doya doya (isterseniz lanet okuya okuya da diyebilirsiniz) yaşıyoruz. Belli ki 17 Aralık’ta ‘Tamam, katılım müzakerelerine şu tarihten itibaren başlayalım’ dedikleri takdirde daha uzun, hatta çok uzun bir süre yaşamaya (katlanmaya) da mecbur olacağız.

En taze örnek bildiğiniz gibi, ‘Dönem Başkanı Hollanda tarafından AB zirvesine sunulmak üzere hazırlanan Karar Taslağı’ şeklinde karşımıza çıktı.

Anımsayacaksınız... Bu taslağın ilk metnini (muhtemelen) Hollandalılar el altından Reuters ajansına sızdırdılar. Herhalde tepkimizi ölçmek istediler. Çünkü taslak gerçekten acımasız ve olumsuz idi.

Ardından pek yumuşak üsluplu Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül önce ‘Olumsuz konuşmak için bir sebep göremiyorum’ diye lafa başlayıp ‘40 kez değişir bunlar. Bu tip metinler çıkar, dolaşır ortalarda... Bunlar hep taktiktir. Türkiye kendinden emindir’ dedi (30 Kasım 2004 Gazeteler).

Onu Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin bu konulardaki ciddi tavrı konusunda Avrupa Birliği’ni uyarmak için söylediği ‘Çelik çomak oynamıyoruz’ şeklindeki çok diplomatik (!) beyanı (6 Aralık 2004 Radikal) izledi.

Ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Avrupa Birliği’ne ‘8 şartımızı’ bildirince kamuoyu sandı ki, akan sular durdu.

O zaman aklımıza hani Kuzey Irak’la ilgili olarak ilan ettiğimiz ‘kırmızı çizgiler’ vardı ya o geldi. Şu adeta kırmızı tebeşirle çizdiğimiz, sonra da yel üfürüp su götürünce kayboluveren çizgiler... ‘Acaba bu 8 şart da ona döner mi?’ korkusuyla hükümeti uyarmaya kalktık.

Hani derler ya, ‘Ağzından yel alsın’ diye... Keşke demeseydik...

Gerçi Dışişleri Bakanı Gül’ün dediği gibi taslakta değişiklik yapıldı ama yeni taslağın birincisinden daha olumsuz olduğu dün ortaya çıktı.

Aynen, dualarının tam tersi başına gelince ‘Evliya olmasına evliyasın ama şu lafı tersinden dinlemen olmasa...’ diyen avcı gibi...

Sen misin ‘Müzakerelerin ucu açık olacak; insan gücü dolaşımı konusunda Türkiye’ye kalıcı yasaklar koyabiliriz; müzakereler başlamadan önce ne kadar süreceğini bilmediğimiz bir mevzuat taraması yapmamız lazım; müzakerelerin bir bölümü bitmeden ötekine geçilmeyecek’ gibi önceki adayların önüne konmamış koşullara itiraz eden...

‘Al bakalım... İşkencenin adı bile kalmayacak’ diye başladılar.

Tamam Türkiye’de işkencenin adı bile kalmasın ama sormak lazım kendileri işkenceden ne zaman vazgeçecek?


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Garnizon kriterleri
 
    Ayşe ARMAN
  Peki kediye ne olacak?
 
    Bekir COŞKUN
  Nereye gireceğimizi buldum...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Başkanlık sistemi: AKP’ye bir uyarı
 
    Doğan HIZLAN
  Ayhan Baran’ı provada kutladım
 
    Ege CANSEN
  Türkiye’nin Avrupa Birliği hayali
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İlhami Erdil olayı
 
    Ercan KUMCU
  17 Aralık’a yaklaşırken
 
    Fatih ALTAYLI
  İnsan kriterlerimiz AB standardında mı?
 
    Hadi ULUENGİN
  Avrupa cigara
 
    Tufan TÜRENÇ
  Uzaklardaki gururumuz
 
    Yalçın BAYER
  AB’ye ‘Öteki Türkiye’yi sunamadık
 
    Yalçın DOĞAN
  Helikopterde soğuk savaş!..
 
    Özdemir İNCE
  Irk başka, ulus başka (1)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Brüksel’den Türkiye alkışlandı
 
    Erman TOROĞLU
  Torbadaki haplar
 
    Şükrü KIZILOT
  Kaçak işçi çalıştırmanın dayanılmaz cazibesi
 
    Yalçın GRANİT
  O tribünler dolacak
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com