AB zirvesi için hazırlıklar kapsamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı TBMM'deki makam odasında ziyaret etti.
Erdoğan görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, AB zirvesi yaklaşırken ulusal ve uluslararası basında çeşitli haberler ve kanaatler gördüklerini söyledi. Konuyu bir de muhalefet partisi ile değerlendirmek istediklerini belirten Erdoğan, AB ilişkilerde ilkelere göre hareket ettiklerini belirtti.
Erdoğan, bunları "müzakerelerin tam üyelikle sonuçlanana bir süreç olması, tam üyelikten başka bir karara imkan tanınmaması ve Türkiye'nin siyasi hassasiyetleri üzerine spekülasyon yapılmaması" olarak açıkladı.
"YOLMUZA DEVAM EDERİZ"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB'ye tam üyeliğin kendileri için tartışılmaz bir konu olduğunu belirterek, ”Muhataplarımız sözünü tutmadığı takdirde yolumuza aynen devam ederiz” dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı makamında ziyaret eden Erdoğan, görüşmenin ardından Baykal ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, bir gazetecinin, AB çevrelerinden “müzakerelerin ucunun açık olacağı, Türkiye'nin üyeliği konusunda referandum yapılacağı, serbest dolaşımın olmayacağı” şeklinde bazı mesajların geldiğini hatırlatarak, “bu şartlar yer alırsa net olarak ne söyleyeceksiniz?” sorusuna, “Ben net şeyi söyledim konuşmamda. Nedir bu? Tam üyeliktir. Bu bizim için artık tartışılmaz bir konudur. Parantez açmak ya da kapamak suretiyle bunu başka yerlere taşımanın anlamı yok” karşılığını verdi.
"KOPENHAG KRİTERLERİ OLUR ANKARA KRİTERLERİ"
Bugüne kadar birçok kez “eğer bize verilen sözler yerine getirilmediği takdirde Kopenhag siyasi kriterlerinin adını Ankara siyasi kriteri olarak koyar yolumuza devam ederiz” dediklerini hatırlatan Erdoğan, “Buradaki hedefimiz bellidir. Bu nedir? AB ile kaynaşmadır, birlikte bir aileyi oluşturmaktır, insanımızın yaşam standardını yükseltmektir. Bunu hep söyledik. Bu konuda muhataplarımız sözünü tutmadığı takdirde, cevabını daha önce de vermiştik, yolumuza aynen devam ederiz” dedi.
Erdoğan, Hollanda tarafından hazırlanan karar taslağında işkenceye atıfta bulunulduğu, sınır sorunlarının Uluslararası Adalet Divanı'nda çözülmesinden söz edildiğinin hatırlatılması üzerine de “Bu konuda siyasi kriterlerde ne varsa bunların hepsini Türkiye artık yerine getirmiştir. Bu konudaki hassasiyetlerimizi sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. İşkence konusundaki hassasiyetimizi... Artık özellikle de ulusal medya bunları bize sormamalı, üzerine düşeni yerine getirmelidir” diye karşılık verdi.
AB KONULU GENEL GÖRÜŞME
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM'de AB konusundaki genel görüşme yapılıp yapılmayacağı sorusuna, genel görüşmenin yapılacağını, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün takvimi nedeniyle tarihin belirlenemediğini ancak gecikmeden yapılacağını söyledi.
Erdoğan, görüşmenin ardından gazetecilerin “Sayın Baykal'ı Brüksel'e davet ettiniz mi?” sorusuna, “Evet. Brüksel'e davet ettim. Hem 10 Aralık'ta TOBB'nin organizasyonuna hem de 17 Aralık'taki zirveye davet ettim. (Gelseydiniz iyi olurdu) dedim. Sayın Baykal, (Brüksel'de düşüncemizin yansıması yeterli) dedi. Gelmeyeceğini söyledi” karşılığını verdi.
"TARİHİ KAVŞAK"
Deniz Baykal, 17 Aralık'ta yapılacak AB Zirvesi için Brüksel'e gidip gitmeyeceğine ilişkin olarak, “Önemli olan benim Brüksel'e gitmem değil, düşüncelerimizin oraya yansımasıdır, gitmesidir. İnanıyorum Sayın Başbakan, bizim düşüncelerimizi de oraya taşıyacaktır” diye konuştu.
“Tarihi bir kavşağa doğru yaklaşıyoruz” diyen Baykal, bu tarihi kavşağın, Türkiye ile AB ilişkilerini daha ileri bir kaynaşmaya doğru taşıması gerektiğini ifade etti. Baykal, “Bir yandan da yaklaşmakta olan kavşağın bizi AB ile ilişkilerimiz açısından yeni ve çok sorunlu, sıkıntılı bir noktaya sürükleme ihtimali bulunduğunu da dikkate alıyoruz. Önümüzdeki dönem sonucunda Türkiye, Avrupa ile bütünleşmeye doğru yönelebilir ya da Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde yeni ve güç bir dönem, sıkıntılı bir dönem ortaya çıkabilir. Bütün bunlar 17 Aralık'a kadar yaşanacak olan dönemde şekillenecektir diye düşünüyoruz. Bu dönemin doğru şekillenmesi için hep birlikte katkılar yaratmaya çalışıyoruz” dedi.
Baykal, Türkiye'ye tam üyelik verilmesi konusunda AB'nin siyasi irade ortaya koyması durumunda hiç mesele kalmayacağını ve Türkiye'nin bunun gereklerini yerine getirerek, makul bir süre içinde AB ile kaynaşmanın yolunu bulacağını ifade etti. Türkiye'yi AB ile ilişkide tutarak, bu ilişkiye tam üyeliğe dönüştürme konusundaki bir tereddüdün 17 Aralık kararına yansıması durumunda, bunun, Türkiye ile AB ilişkilerinde çok ciddi sorunlar doğuracağını vurgulayan Baykal, "Bu tespitimizi hükümetle paylaştık. Kamuoyumuza da AB üyesi ülkelere de duyurmak gerektiği kanısındayım. Gerçekten kritik, tarihi bir kavşağa doğru gidiyoruz. Hata kaldırmayacak bir noktadayız. Türkiye'yi tam üyelik dışında bir ilişki düzeni içine çekmeye yönelik anlayış, büyük sorunlar doğurur. Bu anlayış, açıktan tam üyelik dışında bir ilişki biçimini öngören bir komisyon kararı şeklinde ortaya çıkabilir ya da tam üyeliğin sözü söylenirken onun fiilen içini boşaltacak, onu tam üyelik olmaktan çıkaracak türden tedbirlerle bir ilişki tarif edilebilir. Bu da aynı sonucu ortaya çıkarır" dedi.
"AB ÜYELİĞİ SİNDİRMELİ"
Ortaya konulan değerlendirmelerin, çeşitli çevrelerden yapılan açıklamaların kaygı yarattığını kaydeden Baykal, “Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak girmesini AB içine sindirmiş olmalıdır ya da bu konuda tereddüdü olanların bunu sindirmeyi öngörmelerine ihtiyaç vardır. 17 Aralık'ta Zirve'nin alacağı karar, umut ederim bu kaygılarımızı ortadan kaldırır” dedi.
Hükümetin tam üyelik amacına yönelik çalışmalarını yürekten desteklediklerini belirten Baykal, bu konularda dünyaya şimdiden bir uyarı ifade etmek gerektiğine inandığını kaydetti. Deniz Baykal, ”Yoksa bir hayal kırıklığı, bir sürpriz, bizi rahatsız edecek bir emrivaki karşımıza gelebilir. Şimdiden böyle bir emrivakiye karşı tavrımızı, tutumumuzu açık, net ortaya koymalıyız diye düşünüyorum. Kimse Türkiye'nin tam üyelik perspektifiyle oynamaya kalkmasın” diye konuştu.
GÜL DE KATILDI
Yaklaşık 1 saat 25 dakika süren görüşmeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün yanı sıra AK Parti kanadından Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli katılırken, CHP'den Grup Başkanvekili Ali Topuz, Genel Sekreter Önder Sav ile İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da katıldı.