Alınan bilgiye göre, Yargıtay yetkilileri, bu davadaki zamanaşımı süresinin 15 yılda dolacağı yönünde, yanlış hesaplamadan dolayı kamuoyuna yanlış bilgi aktarıldığını belirttiler.
Yargıtay yetkilileri, sanıklar hakkında hüküm kurulan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 448. maddesinin birinci fıkrasının 8 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası öngördüğünü, bu cezanın üst sınırının ise 24 yıl olduğunu belirttiler.
Yetkililer, 24 yıl ağır hapis cezasının zamanaşımı süresinin TCK'nın 102. maddesine göre 15 yıl olduğunu, aynı kanunun 104. maddesine göre de zamanaşımını kesen işlemler bulunduğunu (sanıkların yakalanmaları, sorgulamaları, iddianame ve hüküm kurulması) kaydettiler. Yetkililer, 104. maddenin ikinci fıkrasının bu durumlarda zamanaşımı süresinin yüzde 50 oranında uzatacağını belirttiler.
Söz konusu davada da 15 yıllık zamanaşımı süresinin yüzde 50 oranında artırılarak, 22.5 yıla çıkacağını kaydeden yetkililer, bu durumda, Birtan Altınbaş'ın öldürüldüğü 15 Ocak 1991 yılından itibaren hesaplanacak olan dava zamanaşımı süresinin 2013 yılının Haziran ayında dolacağını bildirdiler.
KARAR
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, polis memurları İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı, Süleyman Sinkil ve Hasan Cavit Orhan'ı, TCK'nın “kastı aşan adam öldürme” hükmünü içeren 452/1. maddesi, “bir kimseye cürümlerini söyletmek için işkence edilmesi sonucu ölüm meydana gelmesi halinde ceza artırımını” öngören 243/2, “ceza indirimini” öngören 463 ve 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10'ar gün ağır hapis cezasına mahkum etmişti.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu mahkumiyet kararlarını sanıkların aleyhine bozmuştu.
Daire, sanıkların, “suçu birlikte ve doğrudan ika ve icra ettikleri eylemlerinde TCK'nın 463. maddesini uygulama yeri bulunmadığına” işaret etmişti.
TCK'nın 463. maddesi, “adam öldürme” suçlarında fiil birden fazla kişi tarafından işlenmiş, ancak fail belirlenemiyorsa tüm sanıklara verilecek cezada üçte birden yarıya kadar indirim yapılmasını öngörüyor.