26/11/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
E.yaşam Son Güncelleme 02:17
26.11.2004
Özel hayatın gizliliği

Av. M. Gökhan Ahi / mgahi@hurriyet.com.tr

1 Nisan 2005’te yürürlüğe girecek yeni Türk Ceza Kanunu’nda özel hayat ve gizliliği koruma altına alındı. Daha önceki Ceza Kanunu’nda ‘sırrın masuniyeti’ başlığı altında sadece telefon, mektup ve telgraf haberleşmeleri koruma altındayken yeni kanunla, özel hayatın kapsamına girecek tüm haberleşmeler, kişiler arasındaki konuşmalar, insanların kendilerine ait özel hayatları da korunuyor olacak.

Eskiden sadece gazeteciler ve televizyoncular özel hayatın gizliliğini ihlal edebiliyorken, İnternet’in ve fotoğraf çekebilen cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla, herkes birbirinin özel hayatını tehdit edebilir hale geldi. Bazı batı ülkelerinde özel hayatı ihlal edenler o kadar yaygınlaşmıştır ki, meydana gelen toplumsal paranoya sonucu, plajlara, saunalara, barlara ve kulüplere kameralı cep telefonları içeri alınmamakta, kamuya kapalı özel toplantılara gidenlerin üzerleri aranıp ses kaydetme özelliğine sahip alet ve cep telefonları toplanmaktadır.

Son yıllarda ülkemizde de özel hayatın ihlali ile değişik örnekler görmeye başladık. Eşinin, sevgilisinin, patronunun veya arkadaşının özel anlarını, resimlerini afişe edenler, kayıt ettikleri özel telefon görüşmelerini ve e.posta yazışmalarını yayınlayanları örnek olarak verebiliriz. Her ne kadar İnternet yararlı yanlarıyla hayatımıza büyük kolaylıklar sağlasa da, kötü niyetli insanların elinde tehlikeli bir silah olabilmektedir.

Hukuka aykırı ve izinsiz olarak, sohbet (chat) ve elektronik posta metinlerini, telefon veya benzeri aletlerle (VoIP, telsiz vs.) yapılan kişiler arasındaki konuşmaları dinlemek, kaydetmek ve yayınlamak; kişileri özel hayatında izlemek, seslerini ve görüntülerini kaydetmek, bunları yayınlamak hapis ve para cezasını gerektiren suçlardan kabul edilmiştir. Burada hukuka aykırılık unsuru, yani suçun oluşmasının ön koşulu, özel hayatı ihlal edilen kişinin bu konuda izni olmamasıdır. Kişinin bilgisi dahilinde olan ‘özel hayatı ihlal davranışları’ suç oluşturmayacaktır. Özel hayat konusunda ise temel kriter, başka bir şekilde başka kimseler tarafından görülmesi, duyulması mümkün olmayan anlardır diyebiliriz. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com