|
AB olmazsa ne yapacağımızı önceki gün Ecevit ‘AB olmazsa Rusya, İran, Hindistan ve Çin var’ diyerek açıkladı.
Bu yeni bir Ecevit doktrini olabilir mi?
Burada yeni unsur ise; Hindistan.
Bu durumda Rahşan Hanım’ın bir kara vagonunun üstünde Hindistan’a doğru yola çıkması gerekiyor.
Hint fakirleri ile ilk müzakereler...
Düşünebiliyor musunuz; bu doktrine göre, biz AB’ye girmeyi beklerken, bir de bakıyoruz ki İran ve Hindistan’a girmişiz.
Ve Çin...
Hindistan’ın nufusu 1 milyar 200 milyon, Çin’in nufusu 1 milyar 800 milyon...
Bu durumda kimse Türkiye’nin nüfusundan ve iş gücünün serbest dolaşımından endişe duymayacağı gibi, tersine ‘Ya Çinliler ile Hintliler topluca gelirlerse?’ endişesi taşıyan bir Türkiye...
*
Bu doktrinin en yararlı yanı ise, doktrinleri hiçbir zaman tutmayan Ecevit tarafından ortaya atılmış olması.
Kara vagonun içinde, paltosu ile karşı koltuğa oturmuş, trenin niye tersine gittiğini düşünmekte olan Ecevit’in, siyasi yaşamı boyunca tersine konumu değişmedi:
70’lerin sonunda AB’nin ‘Başvurun, sizi alacağız’ demesine karşın, yerli otomobil holdinglerinin dolduruşuna gelip ‘Ben sanayimi ezdirtmem’ diyen halkçı Ecevit AB’yi reddediyordu.
Türkiye’nin kaybı; 30 sene...
Daha sonra da solu bölerek, karı-koca partisi kurarak, iktidara gelip işçileri IMF’ye mahkum edip ama hırsızı-katili affederek, sonunda Türkiye’yi AKP’nin kucağına iterek...
Yapacağını yaptı Ecevit.
*
Şimdi AB’ye alternatif buluyor:
Hindistan, Çin, Rusya, İran...
Hindistan’a gidilecekse, kara vagonun üstünde Rahşan Hanım ‘Bülent, bak maymunlar...’ derken, Hintli kondüktörü görüp yeni bir şiir yazmaz mı Bülent Bey:
‘Maymun şapka giymişti
Biletimizi sordu Hindistan uygarlığında...’
Hindistan’ı, İran’ı, Çin’i uygarlık görmüyorsa, niçin AB’ye alternatif olarak oraları öneriyor?
Ne bileyim ben...
En azından nereye gireceğimizi buldum sayılır. |