Malezya’daki oylamanın ilk turunda Sırbistan&Karadağ, Bosna Hersek, Slovenya ve Hırvatistan ortaklığını saf dışı bırakan Türkiye, 2. turda da Fransa’ya 10’a 9 üstünlük sağladı. Başbakan Erdoğan, Malezya Başbakanı Bedevi’yi telefonla arayarak, ülkesinin delegesinin Türkiye’ye oy vermesini rica etti. Erdoğan’ın bu girişimi, oylamanın kaderini belirledi.
TÜRK basketbolunun gurur günü... Türkiye, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen FIBA Merkez Komitesi Toplantısı’nda, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma hakkını elde etti. Sırbistan&Karadağ, Bosna Hersek, Slovenya ve Hırvatistan birlikteliğinin yanı sıra Fransa ile yarışan Türkiye, ikinci turda Fransa’yı alt ederek, bu büyük zaferi kazandı.
19 üyenin oy kullandığı seçimde, ilk turda Fransa 8, Türkiye 7, Sırbistan&Karadağ ortaklığı da 4 oy aldı. Salt çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle, en az oyu alan Sırbistan&Karadağ ortaklığı elendi ve ikinci tur oylama yapıldı. İkinci tur sonunda Türkiye, oylarını 10’a yükseltirken, Fransa 9’da kaldı. Böylece 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nın ev sahipliğini yapma hakkını Türkiye kazandı. Bu aynı zamanda ülkemizin takım sporlarında büyükler kategorisinde düzenleyeceği ilk dünya şampiyonası olacak.
Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak ülkenin belli olacağı oylamadan bir gün önce aday ülkeler, sabahın erken saatlerine kadar, oy kullanacak delegeler üzerinde yoğun bir kulis çalışması yaptı. Bu arada Malezyalı delegenin kararsız görünmesi üzerine Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı devreye soktu. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay’dan durumu öğrenen Başbakan Erdoğan, hemen Malezya Başbakanı Abdullah Ahmed Bedevi’yi telefonla aradı. Bedevi de ülkesinin delegesi Dato Yeoh Choo Hock’u arayarak, oyunu Türkiye’den yana kullanmasını rica etti. Başbakan Bedevi’den gelen telefon üzerine Hock, Türk heyetinden Turgay Demirel ve Emir Turam’ın yanına gelerek, ‘Bizim başbakanın emri var. Oyumu sizden yana kullanacağım, merak etmeyin’ dedi.
Malezya Başbakanı Abdullah Ahmed Bedevi’yi devreye sokan Erdoğan, sabah 06.00’da Atalay’ı telefonla arayarak, ‘Nasıl gidiyor?’ diye sordu. Atalay’ın, ‘Oylamaya 2-3 saat var’ sözleri üzerine Başbakan Erdoğan’ın, ‘O zaman niye bu kadar acele ettiniz?’ dediği belirtildi. Türkiye’nin organizasyonu aldığını bir toplantıda iken öğrenen Erdoğan, duygularını, ‘Çok mutlu oldum’ diye dile getirdi.