24/11/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Avrupa Birliği Son Güncelleme 01:59
24.11.2004
Troyka'dan 'uygulama uyarısı' çıktı
 

AB Troykası, Türkiye'nin henüz gerçekleştirmediği 6 yasa değişikliği ile birlikte reformların uygulamasına ağırlık vermesine dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’le birlikte AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Bernard Bot ve AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in katıldığı AB Troykası toplantısının basın açıklamasında, Türkiye’nin 17 Aralık’a kadar yetiştirmesi gereken yasal düzenlemeler ve bunların uygulamasına dikkat çekildi.

AB Troykası-Türkiye toplantısından, Türkiye’nin 17 Aralık’a kadar yetiştirmesi gereken yasal düzenlemelerle bugüne kadar gerçekleştirilen reformların uygulamasının ortaya konulması uyarısı çıktı.

Toplantının ardından yapılan ortak basın açıklamasında, AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Bernard Bot, 17 Aralık’ta yapılacak AB Zirvesi’nden, Türkiye ile müzakerelere başlanması kararının çıkması halinde müzakerelere 2005 yılı içinde başlanacağını bildirdi. Bot, görüşmede gündeme gelen ve Türkiye’nin yürürlüğe koymadığı 6 yasa değişikliğiyle birlikte, şimdiye kadar yapılan reformların uygulamasına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. Bot, müzakerelerin temel amacının, Türkiye’nin gerekli kriterleri yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi olduğuna dikkat çekerken, uygulamanın her yönüyle değerlendirileceğini belirtti. Bot, Müslüman olmayan azınlıklar konusunda Türk heyetinin, ellerinden geleni yapacaklarını ifade ettiğini bildirdi. Bernard Bot, Ermenistan konusunda ise Türkiye’nin, mevcut sorunların farkında olduğuna dikkat çekerken, iki ülke arasındaki görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir biçimde devam ettiğini ifade etti. Bot, Türkiye ve AB arasındaki müzakerelerin 2005 yılında başlama kararı alınması halinde, görüşmeler başlayana kadar bir izleme süreci uygulanmasının da normal olduğunu kaydetti. Bot, Kıbrıs konusundaysa, Türkiye’nin 25 AB ülkesiyle müzakere gerçekleştirmek durumunda kalacağını ve müzakerelere başlanmadan bu sorunun ortadan kalkmasını umduklarını ifade etti.

AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn de Türkiye’nin siyasi ve hukuki reformar alanında çok önemli gelişmeler kaydettiğine dikkat çekti ancak 17 Aralık’a kadar daha çok ilerlemenin kaydedilmesi gerektiğini belirtti. Rehn, gerçekleştirilen reformların geri dönüşsüz ve tam olarak uygulanan reformlar olduğunun görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Rehn, Türkiye’nin AB perspektifinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. 17 Aralık’ta Türkiye ile müzakerelerin başlatılması kararının alınması halinde, izleme sürecinin de gecikmeden başlatılması gerektiğini belirten Rehn, mevzuatların incelenmesine başlandığını ancak söz konusu uygulamanın, izleme sürecinin gerektirdiği kadar ayrıntılı olmadığını bildirdi.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ise 2002 yılında AB ülkelerinin aldığı kararla, 6 Ekim’deki Tavsiye Raporu’nun gereklerine uyma taahhüdü verdiğini anımsattı. Gül, Tavsiye Raporu doğrultusunda, Türkiye ile müzakerelerin zaman geçirmeden başlatılması konusunda AB ülkelerinin imzalarına sadık kalmalarını umduğunu ifade etti.

KIBRIS KONUSU

Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirdiğine dikkat çeken Gül, Kıbrıs’a ilişkin bir soruya da yanıt verdi. Gül, Türk tarafının, yapılan referandumla, Annan Planı’na destek verdiğini ortaya koyduğunu ancak Rum tarafının plana "hayır" dediğini hatırlattı. Gül, nihai anlaşmanın sağlanması için Türkiye’nin elinden gelen her şeyi yaptığını ve yapmaya devam edeceğini ifade ederken, "Ama bu sadece bize bağlı bir durum değildir" diye konuştu.

Gül, Türkiye’nin yerine getirmesi gerektiği bildirilen yasal düzenlemelerin ise 17 Aralık’a kadar yetiştirilmesinin mümkün olduğunu ve gerekli hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Bakan Gül, Müslüman olmayan azınlıklar konusunda Türkiye’de bir sorun bulunmadığını, Türkiye’de pek çok kilise olduğunu ve meydana gelen sorunların da ortadan kaldırıldığını ifade etti.

VAN GOGH CİNAYETİ

Gül, Hollandalı yönetmen Theo Van Gogh’ın öldürülmesi sonrasında meydana gelen olaylara da değindi. Olayı şiddetle kınadıklarını ve üzüntü duyduklarını bildiren Gül, "Bu öldürme olayını yapan kişinin Müslüman olması, bütün Avrupa’da yaşayan, Hollanda’da yaşayan Müslümanları suçlu durumuna kesinlikle düşürmemesi gerekir. Tam tersine AB’yi farklı kültürlerden, farklı dinlerden, farklı dilleri konuşan insanların beraber yaşadığı bir ortam olarak görmek istiyoruz" diye konuştu.

 
(ANKA)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com