08/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa
08.12.2004
Devlet de artık sosyal güvenliğe para koyacak
 

Devletin işçi ve işverenin yanında 3’üncü taraf olarak sosyal güvenlik sistemine prim koyacağı bir çalışma yaptıklarını açıklayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, böylece ‘karadelik’ kavramının da ne olduğunun ortaya çıkacağını söyledi.

ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, devletin sosyal güvenlik sistemine aktardığı kaynağa bir format geliştirmek istediklerini açıklarken, ‘Devlet işçi ve işverenin yanında sosyal güvenlik sistemine prim koyan üçüncü taraf olsun’ dedi. buna ilişkin çalışmayı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Deneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen ‘Uluslararası Eğilimler Işığında Sosyal Güvenlik Sistemlerinde Reform’ konulu seminere katılan Bakan Esgioğlu, 2005 yılı bütçesinde sosyal güvenlik kuruluşlarının öngörülen finansman ihtiyacının 22 katrilyon lira olduğuna dikkat çekti. Finansman açığının bütçe disiplinini, makro ekonomik dengeleri bozmayacak bir düzeyde olmasını savunan Esgioğlu, üzerinde çalışılan yeni düzenleme hattında şu bilgileri verdi:

TANIM YAPILSIN-

Devlet sosyal güvenlik sistemine bir kaynak aktarıyor. Biz diyoruz ki, bu kaynağı aktarırken bir format geliştirsin, devlet bu kaynağı tanımlasın. Devlet işçi ve işverenin yanında sosyal güvenlik sistemine katkı, prim koyan üçüncü bir taraf olsun.

PRİM KATKISI-

Altyapı ya da bütçeye yük gelecek herhangi bir finansman ihtiyacı nasıl karşılanıyorsa, sosyal güvenlik alanında da çıkmış olan açığın sosyal devletin öncelikleri arasında görülmesi gerekir. Bunun daha makul olanı devletin işçi ve işveren yanında üçüncü bir taraf olarak, miktarı taraflarla belirlenecek bir oranda bu primlere katkı sağlaması.

KARADELİK TARTIŞMASI-

Bu oran 5 olur, 8 olur, 10 olur. Neticede 3’üncü bir taraf olarak devletimiz de sosyal güvenlik sistemine bir katkı vermiş olur. Verilen katkıya tanımlama ihtiyacı var. Dolayısıyla o zaman sosyal güvenlik açığı, karadelik kavramını çok ucu açık bir şekilde tartışmayız. Kimin ne oranda sorumluluğu olduğu ortaya çıkar.

EK MALİYET YOK-

Bu uygulamanın sisteme prim indirimi veya emekli aylıklarına yansıyacak boyutları olabilecek. Düzenlemenin bir ek maliyeti olmayacak. 22 katrilyon liralık açık zaten finanse ediliyor. Belki bunun 10 katrilyonu tanımlanmış bir şekilde sisteme geri dönecek. Sistemin hedefi zaman içinde bu açıkların tedrici olarak azaltılması.

TASLAK HAZIR-

Hazine’den sorumlu bakanlık ile bu konuyu görüştük, onlar da prensip olarak bu yaklaşımı berimsedi. Konu sosyal güvenlik reformu ile beraber gündeme gelecek. Reform ile ilgili yasa taslaklarının hazır ve şu anda tartışma sürecini yaşıyoruz. 2005 yılında yasallaşma sürecine geçilecek.

Sabancı: Yüksek primler kayıtdışını besliyor

TÜRK
Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, sosyal güvenlik sisteminin, yıllardır biriken sorunlarına kalıcı ve reformist çözümler getirilememesi nedeniyle, devletin, işverenlerin, çalışanların ve faydalananların memnuniyetini sağlamaktan uzak olduğunu söylerken, şu noktalara dikkat çekti:

‘Vergi yükü bakımından OECD ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alan Türkiye’de yüksek oranlı primler kayıtdıyı çalışmayı teşvik edici bir etki yaratıyor. Ayrıca mevcut sosyal güvenlik sistemi rekabet gücünü azaltan, yeni kaynak ve istihdam yaratma politikalarını güçleştiren bir işleyişe sahip. Tüm bunlara, gelecek 20 yıllık sürede nüfusun yaşlanmasından kaynaklanan klasik sosyal güvenlik problemlerinin yaşanmasının beklendiğini de özellikle eklemek gerekli.’

TÜSİAD olarak, bir ay kadar önce kamuoyuna açıkladıkları ‘Türk Emeklilik Sisteminde Reform: Mevcut Durum ve Alternatif Stratejiler’ raporuyla açıkladıklarını ve burada çok ayaklı bir model önerdiklerini hatırlatan Sabancı, şöyle konuştu:

‘AB’ye tam üyeliği gündemde olan Türkiye’de de rekabet gücünü korumak için kaynak yaratan ve istihdamı artıran politikalar uygulanması ve emeklilik sisteminin, temel ekonomik göstergeleri olumsuz etkilemeyecek şekilde yeniden yapılandırılmasının kaçınılmaz olarak görülmelidir.’

Bordrolar üzerindeki vergiler azaltılmalı

TÜSİAD
Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Arzuhan Yalçındağ’ın oturum başkanlığını yaptığı seminerde ise, sosyal güvenlik sistemleri değişik açılardan ele alındı. Dünya Bankası Sosyal İşler Kıdemli Danışması Dimitri Vittas, emeklilik sisteminin esas amacının, mali sisteme daha çok kazandırmak değil, bütün çalışanlara yeterli emekli maaşı sağlamak olduğunu söyledi. Bordrolar üzerindeki vergilerin azaltılmasını savunan Vittas, mecburi planlarda bile vergi teşvikleri gerektiğini vurguladı.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com