05/12/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 03:30
05.12.2004
Putin: İlişkilerimizi geliştirmeye kararlıyız

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bugün Ankara'ya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ankara'yı ziyaretinin Türk-Rus ilişkilerinde yeni ufuklar açmaya imkan vereceğinden emin olduğunu belirterek, “Çok saygı duyduğumuz bir ortakla ilişkileri en ileri seviyede geliştirmeye kararlıyız” dedi.

Yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri uzun erimli olarak değerlendirdiklerini ve iki ülke işbirliğinin her alanda gelişmesine önem verdiklerini söyledi.

Sezer, Rusya'dan Türkiye'ye en üst düzeyde yapılan bu ilk resmi ziyaretin, iki ülke arasında son dönemde hızla gelişmekte olan ilişkilerin ve işbirliğinin çok boyutlu ortaklığa taşınmasında önemli bir dönüm noktası oluşturacağının kuşkusuz olduğunu belirtti.

“Dost ve komşu Rusya'nın Devlet Başkanı Putin'i ve beraberindeki heyeti Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını” ifade eden Sezer, Putin'in geçen martta büyük bir çoğunlukla yeniden Devlet Başkanı seçilmesini Rus halkının kendisine duyduğu güvenin en güzel göstergesi olarak gördüğünü belirterek, Putin'e yeni görev döneminde başarı dileklerini sundu.

Sezer, Türk ve Rus ulusları arasındaki ilişkilerin köklü geçmişinin, iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmakta olduğunu kaydederek, iki devlet arasındaki ilişkilerin de oldukça eski olduğuna dikkati çekti.

“Yaygın inanışın tersine, bu süreç içinde ilişkilerde barış boyutunun önemli bir yer tuttuğunu” söyleyen Sezer, “Kurtuluş Savaşı döneminde, Kasım 1920'de Moskova'ya Büyükelçi unvanıyla atanan Ali Fuat Cebesoy'un Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşları arasında yer almasının, iki ülke arasındaki yakın bağlara işaret etmekte olduğunu” belirtti.

Sezer, “Cumhuriyetimiz kurulduğunda, Ankara'da etkinlik gösteren iki diplomatik temsilcilik arasında, o zamanki adıyla Sovyetler Birliği'nin de yer aldığını, 1926 yılında yapımı tamamlanan Ankara Büyükelçiliğinizin açılışında düzenlenen resepsiyona Atatürk'ün de katılmış olduğunu anımsatmak istiyorum” diye konuştu.

“Kurtuluş Savaşı döneminden başlayarak, ilişkilere işbirliği boyutunun kazandırıldığını ve bu işbirliğinin, zaman içinde kimi aksamalara uğrasa da günümüze kadar varlığını koruduğunu” ifade eden Sezer, “İlişkilerimizin bir başka özelliği de kimi zaman dünya tarihine yön vermiş olmasıdır. İlişkilerimizi uzun erimli değerlendiriyor ve işbirliğimizin her alanda geliştirilmesine önem veriyoruz” dedi.

Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rusya'yı, dostluğuna önem verdiğimiz, zengin doğal kaynaklarıyla, eğitsel, kültürel ve bilimsel altyapıya ve dinamik bir topluma sahip, bölgesel ve küresel gelişmeleri etkileme gücü bulunan büyük bir devlet, Avrupa'dan Asya'nın derinliklerine uzanan uçsuz bucaksız toprakların üzerinde yeşererek insanlığın ortak ve evrensel gelişimine her alanda katkıda bulunan bir uygarlığın temsilcisi olarak görüyoruz. Bu uygarlığın insanlığa armağan ettiği Puşkin, Tolstoy, Rahmaninov ve pek çok benzerlerini, tüm dünya halklarının olduğu gibi, Türk ulusunun da kültürel yaşantısını zenginleştiren evrensel değerler olarak kabul ediyoruz.”

DÜNYADAKİ DEĞİŞİMİN TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNE ETKİSİ

“Soğuk savaşın son bulmasından sonra, dünyada önemli değişikliklerin gerçekleştiğine, yeni binyıla, yeni bir dünya düzeninin arayışı içinde ve küreselleşme gerçeğiyle karşı karşıya kalınarak girildiğine” işaret eden Sezer, dünyanın geçirmekte olduğu değişimin en açık ve olumlu etkilerini Türk-Rus ilişkilerinde görmenin olanaklı olduğunu belirtti.

Sezer, iki ülke siyasal ilişkilerinin, giderek gelişme ve derinlik kazanan, iki komşu ve dost ülke ilişkileri olduğunu, iki ülkenin uluslararası ve bölgesel konulara ve sorunlara yaklaşımlarının benzer ya da birbirine yakın özellikler gösterdiğini söyledi.

İki ülkenin birlikte yer aldığı Avrasya bölgesinin öneminin bu yeni dönemde daha da arttığına dikkati çeken Sezer, bu bölgede barış, güvenlik, istikrar ve ekonomik kalkınma sağlanmasında, Türkiye ve Rusya'nın ortak yararları ve yükümlülüğü bulunduğuna inandıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sezer, ekonomik ve ticari ilişkilerin de 90'lı yıllardan başlayarak çok yönlü ve hızlı biçimde geliştiğini belirterek, enerji alanında Mavi Akım gibi stratejik önemde bir tasarının yaşama geçirildiğini hatırlattı.

Sezer, “Rusya'nın bugün, Türkiye'nin en büyük 2'inci ekonomik ortağı, Türkiye'nin de Rusya'nın önde gelen ekonomik ortaklarından biri durumuna geldiğini” söyledi.

Sezer, “Beklentimiz, ekonomi alanındaki işbirliğimizin yakın gelecekte daha da geliştirilmesi, bu çerçevede, karşılıklı yatırımların artması ve ikili ticaretimizin daha dengeli bir biçimde büyümesidir” diye konuştu.

ASİMETRİK TEHDİTLERE KARŞI ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ

Soğuk savaş sonrası dönemdeki gelişmeler ve yaşanan küreselleşme olgusunun, terörizm, kitle imha silahlarının yayılması, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi asimetrik tehditleri de gündeme getirdiğine dikkati çeken Sezer, bu yeni tehditlerin sınır tanımadığını, ırk, din veya bölge ayrımı da yapmadığını kaydetti.

Sezer, bu nedenle bunlara karşı uluslararası düzeyde işbirliği yapılmasının gerektiğini vurguladı.

Sezer, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu bağlamda, Rusya ile aramızdaki anlaşmalar çerçevesinde kurulmuş bulunan düzeneklerin en etkin biçimde kullanılması yoluyla insanlığa karşı bir tehdit oluşturan terörizme karşı işbirliği konusundaki kararlılığımızı yinelemek istiyorum.

Halen arayışı içinde olduğumuzu belirttiğim yeni dünya düzeni, uluslararası işbirliği anlayışı içinde ve uluslararası hukuk ile insanlığın ortak yararını gözeten ilkeler çerçevesinde biçimlenmelidir. Bu nedenle, uluslararası toplum adına hareket edebilme yetkisine sahip olan BM'nin merkezi konumunun korunması ve güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Sözlerime son verirken, bu tarihi ziyaretinizin olumlu ve somut sonuçlarıyla ilişkilerimiz için bir dönüm noktası oluşturacağına, işbirliğimizin çok boyutlu ortaklık düzeyine çıkarılması yönündeki karşılıklı siyasal istencin gerçekleştirilmesine büyük katkıda bulunacağına olan inancımı yineleyerek, kadehimi yüce kişiliğinizin, saygıdeğer eşinizin ve değerli konukların sağlık ve mutluluğuna, Rus ulusunun gönenç ve esenliğine, Türkiye ile Rusya arasındaki güçlü dostluğa kaldırıyorum.”

Cumhurbaşkanı Sezer, kadehini kaldırırken Rusça olarak da ”sağlığınıza” dedi.

“ÇOK SAYGI DUYDUĞUMUZ BİR ORTAKLA İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRMEYE KARARLIYIZ”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Rusya için söylediği “dostça sözlere” teşekkür etti ve bu duyguların karşılıklı olduğunu belirtti.

Konuk devlet başkanı, Rusya ve Türkiye arasında asırlardır süren ticari, ekonomik ve siyasi ilişkilerin iki ülkeyi birbirine bağladığını, ayrıca her iki ülke halkının kaderlerinin de birbirine yakından bağlı olduğunu ifade etti.

İki ülke tarihinde karşılıklı destek ve çok verimli işbirliğinin yer aldığını kaydeden Putin, eski kuşakların tecrübesine dayanarak, Türk-Rus ilişkilerini daha da güçlendirmeye çalışacaklarını söyledi.

Putin, Türk halkının modernleşme çabalarını ve bu çabalarında ulaştığı başarılarını iyi bildiklerini belirterek, “Çok saygı duyduğumuz bir ortakla ilişkileri en ileri seviyede geliştirmeye kararlıyız. Eminim ki bu ziyaretim, Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliğinde hem ekonomik hem ticari açıdan yeni ufuklar açmamıza imkan verecektir” dedi.

İki ülke arasındaki diyalogun iyi ve verimli olması için iki tarafta da isteklilik olduğunu ifade eden Putin, bu yoldaki çabaların Türk ve Rus halkının çıkarları açısından olumlu sonuçlar vermesini arzu ettiğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, kadehini “Cumhurbaşkanı Sezer ve eşine, çok iyi geleceği olan iki ülke ilişkilerinin gelişmesine ve her iki ülkenin refahına kaldırdığını” belirtti. Putin'in, eşi Lyudmilla ile birlikte katıldığı yemekte, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin de hazır bulundu.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com