08/12/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
08.12.2004
Emin ÇÖLAŞAN
İlhami Erdil olayı
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

KUVVET komutanlığına kadar yükselmiş bir orgeneral bu durumlara düştü. Suçu varsa cezasını çekecek. Dün bu olayın perde arkasını biraz araştırdım. Karşıma çıkan tablo şöyleydi:

Erdil ve ailesi hakkındaki ihbarlar kendi personeli tarafından, emekliye ayrıldıktan sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na yapılmıştı. Komutanlık bu olayı Genelkurmay’a bildirdi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu konuyu ciddiye aldı ve soruşturma emri verdi. Hadiseye askeri savcılar el koydu. Savcılar tarafından 14 ay boyunca yapılan incelemeler sonucunda ihbarların önemli bir bölümünün doğru olduğu ortaya çıktı. Ancak olay çok yönlüydü.

İşin içine Paşa’nın kızı ve eşi de giriyordu.

İlhami Erdil’i çok yakından tanıyan ve dosya üzerinde çalışan hukukçu asker arkadaşları şöyle diyordu:

‘Aslında iyi niyetli ve biraz da safça biridir. Kendisini hemen her alanda eşi yönetirdi. Komutanlık döneminde bile böyleydi. Eşinin ve kızının sözünden ve yönetiminden çıkamazdı. O yüzden bu duruma düştü. Bu dosyalar incelendiğinde, esas suçun karısında ve kızında olduğu belli oluyor. Ancak hesabı doğal olarak onlarla birlikte Erdil verecek.’

Aynı asker hukukçular, sözlerini sürdürüyordu:

‘Olay çok yönlü ve karmaşık. Kendisini yargılayacak askeri mahkeme 5 kişiden oluşacak. Bir orgeneral, bir korgeneral ve üç askeri hakim. Ancak yeni çıkan yasalara göre askeri mahkemenin sivilleri yargılaması mümkün değil. Emekliler için yasada hüküm yok. Bu durumda askeri mahkeme büyük olasılıkla görevsizlik kararı verecek ve dosya sivil mahkemeye gönderilecek. Yargı aşamasında, savcının iddianamesinde yer alan suçlamalardan bir bölümü herhalde elenecek ve belli konularda iş mahkemenin takdirine kalacak. Ancak iddianamede yer alan pek çok hususun doğru olduğu da, ne yazık ki gerçek.’

***

Türkiye’de yıpranmamış, pisliğe, yolsuzluğa bulaşmamış, saygınlığını koruyan kurum sayısı neredeyse sıfır! Bunların en başında Türk Silahlı Kuvvetleri geliyor... Ve ne acıdır ki, bu kurumdan da sık sık yolsuzluk, usulsüzlük olayları duyuluyor.

İlhami Erdil olayı son örnek.

Bu düzeye yükselmiş bir komutan yargılanacak. Gerçek sorumlu belki eşi ve kızı, belki kendisi. Ya da suçsuz bulunup hep birlikte beraat edecekler. Bunları şu aşamada bilmiyoruz. Ancak akıllara bir soru geliyor:

Güvendiğimiz dağlara kar mı yağıyor?

FEDERASYON SEÇİMLERİ

Önümüzdeki cumartesi günü spor dalında -futbol gibi özerk olanlar dışında- 39 federasyon başkanlığı için seçim yapılacak. Hükümetin şimdi AB’den önceki ilk hedefi federasyonları ele geçirmek! Seçimler her ilde yapılıyor.

Her ilin gençlik spor müdürleriyle o ildeki AKP yandaşlarına, hükümetin doğrudan ve dolaylı bir biçimde desteklediği başkan adaylarına oy verilmesi için baskı yapılıyor. Oy verecek delegelerin pek çoğu ya antrenör, ya da kamudan gelir elde eden kimseler. ‘Sizin ilde adayımız kazanmazsa göreviniz elden gider’ diye açıkça söyleniyor.

Halen görev başında olan başarılı başkanları yıpratmak amacıyla özellikle yerel medyada yayınlar yaptırılıyor.

Geçtiğimiz ağustos ayında ilgili yönetmeliği değiştirdiler. Başkan seçilmek için 30 yaşında, üniversite mezunu olmak ve yabancı dil bilmek gerekiyordu.

İktidarın elinde bu nitelikte yeterince eleman olmadığından başkanlık yaşını 25’e indirdiler. Üniversite mezunu olma ve yabancı dil bilme koşulunu kaldırdılar.

Spora şiddet ve şikeden sonra şimdi siyaset ve kadrolaşma girdi.

Haydi, cumartesi günü hep birlikte hükümet adaylarına oy verilsin, federasyonlar da onlara teslim edilsin! 2005 yılında yapılacak İslam Oyunlarına sporcu kızlarımızı başlarını bağlatıp göndersinler!


PUTİN REZALETİ

Ankara Putin’in ziyareti nedeniyle 2 gün boyunca, ama özellikle pazartesi günü tümüyle felç edildi. Bütün ana yollar sürekli ve saatlerce kesildi. Yüz binlerce insan tıkandı, işkence çekti ve sövdü! Ara sokaklar bile kilitlenmişti. İtfaiye yangına gidemiyor, cankurtaranlar kımıldamıyordu.

Böyle bir rezalet dünyanın hiçbir ükesinde olamaz. Tam Türkiye’ye özgü bir alaturkalık yaşadık. Adına helikopter denilen bir araç var. Putin’in geliş gidişi bununla sağlanamaz mıydı?

İşin ilginç yanı, Putin bile bu rezaletten haberdar oldu ki, Ankara halkından özür diledi.

Bizimkilerden böyle bir davranış beklemek abesti, zaten akıllarına bile gelmedi!


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Sadizmin Avrupa tipi
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Garnizon kriterleri
 
    Ayşe ARMAN
  Peki kediye ne olacak?
 
    Bekir COŞKUN
  Nereye gireceğimizi buldum...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Başkanlık sistemi: AKP’ye bir uyarı
 
    Doğan HIZLAN
  Ayhan Baran’ı provada kutladım
 
    Ege CANSEN
  Türkiye’nin Avrupa Birliği hayali
 
    Ercan KUMCU
  17 Aralık’a yaklaşırken
 
    Fatih ALTAYLI
  İnsan kriterlerimiz AB standardında mı?
 
    Hadi ULUENGİN
  Avrupa cigara
 
    Tufan TÜRENÇ
  Uzaklardaki gururumuz
 
    Yalçın BAYER
  AB’ye ‘Öteki Türkiye’yi sunamadık
 
    Yalçın DOĞAN
  Helikopterde soğuk savaş!..
 
    Özdemir İNCE
  Irk başka, ulus başka (1)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Brüksel’den Türkiye alkışlandı
 
    Erman TOROĞLU
  Torbadaki haplar
 
    Şükrü KIZILOT
  Kaçak işçi çalıştırmanın dayanılmaz cazibesi
 
    Yalçın GRANİT
  O tribünler dolacak
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com