04/12/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
04.12.2004
Ertuğrul ÖZKÖK
Efelenmek gururumuzu okşuyor ama
  
 

1970’li yıllarda Fransa’da doktora öğrencisiydim. Vietnam Savaşı’nın dorukta olduğu yıllardı.

Paris’te her hafta Vietnam Savaşı’nı kınayan, Amerika aleyhtarı gösteriler yapılırdı.

HER YERDE VARDI

Bu sadece Paris’e ait bir olay da değildi.

Avrupa’nın neredeyse bütün şehirlerinde buna benzer anti Amerikan gösteriler yapılırdı.

Irak Savaşı’nın başında da buna benzer bazı gösterilere tanık olduk.

Ama son zamanlarda bir şey sizin de dikkatinizi çekmiyor mu?

Felluce’de bunca olay oluyor; ama Avrupa’da ufak tefek birkaç gösteri dışında hiçbir tepki yok.

Hiç düşündünüz mü, acaba neden?

Avrupa’nın en azından aydın kesiminde anti Amerikan duygularda bir eksilme olduğunu sanmıyorum.

Bu konuda önceki hafta pazar günü, Radikal Gazetesi’nde Ahmet İnsel’in bir yazısı yayınlandı.

İnsel bunu, Felluce’de ‘direnişçi’ olduğu söylenen bazı kesimlerin kaçırdıkları insanların kafasını kesmelerine bağlıyor.

Yani, bazılarının ‘direniş’ adı altında yaptığı vahşetin, Amerika’nın yaptıklarına karşı çıkmayı zorlaştırdığını söylüyor.

Bu tahlile ben de bir ölçüde katılıyorum.

Ancak Avrupa’daki en anti Amerikan çevrelerdeki sessizliğin, bundan daha derin bir gelişmenin habercisi olduğunu düşünüyorum.

HIRİSTİYAN DAYANIŞMASI

Son yılarda ‘İslam’ adına yapılan terörün, Avrupa’da giderek İslam’a karşı toplu bir tepki haline geldiğini söylersek çok yanılmış olmayız.

Hatta bir adım daha ileri giderek şunu dahi söyleyebilirim:

Avrupa’da hükümetler ve aydın düzeyinde anti Amerikancılık devam ederken, halk arasında Amerika’yla bir yakınlaşma sürecine giriliyor.

Bu da bir tür ‘Hıristiyanlık dayanışması’ olarak yorumlanabilir.

Bu kutuplaşmada en kritik ülke Türkiye’dir.

Türkiye, duyguları itibarıyla İslami bir iklimde yaşıyor. Ama ait olduğu siyasi ve coğrafi bölge, Hıristiyan nüfusun yaşadığı Batı.

Ayrıca ekonomisinin yüzde 80’inden fazlası bu dünyaya entegre.

Meclis’inde ‘İslami duyarlılıklara’ sahip bir çoğunluk var.

Hükümet de aynı duyguları taşıyan insanların elinde.

İşte böyle bir iklimde, çok dikkatli politikalar sürdürmek zorundayız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine karşı çıktı.

Yani bu olayda ‘tarafsız’ kalmayı tercih etti.

Ancak şimdi bu tarafsızlığı sürdürmekte zorlanmaya başladı.

GURUR OKŞAMAK

Avrupa, Felluce konusunda hem hükümetler hem kamuoyu düzeyinde sessiz kalmayı tercih ederken, Türkiye hükümet ve Meclis’teki bazı üyeleri ağzıyla maksadını aşan sözler söylemeye, tutumlar almaya başladı.

Amerika’daki İsrail lobisiyle ilişkiler neredeyse açık bir savaşa dönüşmek üzere.

ABD yönetimi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’a savaş açmış.

Karşısındaki cephenin en ön saflarında yine Türkiye var.

Biliyorum, Amerika’ya ‘efelenmek’ çoğumuzun gururunu okşuyor.

İnsanlar efelenebilirler. Ama toplumlar efelenmeden önce çok daha serinkanlı düşünmek zorundadırlar.

O nedenle şu soruyu sormak istiyorum:

Böyle bir ortamda Araplardan bile daha çok efelenmeye gerek var mı?

Dünyanın bu sessizliği içinde, Türkiye’deki çıkışlar daha da çok dikkati çekiyor.

DÜNYANIN İHTİYACI

Madem 1 Mart tezkeresini reddederek bölgede ‘tarafsız kalmayı’ tercih ettik, bu tarafsızlığı sürdürmekte yarar yok mu?

Yani Türkiye’nin yararı, tepkileri daha makul düzeyde tutup daha serinkanlı bir siyaset izlemek değil midir?

Demek istediğim şu:

En anti Amerikan duygulara sahip Avrupa sessiz kalabiliyorsa, bizim de biraz sinirlerimize sahip olmamızda yarar var.

Emin olun, saflaşmanın giderek arttığı bu dünyada, sinirlerine hákim olabilen bir Türkiye, hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar için çok olumlu işler başarabilir.

Dünyanın, sinirlerine hákim bir Türkiye’ye her zamankinden çok ihtiyacı var.


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Kırmızı çizgiler...
 
    Bekir COŞKUN
  Kadınların cezaları bitmiyor...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Kısa Kıbrıs tarihi
 
    Ege CANSEN
  Olmadı Tayyip Bey, olmadı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Stepne CHP
 
    Erdal SAĞLAM
  Anadolu kayıtdışı ile vergi indiriminibirlikte düşünüyor
 
    Fatih ALTAYLI
  Çok çişimiz olmalı!
 
    Hadi ULUENGİN
  Avusturya vukuatı
 
    İlter TÜRKMEN
  Tanıma ve çözüm
 
    Tufan TÜRENÇ
  Mösyö’nün unutulan gerçek yüzü
 
    Yalçın BAYER
  Hanımlar, Gucci çantalarınız geldi
 
    Yalçın DOĞAN
  TÖS, TÖB-DER ve şimdi...
 
    Özdemir İNCE
  Fener Rum Patrikhanesi neden ökümenik değil
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Organını ver, bir hayat kurtar
 
    Vahap MUNYAR
  ‘Damat’, Giresun’a 10 milyon dolarla gidiyor
 
    Erman TOROĞLU
  Bunları temizleyin
 
    Ercan SAATÇİ
  Muhteşem futbol
 
    Can BARTU
  Alex'in gecesi
 
    Şükrü KIZILOT
  İşte 2005 yılı vergileri (4)
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  İstanbul’a lale getirmek
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com